Hastalıklı aşklar

Ayrilik-3261

Bebekten Kandilli’ye doğru bakınıyordu iki insan. Bir çift demek için görüntü fazlasıyla karlıydı, seçilmiyordu tam, iki ‘başka’ insana yerini bırakmış bir ‘biz’di belki az evvelinde kalan.  Bir an öncesinde, atıştıkları uzun laf öbeklerinden ve istemeden düştükleri – düşürdükleri – çıkmazlardan değildi yorgunlukları. Bomboş bir tükenmişlik vurmuştu suratlarına. Öyle boş ki, belliydi. Artık vazgeçmişlerdi.

Bir film seyreder gibi, başlarını çevirmeden bakıyorlardı. Düşünceleri, şu boğazın suları gibi, bir yerden bir yere akıp gidiyordu. Başlarını öte yana çevirseler belki, birbirlerine de bakmaları gerekecekti. Göz göze gelmemek isteyenler için, işte orada duruyordu Kandilli.

İki insan, ya da bir çift, boğazın kenarında sanki farklı sahillerde oturuyor gibilerdi. Aralarındaki daracık mesafede, iki hayat akabilecek kadar açıklık vardı. ‘Oysa ne kadar güzel başlamıştı herşey’ vapuru ile geçmişe gidip, ‘nasıl böyle olduk’ otobüsü ile geri dönüyorlardı. Sessizlik, ilaç gibiydi. Konuşacaklarını duymaya cesaretleri mi yoktu, halledecek güçleri mi kalmamıştı, kimbilir? Zaten artık ne farkederdi.

A man and a woman on a pier

Bu süreç, hikayesi farklı olsa da, her biten ilişkide genelde aynıdır. Hastalıklar semptomlarla belirir, yayılır, semptomları tedavi edici yöntemler kullanırsınız, bu arada da hastalığı yok etmeye çalışırsınız. Aşk, yaşayan bir organizma gibidir ve hastalanabilir. Bakteriyel enfeksiyon geçirir bazen. Hastalıklar belirdikçe, hasta iyileştirilir. Onlar hakkında konuşmaya gerek duymuyorum, ilaçları bellidir.

Bazı aşklar ise viral hastalıklar taşır. Semptomları tedavi etseniz bile, hastalık oradadır ve kendini göstermek için en zayıf anlarınızı kollar. Bu hastalıklar tedavisine imkan yoktur ama gene de kontrol altına alınabilmektedir. Biraz daha zorlu oldukları ise kesindir.

Bazı aşklar ise, genetik olarak hastadır ya da genetiği değiştiğinden hastalanır. Kıskanç olmayan iki insanın kıskançık dolu bir ilişkiden yılıp, en sonunda ufacık bir sebepten ayrılmaları gibidir. Nasıl olduğuna akıl ermez ama neticede birbirine de iyi gelmez. Kanser gibi git gide yayılır ve operasyon imkansızdır.

Aşk hani yaşayan bir organizmadır dedik ya, doğru, iyi beslersen hastalığa yakalanması zordur. Bazısınınki ama psikolojiktir. Hastalık hastaları gibi. Hasta olmadan ilaç ister gibi, arabesk ilgi ister. Hasta etmeden, devam edemez sanki. Kimileri aşkı öyle sever. Bazısı da sevdi mi allahına sever de, kızdı mı dağları yerle bir eder. Tutarsızdır. Bunlar kalp damar sorunları gibidir ve her daim baş etmelidir.

800_Sandu_Separation

Kadın ayağa kalktı, gitmesi gerekti. Adam bomboş bakarak ayaklandı. Yanaklarını dokundurdular sadece. Belli ki diyecekler tükenmiş. Hiçbir kelimede umut bırakmamış bir ilişki, aşkın ölümüne sebep verir. Hastalandı mı, iyi edecek ilaç kalmamıştır artık.