Herkesin Bag End’i kendine

Fanatizmle aram oldum olası iyidir. İyidir çünkü uçsuz bucaksız bir mesafe var aramızda: Onun durduğu yer belli, benimki belli. Ne milli ölçekte, ne de kişisel zevklerimde fanatizmin sularına dalmışlığım olmadı henüz (ne mutlu bana).

Fanatik olma halinin aksine, hayranlık hissine bayılırım ama. İyi hissettirir, farkındalık yaratır, ufuk açar, mentorluk yapar, şiddeti değişken Stendhal Sendromlarına sokar…  Tabii bu standartta yaşayan birilerine denk gelmek çok sık olan bir şey değil.  Neyse ki güzel bir örneğiyle tanıştım bu hafta. Oturdum, yazdım; tam yazıyı gönderecektim ki tesadüfen aynı konseptte bir yenisi daha çıktı karşıma. Gönlüm el vermedi, hemen yenisini de ekledim haliyle. Bakın kimler onlar, neler yapmışlar…

İlk isim Maddie Chambers. İngiltere’de yaşayan, dünyadaki milyonlarca Lord of the Rings hayranlarından sadece biri. Hikayesi ise klasik bir şekilde başlıyor: 10 yaşındayken The Hobbit’i, ardından da devamında en az 20 kez tekrarlayacağı LOTR üçlemesini okuyor ve yeni bir evrene “merhaba” diyor.  Ancak LOTR evrenine öyle bir kaptırıyor ki kendini, günün birinde ortaya el işçiliği bir Bag End replikası çıkarıyor.

Maddie anne olduktan sonra ikiz bebeklerinin bakımı dışında kendine, zevklerine, hobilerine zaman ayırabilmeyi başaran kadınlardan. Part-time çalışıyor, iki köpeği var, kick-box yapıyor, gitar çalıyor vs, vs… İkizleri daha bir yaşındayken katıldığı bir kurs programında dönem sonuna kadar oyuncak tasarlaması istendiğinde, önce A4 ebatlarında Bag End benzeri, kapısı olan küçük bir tepe tasarlamayı düşünüyor. Ardından LOTR hayranlığı iyiden iyiye devreye giriyor ve tepeyi üstü açılan, içinde odaları olacak şekilde tasarlamaya karar veriyor. Alanı büyütüyor, oda planlarını çiziyor, içine yerleştireceği oyuncak eşyaları hazırlıyor. Neticede ise the Hobbit’teki tasvirlerden, LOTR’deki karelerden ve kendi hayalgücünden beslenerek içi pipo tütününden raflardaki turtalara, minicik beyaz havlulardan Bilbo’nun çalışma masasına kadar bin bir detayla dayanıp döşenmiş bir Bag End uyarlaması oyuncak ev meydana getiriyor.

Üstelik tüm bunları çocukları uykudayken ya da gece kendi uykusundan feragat ederek kazandığı birkaç saatlik çalışmalarla tamamlıyor. Sonrasında ise Hobbit evini salonunun en güzel köşesine yerleştirmek yerine, kiralanıp gelir elde edilmesi için Avustralya’daki çocukların okur-yazarlığını destekleyen Fortinbras Proudfoot Esq. Vakfı’na bağışlıyor… Zaten en büyük başarısı da bu bence. Yeteneği el verse bile kaç kişi Maddie’nin yaptığını yapıp Hobbit evini başka bir kıtaya gönderebilir ki? Dürüst olalım lütfen, hayır işi de olsa insanın içi cız eder.

Gelelim ikinci yetenekliye… Jeremy Telford balonları şekilden şekle sokmayı meslek edinmiş biri, dünyanın hemen her yerinde performanslar gerçekleştirmiş. Aslında Jeremy’nin ne denli LOTR hayranlığı var pek bilmiyorum. Ancak 2600 balonla kendi Bag End’ini yapması ciddi bir hayranlık haline işaret etmiyor değil.. İşinin profesyoneli için çocuk oyuncağıdır diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. +40 saatte, iki yumurcak eşliğinde, evin salonunu Bag End’e çevirmek yetenek işi mi, yoksa sabır işi mi; izleyin, karar verin.

YouTube Preview Image