Gölgenle yüzleş!

metanoia1

Ruhunuzdaki derin yaraların müsebbibi gölgeniz desem, inanır mısınız? Belki bana inanmazsınız ama İsviçreli psikiyatr Carl Jung’a inanabilirsiniz. Analitik psikolojinin kurucusu, Freud ve Adler ile birlikte derinlik psikolojisinin üç büyüğünden biri olan Jung, gölgeyi bilinçdışındaki bir arketip olarak tanımlıyor. “Bilinç ve benliğin karşıtı, tersidir” diyor. İstenilmeyen, kabûl görmeyen tüm kişisel özeliklerin gölge arketipine dâhil olduğunu söylüyor ve ekliyor:

“Gölge ne mutlak iyi ne de mutlak kötüdür. İnsan gölgesiyle yüzleşmedikçe, onu projekte eder durur ve bu durum ruhta derin yaralara yol açar.”

İnsanın gölgesiyle baş etmesi, takdir edersiniz ki bela bir iş. Zamanında Jung’un James Joyce’a bir mektubunda Ulysses için yazdığı üzere “sinirlerinizi aşındırır, iliğinizi emer, pahalı tebdili mekanlara mal olabilir”. Ama onunla baş etmeyi öğrendiğinizde kendinizi anlar, öğrenirsiniz. İşte buna “metanoia” denir. Yani yine Jung’un dediği üzere, “bir varoluş krizi veya sinir buhranının akabinde kendi kendinizi iyileştirir, onarırsınız”.

metanoia2

1980 doğumlu heykeltraş Yaşam Şaşmazer, ikinci kişisel sergisini, geçtiğimiz haftasonu Tophane-i Amire’de açtı. Ismi Metanoia !

Şaşmazer’i tanıyanlar, başlarken anlattığım hikayeden ne tür bir sergi olduğunu çıkarabilirler. Tanımayanlar için kısa bir özet geçeyim:

Yaşam Şaşmazer ilk kez gerçek boyutlu ahşap çocuk heykelleriyle tanındı. 2006 – 2011 yılları arasında yaptığı bu heykeller, çocuklar üzerinden insana dair hikâyeler anlatıyordu. Şaşmazer, genel olarak kabul edilen masum çocuk tasvirine karşı çocukların karanlık taraflarını, ruhsal durumlarını, sosyal sisteme adapte olma çabalarını ve bunlarla beraber yetişkinlerin onlara yüklediği sosyal ve toplumsal kodları, klişeleri ve rolleri gösterdiği bu heykellerle dünya çapında takdir gördü.

metanoia3

Metanoia’da sergilediği işleri ise çocukların gölgeleriyle karşılaşmalarından bir sonraki aşamayı anlatıyor.  Çocuk heykellerde hayali hayvanlar, canavarlar ya da gerçek ışıkla oluşturduğu düşsel gölgelerle anlattığı; çocukların varlığını hissettikleri ama neredeyse hiç bilinçli bir şekilde karşılaşmadıkları o karanlık tarafı, bu kez yetişkinlerin dünyasından aktarıyor.

Şaşmazer’in kendi ifadeleriyle Metanoia, “C.G.Jung’un dediği gibi , sahip olduğumuz ama olmayı istemediğimiz her şeyle nasıl başa çıktığımız ya da çıkamadığımız hakkında. Kendimizle ilgili kabul etmek, görmek, duymak istemediğimiz her şeyi, kişiliğimizin hayvani, ilkel ve bastırmaya çalıştığımız yönlerini anlatıyor.”

yaşam

Kavramsal sanatta “dekoder”e ihtiyaç olup olmadığı, sanatçılar arasında epeyce tartışılıyor. Kimileri, benim işimi anlatmama gerek yok derken kimileri izleyicisinin önüne zengin bir rehber de koyuyor. Ben bir sanatsever olarak her ikisine de saygı duyuyorum ve her ikisinin de ayrı tadı olduğunu düşünüyorum. Ama şunu söylemeliyim: Yaşam Şaşmazer, temsiliyeti kusursuz işlerine bir de Jung gibi değerli bir rehber eklemiş ve çok çok iyi etmiş. Ahşap heykeller; kendileri, gölgeleri ve Jung’un kıymetli klavuzluğunda eşsiz bir seyirlik sunuyor. Metanoia, Tophane-i Amire Tek Kubbe’de 30 Ocak’a kadar görülebilir.