Gerçek John Constantine’le tanışın

Alan Moore, karakteri John Constantine’le gerçek hayatta iki kez karşılaştığını iddia eder. İlk seferde bir sandviç dükkanında göz göze gelmişler, John pis bir şekilde gülümseyip başıyla selam vermiş. Moore gerçekten o olup olmadığına bakmaya cesaret edememiş, görmezden gelmenin daha güvenli olacağını düşünmüş. Yıllar sonra ikinci seferde ise John karanlıklardan aniden çıkıvermiş ve fısıldamış: “Sana büyünün en büyük sırrını söyleyeyim mi? Herhangi bir **cık yapabilir.”

Şimdi, Alan Moore büyü işlerine kafayı takmış garip bir adam. Bu anıların da hikayeden ibaret olma olasılığı oldukça yüksek. Ama yine de yaratıcısını taciz edecek kadar piç ve kendi benliğine sahip bir karakter varsa o da kesinlikle John Constantine’dir.

Öncelikle karakteri filmden tanıyanlar varsa gerçek Constantine’in filmdeki Keanu Reeves’in oynadığı klişe Amerikan anti-kahramanımsıyla uzaktan yakından alakası olmadığını söyleyebilirim. Uyarlamalardaki her yapılan değişikliğe kafayı takan bağnaz bir okur değilimdir ama çizgi roman tarihinin en renkli karakterlerinden birinin bütün ilginçliğinden “arındırılıp” olabildiğince standart bir Hollywood karakterine dönüştürüldüğü Constantine filmi kanımca koca bir harcanmış potansiyeldir.

Gerçek John İngilizdir ve bu aksanından kullandığı argoya her şeyiyle barizdir. Eski punktır, her daim efsane İngiliz punk gruplarından birinin tişörtüyle görülebilir. Biseksüeldir. Şans hiç yüzüne gülmese de alaycılığını korur. İnanılmaz zeki ve bir o kadar da piçtir. İblisleri ve türlü mahluğu dolandırmayı neredeyse hobi haline getirmiştir. Büyücülüğünden ziyade olaylardan zekası sayesinde kurtulmayı tercih eder. Dövüşmeyi de pek tercih etmez, başka çaresi yoksa da kirli dövüşür. Şartlar bunu gerektiriyorsa düşünmeden arkadaşlarına satış koyabilir. O kadar ki sevdiği herkesi bir şekilde kaybeder. Sevdiklerinin hayaletleri peşini bırakmaz. Karakter, her sene bir yıl yaşlanan belki de tek çizgi roman kahramanıdır, şu an 60’larındadır. John Constantine her şeyiyle gerçek ve yaşayan bir karakterdir.

John Constantine, bir nevi 80’ler sonları ve 90’lar başlarındaki Amerikan çizgi roman devriminin yüzüdür. DC Comics 90’larda İngiltere’den farklı yazarlar getirir ve istedikleri kadar deneysele bağlamalarına izin verir. Bu yazarlar şirketten çıkmış olan her şeyden farklı, daha yetişkin hikayeler yazmaya başlar. DC bu tarz çizgi romanlar için Vertigo’yu kurar. Constantine bu akımın en bilinen adamı Alan Moore tarafından Swamp Thing serisi için Sting’in punk döneminden esinlenip yaratılmış, sonra Jamie Delano’nun kalemiyle kendi serisi Hellblazer’ a kavuşmuştur, 80’ler İngiltere’sinde büyümüş olan Delano Hellblazer’ı dönem İngiltere’sine eleştirilerle donatır. John, akımın diğer bir efsane serisi Sandman’in de ilk kitabında bulunmaktadır. Hellblazer serisi 88’den beri devam etmekte ve Constantine bu akımdaki önemli yazarların hepsi tarafından yazıldı: Warren Ellis (Transmetropolitan), Garth Ennis (Preacher), Neil Gaiman (Sandman), Peter Milligan (Enigma), Grant Morrison (Invisibles) ve Brian Azzarello (100 Bullets). Seri, bu kadar farklı yazarın elinden geçmiş olmasına rağmen şaşırtıcı derece tutarlı.

Hellblazer’a herhangi bir kitaptan başlamak mümkün ama yeni başlayacaklar için tavsiyelerim yıllar önce Türkçeye çevrilmiş olan Original Sins – İlk Günahlar, All His Engines ve filmi en çok etkilemiş olan hikaye Dangerous Habits.

Comments
  1. Ahmet Keskin

    Yazılarınızı gityat.com ‘ da paylaşabilir, kendi kanalınızı oluşturabilirsiniz. Sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.

  2. dogukan

    john gerçekten biseksüel mi?