Gördüm, bildim, oldum.

beyinler dolusu bilgi

Bilgi araçtır, bir hedefiniz varsa, stratejiler kurmanıza, methodlar oluşturmanıza ve işlerinizi ölçüp, tartmaya yarar. Hesap yaparken kullanırsınız, sonuçlarınızı değerlendirmeye yarar. Ancak yaratıcılık insanın içindedir ve bilgi ile onu açığa çıkartamazsınız. Çünkü bilginin kaynağı, zaten oradan çıkar.

Zihnimiz tutsak gibi yaşarız da, çoğu zaman bunun günlük şeyler olduğunu düşünürüz. Bilgiyi yaratan düşüncenin özü, elbet içimizde bir yerlerdedir. Düşünce, tecrübelerini edinirken, ortaya çıkan herşey bilgidir. Bilim zaten var olanın bilgisini arar durur. Ne kadar ararsa da o kadar bulur. Dipsiz bir kuyu gibidir. Bir şeyi ne kadar bölersen böl, bir yarısı daima geride kalır.

Bilim ve bilgi, bilme yolunda, size yardımcıdır. Şimdi size bir objenin 3 halinden bahsedeceğim.

fruits

Örneğin karşınızda hiç görmediğiniz bir meyva var. Şekli ve rengi hakkında önceki bilgileriniz ile birşeylere benzetebilirsiniz. Biraz olsun ağaçtan ya da topraktan, onu da anlayabilirsiniz. Kokusu hakkında da en ufak fikriniz yoktur. Sulu mu sert mi biraz çakarsın. İşte bu kadarıyla bu, bir görme halidir.

O meyvaya dokunmadan dokusunu, koklamadan kokusunu, kesmeden içini, tatmadan tadını anlayamazsın. Yani o olmak için ne gerekiyorsa, onları tecrübe etmeden, onu bilemezsin. Onu bilme yolunda, ortaya çıkan işte bu verilerin hepsi görüyorsunuz bilgidir. Haliyle bu da bilme halidir.

Bilme haline geçtiğinizde, artık o obje ile günlük yaşamınızda gerekli herşeye sahipsinizdir. Bu örnekteki meyva mesela nasıl yenir, neye iyi gelir, tadı güzel midir, dondurması nasıl yapılır vs. Bu yüzden çoğumuz bu bilme haline saplanır kalırız. Zamanla bilgiye olan aşkımız öylesine yoğundur ki, artık bilgiye tapmaya başlarız. Neticede beşeri yaşamımız için gerekli olan herşey işte oradadır.

3881643_mega

Bakın çağımıza, bilgisayarlar bizim adımıza sayıp, önümüze bilgi teknolojilerini sunuyorlar. Internet’in ceplerimize girmesi, neden sizce ? Daha 5-6 yıl önce cep telefonu olmadan napıyorduk acaba derken bugün telefonlarımız bir çok bilgi ağını üzerinde taşıyor.

Objenin 3. hali, en hakiki halidir. Olma hali. O meyva olmak, onun gibi hayata bakabilmek, bir rüzgarla hafif sallanmak, toprağa düşünce yeniden ağaç olmak, suya susamak, çiçek açmak, yaşamı onun açısından da görebilmektir. Bir şeyi olmak için, onun duygusunu hissetmek gerekir.

Sizin dışınızdaki kozmos bir okyanus gibidir, siz bu tarafta ise bir damla. Etrafınızdaki sınırlar yok olur okyanusla bütün olunca. Bir meyva olabiliyorsanız, o birleşme gerçekleşmiştir; artık o okyanusun heryerine ulaşabilirsiniz. Kısaca bilmekle yetinerek, bilge olamayız.

Information Technology Image

Bilginin kölesi değil, arayışın ve yaratımın tezahürü olmalısınız. Bilmekle yetinmeyin, olmayı deneyin. Düşüncelerinizi kontrol edebilin ki, duygularınızın kamçısı elinizde olsun. Bilmekle yetinenlerin kafalarının içinde patlamaya hazır bir zihin vardır. Olmayı düşünün ve varlığın size açıldığını fark edin. Herşeyin yerli yerine oturduğunu göreceksiniz. Yaşamımız bilgiyle değil, düşünceyle şekilleniyor. Düşüncelerinizi kontrol ederseniz, bilgiye de hükmedersiniz.

Comments
  1. İbrahim Malkoç

    Özgür zihin yaratıcı olur, düşünceleri kontrol altına almak, bilgiye hükmetmek özgür zihnin işi değildir. Düşüncenin kontrol altına alınması geçmişin kontrol altına alınması demektir, geçmiş geçmişdir uğurlar olsun onunla işimiz olamaz. Problem geçmiş olan düşünceyle yaşamı devam ettirmektir. Bizler böyle yaparız, geçmiş olan düşünce ve bilgilerle yaşamımızı devam ettiririz. Günlük yaşam için gereklidir. Hareket etmek için düşünmek gereklidir onun içinde bilgi gereklidir, hareket olmadan varoluş mümkün değildir. Zihin düşünce hareketidir ve aynı zamanda düşünce hareketi olmadan da tam bir algılamanın olduğu bir haldir. Zihnin mekanik olan düşünce sürecinin ötesine geçmedikçe gerçek yaratıcılık mümkün değildir. Bilgiye hükmetmek değil, bilginin ne olduğunu anlamak ve keşfi engelleyen bilginin zaman içinde yer aldığını ona tabi olduğumuzda geçmişte yaşadığımızın ve geçmişte yaşamanın (psişik bağlamda) mümkün olamayacağının farkına vardığımızda özgürlük kapısını aralamış oluruz. Yaratıcılık bu halde başlar.