Gitmedim, görmedim, duymadım…

Herkes gidip gördüğü, gezdiği yerleri anlatır. Bense sizlerle tam tersini; gidemediklerimi, yapamadıklarımı paylaşacağım. “Madonna geldi, sıra O’nda… Dünyaca ünlü Latin yıldız Jennifer Lopez ilk kez Türkiye’ye geliyor. İstanbul Ülker Arena’da hayranlarıyla buluşacak olan Jennifer Lopez’in 16 Kasım’da geleceği kesinleşti.”

16 Kasım… Arena… J. Lo… Tanrım! Bu haber kulaklarımda yankılanmaya başladığından beri evin içinde bir sağa bir sola yürüyerek homurdanmaya başladım. Yine gidip görülesi muhteşem bir görselliği, gidip duyulası enfes bir sesi kaçıracağım. Yine yalnızca haberlerini okuyacağım, konsere gidenlerin sanal dünyada paylaştıkları video ve fotoğrafları suratımı asarak izleyeceğim. Ve hiçbirini “like” etmeyeceğim!

“Sebep?” dediğinizi duyar gibiyim. Sebep mi? En baba sebep üniversite öğrencisi olmam. Okul kitaplarım pahalı, harçlığım tabii ki yetersiz… Öncelikler hep başka. Hatta annemle babamın “konser düşmanı” olduklarından şüpheleniyorum! Ağızlarından “okulunu bitir, istediğin yere gidersin” cümlesi hiç eksik olmuyor. Yahu ben üniversite öğrencisiyim, şimdi gitmezsem işe başlayınca mı gideceğim? O zamanda işten güçten başımı kaldıramayacağım. Belki bu isimler ben okulumu bitirdiğimde dünyadan göçüp gitmiş olacaklar… İçimde kopan fırtınalar, yüzüme zoraki bir gülümseme, boynu bükük bir kabul ediş olarak yerleşiverir.

Rihanna geldi. Madonna geldi. Morrissey desen, sahnede kocaman bir Türk bayrağı açarak ortalığı salladı, gitti. 8 Eylül’de RHCP buradaydı.  Ülkemize gelen ünlü isimlerden hep bir “kanka” bir arkadaş edasıyla bahsettim etrafımdakilere ukalaca: Rihannacığımda geldi gidemedim. Madonnam nasıl da coşturmuş Arena’yı. Red Hot Chili Peppers’larım, canlarım ciğerlerim… Şimdi de “Allah’ım ben gidemeyeceksem Jennifer konserine, kimseler gitmesin” diye bencilce dua ederek “giden var mı ki?” diye soruyorum arkadaşlarıma.

Kızmayın böyle düşündüğüm için. Giderseniz de anlatmayın. Haberlere çıkarmayın, koca koca manşetler atmayın; giden var, “gidemeyen” var! Enrique Iglesias (24 Ekim İstanbul Küçükçiftlik Park) ve Sting (26 Kasım, Ataköy Atletizm Arena) gibi dünyaca ünlü isimler yine Türkiye’ye gelecek. Ve ben elbette, kesinlikle, yine gidemeyeceğim. Bu arada kırmızı, çok sevdiğim bir ajandam var. Ben ona “Sosyal ajandam” diyorum.

Gitmek istediğim etkinlikleri, gezip görmek istediğim ülkeleri not ediyorum. Önümde uzun yıllar var belki bu isteklerimi, hayallerimi gerçekleştirmek için. Ancak canım hep şimdi gitmek istiyor. Hep gidemiyorum, hep gidemiyorum… Bence evrene gönderdiğim mesajlar ya iletilmiyor ya da evren beni es geçiyor. Sesimi duyan veya benimle aynı durumda olan var mı???