Huzur içinde uyu Maeve Binchy

Hani bazı kitaplar vardır. İlk 20 sayfasını zorla okursunuz. “Ha gayret” diyerek bir 20 sayfa daha okumaya zorlarsınız kendinizi ama ııhh olmaz, akmaz o kitap. İttire ittire 40 sayfa bile okuyamazsınız ve sonunda pes edip bir kenara kaldırırsınız. Uzun uğraş verip sonunda yenildiğiniz bu girişimin ardından ruhunuz yeterince daraldıktan sonra “Hadi aksın gitsin, bittiğinde de beni altüst etmesin” dediğiniz bir kitap okumaya karar verirsiniz.

İşte bu zamanlarda can simidiniz Maeve Binchy’dir. Elinize herhangi bir kitabını aldığınızda, ilk 20 sayfada artık bütün karakterler tanıdıktır size. Çünkü aslında O, sıradan hayatların sıradan hikâyelerini en yalın biçimiyle, içine çok fazla edebi cümleler katmadan sunar size.

Kitap bittiğinde hemen hemen tüm hikâyelerinin mekânı olan İrlanda’yı avucunuzun içi gibi biliyorsunuzdur. Hatta öyle ki, “İrlanda’ya gidersem, gitmişken bir Linda’ya uğrayayım, hal hatır sorayım” hissiyatı yaratır içinizde. İşte Maeve Binchy, siz fark etmeden hayatınıza sızan bir yazardır.

72 yaşındaki İrlandalı kadın yazarımızın bugün hayata gözlerini yumduğunu üzüntüyle öğrendim. Nedense kadın yazarların bende ayrı bir yeri olmuştur hep. Hemcinsim olduğu için pozitif ayrımcılık yapmamdan değil de belki de sayılarının erkek yazarlara göre daha az olmasından kaynaklanmıştır kadın yazarları gönlümde ayrı bir yere koymanın nedeni…

 Erkek egemen dünyanın erkek yazarları da elbet anlatırlar kadın hikâyelerini öykülerinde… Ama orada hissedersiniz hep karşı cinsin gözlüklerinden size bakıldığını. Ancak kadın yazar tüm çıplaklığıyla sergiler size kadın kahramanlarını, korkusuz, abartısız, en sade biçimiyle. Çünkü anlatıcı da bir kadındır.

Bu nedenledir ki Binchy, çoğu romanında mutlaka aldatılan kadını hikayenin ya ortasına ya da sonuna koyar. Çünkü aldatılmak hadisesidir kadını bu dünyada en çok korkutan ve belki de korktuğu başına en sık gelen hadisedir aldatılmak…

Bu nedenledir ki her kadın yazar aramızdan göçüp gittiğinde benim içimden de bir şeyler eksilir, edebiyat dünyası yine büyük bir kayıp yaşamıştır bana göre… Binchy, kendisini okuyan her okurunun hayatına bir şekilde sızmıştır. Okuyucuya bunu fark ettirmeden yapar üstelik. Çünkü onun bir kitabını okudunuz mu diğerleri için de kütüphanede çoktan yer açılmış demektir.  

Binchy’yi şöhrete kavuşturan ‘Evening Class’ (İtalyanca Aşk Başkadır) adlı kitabıdır. Kitapları tam 37 dile çevrilen yazarın ‘Geri Döneceksin’, ‘Aşk Mutfakta Pişer’, ‘Bir Dilek Tut Benim İçin’, ‘Yalnız Kadınlar Sokağı’, gibi büyük okur kitlesine ulaşan İrlandalı yazarın 2010 yılında yayınladığı son kitabı ‘Minding Frankie’yi maalesef henüz Türkçe’ye çevrilmedi. Umarız en kısa zamanda bir yayınevi bu duruma el atar.

Bugün edebiyat dünyasından bir yıldız daha kaydı ancak bize en güzel armağanını, bizim gibi sıradan hayat süren sıradan insanların öykülerini bıraktı. O tarihin önemli şahsiyetlerini kaleme almak ya da literatüre ‘en psikopat, en melankolik, en ilginç’ diye geçecek karakterler yerine, bizim gibi sıradan insanları öykülerinin kahramanı yaptı.

Huzur içinde uyu Maeve Binchy…