Gerçek bir rüya ev: Göl Evi

Başrollerini Sandra Bullock ve Keanu Reeves ikilisinin paylaştığı The Lake House (Göl Evi) adlı filmden bahsetmek istiyorum.  Camın ve metalin minimalist buluşmasının bir ürünü olan gerçek bir rüya evden…. Daha önce “Speed” gibi bir aksiyon bombasında gümüş perdede buluşan ikili bu kez, hafif fantastik biraz dram ve bolca romantizm soslu bir film olan Göl Evi’nde buluşuyorlar. Film aslen Hollywood’un pek sevdiği bir tarz olan bir re-make (yani yeniden yapım, yeniden çevrim). Aslen Göl Evi’nin senaryosu “Siworae” adlı 2000 yılı yapımı bir Güney Kore filmine ait. Filmimizin temel meselesine gelirsek: Hayatında bir değişiklik yapma vaktinin geldiğini hisseden Dr. Kate Forster (SANDRA BULLOCK) stajını tamamladığı yerel Illinois hastanesinden ayrılarak hasta trafiğinin yoğun olduğu Chicago’da bir hastanede çalışmayı kabul eder. Geride bırakmaktan üzüntü duyduğu tek şey kiralamış olduğu güzel evdir. Sığınağı olarak gördüğü bu ferah ve şık tasarımlı evin geniş pencerelerinden karşıdaki sakin göl görünmektedir. Kendini gerçek anlamda kendi gibi hissettiği tek yer burasıdır.

lake4

2006 yılının kış aylarıdır. Kate şehre doğru yola çıkmadan önce evin bir sonraki sakini için posta kutusuna bir not bırakır. Bu notta kendisine gelen mektuplar için yeni adresini yazar ve kapının üzerindeki gizemli pati izlerinin kendisi taşınırken de orada olduğunu açıklar. Ama evin yeni kiracısı Alex Wyler (KEANU REEVES) geldiğinde, çok farklı bir tabloyla karşılaşır. Yetenekli ama hayal kırıklığına uğramış bir mimar olan Alex, yakınlardaki bir inşaatta çalışmaktadır. Genç adam evi fazlasıyla ihmal edilmiş bulur: Tozlu, kirli evin bahçesini yabani otlar bürümüştür ve hiçbir yerde pati izinden eser yoktur. Evin Alex için özel bir anlamı vardır: Bu yapı, mesleki başarısı uğruna ailesini feda eden ünlü mimar babası (CHRISTOPHER PLUMMER) tarafından Alex’in mutlu günlerinde inşa ettirilmiştir…

poster

Alex şimdi burada bir huzur hisseder ve evi orijinal güzelliğine kavuşturmak için uğraşmaya karar verir. Kate’in notunu günlerce görmezden gelen Alex, bir gün havanın yıprattığı çitleri boyarken başıboş bir köpeğin yaş boyalara bastıktan sonra evin girişine doğru ilerlediğini ve Kate’in tam söylediği yerde pati izleri bıraktığını görür.   Şaşkına dönen Alex, Kate’e mektup yazarak evde kendisinden önce kimsenin oturmadığını, ve genç kadının köpeğin pati izlerini nereden bildiğini merak ettiğini söyler.

Oradan bir hafta önce ayrılmış olan Kate ise Alex’in kendisine şaka yaptığını düşünür ve ona hemen bir cevap yazar:

Sadece meraktan soruyorum; orada tarih ne?

14 Nisan 2004. Hayır, der Kate, Bugün 14 Nisan 2006.

Aynı gün, ama iki yıl sonrası.

Böyle bir şey olabilir mi?

Nasıl ilginizi çekti mi hikâye? Öyle ise bulup buluşturun ve izleyin bu filmi, neler olup bittiğini kendiniz öğrenin. Başka bir şey daha söylemem işin büyüsü bozulur. Gelelim filmin bizi doğrudan ilgilendiren inşa süreci ve tasarımıyla ilgili detaylara… Bu film için özel olarak yapılan ev, Illinois-Willow Springs’teki Maple Gölü kıyısına özel izinle inşa edilmiş. The Lake House yapım ekibi Wisconsin, Michigan, Illinois ve Indiana’da senaryoya uygun bir evi bulabilmek için haftalar süren araştırmalar yapmışlar. Ancak içlerine sinen bir yer bulamayınca en sonunda aradıkları sembol evi, kendileri inşa etmeye karar vermişler.

lake2 (2)

Set Sorumlusu James McAllister daha önce de film çektiği bir bölge olan Illinois Cook County’de aradığı mekan olan doğa ile iç içe, sakin ve romantik insan yapımı yapay bir göl olan Maple Gölü’nü bulunca geriye sadece evi inşa etmek kalmış.  Film için Maple Gölü çevresinin yanı sıra, Chicago içinde ve dışında yaklaşık 40 ayrı mekanda çekim yapılmış. Chicago’nun seçilme nedeni yalnızca coğrafi özelliklerinin hikayeye mükemmel uygunluğu değil, aynı zamanda ünlü mimari mirası olmuş. 1871’deki büyük yangından sonra, bir çok dünyaca ünlü mimar bu metropolün yeniden inşasında rol oynamış.

