Hillside Likya Yolu’nu bir uçtan bir uca katetti

 Fethiye’den Antalya’ya uzanan, dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösterilen, tarihi Likya Yolu, 20-29 Ekim tarihleri arasında, Hillsider’lar tarafından geçildi. 6 aylık sıkı bir antrenman sürecinin ardından, 509 km’lik bu heyecanlı yolculuk, Hillsider Challenge / Likya Yolu Geçişi ekibi tarafından büyük bir azimle tamamlandı. Profesyonel sporcu olmayan üyelerin belirli bir hedef doğrultusunda hazırlanarak ekipçe başardığı bu deneyim, imkânsız gibi görünen bir şeyi tamamlamanın keyfini yaşatmış.

Bu deneyime katılmak isteyen kişiler arasından, hazırlık antrenman programını başarıyla tamamlayıp Hillside eğitmenlerinden iyi not alarak seçilen toplam 30 Hillsider 3 gruba ayrılmış.  Her bir grup günde 20 km. yürüyerek toplamda günde yaklaşık 60 km. yürünüp 509 km’lik Likya Yolu 9 günde tamamlanmış. Sporcuların konaklaması profesyonel bir ekip ile yönetilen 15 kişilik Yörük çadırlarında yapılmış

Hillside City Club-Trio Eğitmeni Erdinç Eroğlu önderliğini yaptığı bu muhteşem yolculukla ilgili şunları söylüyor: ” Her gün farklı bir antik kentin kalıntısından geçtik. Tarihi kokladık. Sahil gördüğümüzde bazen kendimizi elbiselerimizle denize attık. Tatlı su bulduk kolumuzu sıvadık, çamaşır yıkadık. Bazen yolumuz bağlara uğradı, bahçelerdeki üzümleri topladık, dalında yarılmış narlara doyamadık. Şirin mi şirin Anadolu köylerimize uğradık. Bayram sohbetlerine köy meydanında köylülerle kaynaştık.

6 ayı aşkın bir süre bu yola hazırlandık, Likya Yolu’nda ayaklarımız su topladı, bacaklarımız sıyrıklara bağışıklık kazandı, dikenlere ve kimi zaman ayda yürüyormuş gibi bizi ağırlaştıran çamura da pek alıştık. Ayak kremi, yara bandı ve kas gevşeticileri konusunda doktora yaptık ve yılmadık. Çamurlara bulanmış Kızılderili misali kamp yerine varınca kamp ateşinin başında zor bir işi bitirmenin verdiği huzur ve rahatlık içinde o an için dünyanın en güzel çayını yudumladık. Fırtınanın olmadığı geceleri soğuğa rağmen kimimiz gökyüzünü yorgan yaptı, yıldızların altında uykuya daldık. Geceleri ay dağların arkasında kaybolduğunda karanlık gökyüzünde beliren eşsiz meteor yağmurları ile kendimizi rüyalara bıraktık.

Bir düş yolculuğuna çıktık biz, yürüdük dağlar aştık, nerede biraz patika bulduysak koştuk. Yoldaki işaretlere ve GPS cihazlarına rağmen bazen çamurlu ormanda kaybolduk. Şiddetli yağmur altında tüm inancımızı kaybetmeye başladığımız anlar oldu fakat “Over the Rainbow” şarkısındaki gibi her zorluğun ve aşılmaz denen dağın arkasında olduğu gibi her şeye rağmen gökkuşağı oradaydı”.

 

YouTube Preview Image