Hakkında dedikodu çıkmış…

İrlandalı oyun yazarı, romancı ve şair Oscar Wilde “hakkınızda dedikodu yapılmasından daha kötü olan tek şey, hakkınızda hiç dedikodu yapılmaması” demiş. Kendisine güvenmekten başka çaremiz yok. “Ben dedikodu yapmam” gibi iddialı açıklamalar yapmakta acele etmeyin. Gazetelerin hangi sayfalarını asla es geçmiyorsunuz? Biraz kafa dinlemek için hangi televizyon programlarına “öylesine” takılıyorsunuz? Düzenli olarak okuduklarınızın arasında “magazin ve sosyete haberleri” dergisi de var mı? (Amerika’da 40’ın üzerine dedikodu ağırlıklı gazete ve bir düzine de dergi çıkıyor, 50 kadar da TV programı yayınlanıyor. İngiltere’de de benzer bir durum söz konusu. Sadece kraliyet ailesi etrafında dönen dedikodular ayrı bir sektör.) En yakın arkadaşınızla sohbet ederken “kimseye söyleme ama…” diye başlayan cümleler kuruyor musunuz? Boşuna direniyoruz, dedikodu hayatımızın bir parçası.

Dedikoduyu küçümsesek de, sosyolog, psikolog ve hatta dilbilimciler bu konuda araştırma ve deneyler yapmaya devam ediyor. Yani bu düşündüğümüzden de ilgi çekici bir olgu. Dedikodunun tanımına gelince: İki kişi arasında, orada olmayan üçüncü bir kişi hakkındaki yapılan (gizli) sohbettir. En özet ve sade açıklaması bu. Bildiğiniz gibi, dedikodunun kötü ünü var. Ancak nafile, ondan vazgeçmek o kadar kolay değil. Dedikodu bazen sırf stres atmak ve eğlenmek için de yapılır. İşin içinde illa kötü niyet de aramamak lazım. Çok ilginç, dedikodu insanları birbirine yaklaştırıyormuş. Ve hatta diğer insanlara karşı duyarsız olmadığımızın da göstergesiymiş. Dikkat dikkat, bir insanın itibarını sarsmaya, özel veya iş hayatındaki huzuru bozmaya yönelik dedikodular tehlikeli.

DEDİKODUNUN DEDİKODUSU…

  • Bir dedikodunun yayılma hızına inanamazsınız. Hele günümüzün iletişim çağında, İstanbul’dan yola çıkan bir dedikodu ışık hızıyla Şikago’ya ulaşabiliyor. Uçağa binseniz, oraya ulaşmanız daha uzun sürer.
  • En çok önemli ve başarılı insanların dedikodusu yapılıyormuş.
  • Hakkında hiç dedikodu yapılmayan bir siyasetçinin pek bir şansı olmazmış. Bu ne kadar doğru, bilmiyoruz. Belki sadece bir dedikodudur.
  • Çok endişelen insanlar daha çok dedikodu yapıyorlarmış.
  • Bir insanın en çok hangi konularda dedikodular yaptığına bakıp onun en çok neleri kafaya taktığını anlamak mümkünmüş.
  • Dedikodu her zaman kötü niyetli veya negatif olmak zorunda değil. İnsanlar en yakın arkadaşları hakkında güzel dedikodular da yapıyormuş, hani şöyle mutlu, böyle terfi etti gibi. Bu o kişiyi ne kadar umursadıklarının, onunla ne kadar övündüklerinin de belirtisiymiş.
  • İnsanlar bir başkasının dedikodusunu yaparken, bir nevi kendilerini o kişiyle de kıyaslıyorlarmış.