Herşeyi de yemeyiverin

Türkiye’nin mini etekli, vajinalı, Süleymanlı gündeminden çok şükür uzağım ama buralarda da can sıkıcı başka gündemler var. Mesela son zamanlarda bir kaz ciğeri tartışması aldı başını gidiyor. Fransızların tabiriyle meselemiz “foie gras”.

Yeme içme konusunda Fransızların eline su dökülmez, diyecek lafım yok. Ama çok bilmek, çok becermek de iyi değil bazen. Birşeyler de eksik kalmalı hayatta. Mesela foie gras bu eksiklerden biri olabilir pekala.

Bu foie gras dedikleri tam Türkçe mealiyle yağlı kaz (ya da ördek) ciğeri. Hiç yemedim, anlattıklarına göre pek lezizmiş. Gastronomi uzmanları “Tereyağımsı, oldukça zengin, bir o kadar da elegan bir lezzet” olarak tanımlıyor. Bu “elegan” lezzeti elde etmek içinse hayvancıkların zorla beslenmesi gerekiyor. Hayvanlar hareket edemeyecekleri kadar ufak kafeslerde, ağızlarına takılan huni tarzı bir aparattan hiç ara vermeksizin besleniyor. Genellikle mısır yedirilen bu hayvanların bir süre sonra ciğerleri şişiyor ve yağlanıyor.

Foie gras yeni bir şey değil. Zenginleşen Türkiye’de de bir süredir var ama Fransızlar, Amerikalılar, Avrupa’nın önemli bir bölümü bu haltı uzun süredir yiyor.  İlk keşfedenlerse Eski Mısırlılarmış. Bundan birkaç yıl önce hayvan hakları savunucusu PETA, foie gras’nın üretimine dur demek için bir kampanya başlattı. Dünyaca ünlü isimleri de arkasına alıp sıkı bir propaganda yaptı. Sonucunda geçtiğimiz yıl  Amerika’da foie gras’nın hem üretimi hem tüketimi yasaklandı. Avrupa’da da aralarında İsviçre, İtalya, Hollanda, Avusturya gibi toplam 13 ülkede çeşitli yasaklar getirildi.

İngiltere’deki yasak üretimiyle sınırlı. Ancak son zamanlarda satışının da yasaklanması konusunda protestolar var. Doğrudan ya da el altından (kilosunu yaklaşık 50 pounda) foie gras satan Harrods, Selfridges, Fortnum Mason gibi İngiltere’nin lüks perakende mağazaları taşlanıyor. Yöneticileri sık sık kamuoyuna demeç veriyor. Kimisi “satmıyoruz, hata olmuş” diyor, kimisi “çok da güzel satıyor, neden satmayacakmışız” diyor.

Dünyada kaz ciğeri üretiminin yüzde 90’a yakını Fransa’da yapılıyor. İkinci büyük üretici ise Macaristan. Tüketimde yine birinci sırada Fransızlar var. Onları Amerika takip ediyor. Fransa’da foie gras, ülkenin kültürel değeri olarak koruma altına alınmış. İlginçtir, hayvan haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle Türkiye’de de yasaklanmış üretimi. “Hayvan haklarını savunan Türkiye”, başlı başına bir oksimoron ama hadi neyse.

İnsanoğlu evrendeki en zayıf canlı. Bırakın fillleri, kaplanları, bir kuşla bile başedemeyiz. İşte bu yüzden akıl verilmiş insana. Kendini korusun kollasın diye. Ama doyumsuz, açgözlü, kompleksli insan o aklı yüzyıllardır kıçına başına sürüyor. Kazları zorla besleyip çiğerini şişirip yemek de neyin nesi allahaşkına?