Bunlar arasında, Frank Lloyd Wright, Daniel Burnham, Louis Sullivan ve Mies van der Rohe gibi isimler de vardı. “Batman Begins”le 2005 BAFTA Ödülü sahibi ve Sanat Yönetmenleri Locası Ödülü adayı, ailesinde üçüncü kuşak mimar olan filmin yapım tasarımcısı Nathan Crowley bu konuda, “Gerçekten de mimari açıdan dünyanın en güzel kentlerinden biri. Bu alanda ismi olan herkes orada bir esere imza atmış; bu da Chicago merkezine hiçbir yere benzemeyen bir hava veriyor” diyor. Crowley, “Ev bizim için en önemli setti, hikayenin merkeziydi; dolayısıyla, burayı tam istediğimiz gibi yaratmanınn mantıklı olacağına karar verdik” diyor. Ve ekliyor: “Alex’in babasının çizmiş olabileceği tarzda, klasik ile modernin karışımı bir tasarım istedik. Bazı açılardan evin kökleri 1960’ların cam kutu tarzına dayanıyor ama aynı zamanda 1800’lü yılların ortalarında İngiltere’de popüler olan Regency Period stilini de andırıyor. Tarz olarak, Regency genel görünüme romantizm ve şıklık katar. Biz bunlara ek olarak “Göl Evi”ne bazı sera özellikleri katmayı da uygun bulduk”.

lake2 (1)

Deneyimli Chicago inşaat koordinatörü Troy Osman’la çalışan Crowley ve ekibinin, evi yaratmak için sadece yedi haftası varmış. Suyun 3 metre üzerine çelik konstrüksiyona oturtulacak ev yaklaşık 600 m2 olacaktı. Bu devasa proje için 35 ton çelik kullanılmış. İnşaatta yüze yakın marangoz, kaynak ustası ve boyacı görev yapmış. “Belki çok büyük bir ev değildi ama lojistiği başlı başına bir meseleydi, özellikle de zamanımızın ne kadar kısıtlı olduğu düşünülecek olursa” diyor Crowley ve ekliyor: “Ama oyuncularımızı sıcak tutmak için bir ısıtma sistemi bile kurduk”. Evin göl yatağının 10 metre içine girebilmesi için, bölgenin coğrafyası gereği, kazıklı bir destek sistemi lazım olmuş. Ama Crowley bunun yerine “sualtında çalışmayı gerektirse de, beton taban yapmayı” tercih etmiş. Sonuç olarak, işçilerin çelik temelleri 7 metre derine yerleştirebilmesi için suyu geride tutacak bir baraj inşa edilmiş.  “Sonunda evi gölün yanına inşa etmiş olduk” diye itiraf eden Crowley, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Preserve Ormanı’nın büyük yardımıyla, sonradan gölü eve getirdik. Kelimenin tam anlamıyla yeni bir koy yarattık. Bölgede kazı yapıldıktan ve beton zemin oturtulduktan sonra, barajı kaldırdık ve evin altını suyla kapladık”.

Filmin kadın başrol oyuncusu Sandra Bullock’un tek üzüntüsü evin tamamen işlevsel ve içine taşınılabilecek durumda olmamasıymış. “Eve bayıldım” diyen aktris, ekliyor: “Onu kendime alamadığıma çok üzüldüm; keşke en azından başka yere taşıyıp bir yerde misafir evi olarak kullanabilseydim”. Aslında, yapım ekibi göl evinin inşaatı ve sonradan oradan kaldırılması sırasında EPA (Çevre Koruma Birliği),  Audubon, Preserve Ormanı Dostları gibi kuruluşların ve Cook County inşaat ve çevre düzenlemesi tüzüğü gibi pek çok unsura sıkı sıkıya bağlı kalmışlar. Film bitip ev söküldükten sonra, geride hiçbir iz ya da hasar kalmamış.

lake3

Son olarak ev ile ilgili Sandra Bullock’un oldukça samimi bir şekilde ifade ettiği kendi düşünceleri ile yazıyı bitirelim: “Çok sıradışı bir tasarımı vardı; güzel olduğu inkar edilemez ama herkesin aşık olacağı tarzda bir tasarım değil. Bu evde sadece belli tarzda insanlar yaşayabilir. Çok özel zevklere hitap ediyor” diyen Bullock, bunun bile Kate ile Alex’in birbirlerine ne kadar benzediklerine dair başlı başına bir gösterge olduğuna inanıyor: “Bu cam duvarlar arasında kendilerini rahat hissetmeleri Kate ve Alex’in ne kadar çok ortak yönü olduğunu gösteriyor; birbirlerine sundukları muazzam anlayışın gerçekten de bir simgesi bu aslında”. Bir “mimari delisi” olduğunu itiraf eden aktris, evin tarzının kendisine “Yüzyılın başında inşa edilen, bol camdan ve çelikten yapılma minimalist tarzdaki Paris metro istasyonlarını” hatırlattığını söylüyor ve, “Soğuk bir mimari gibi görünebilir ama yakından baktığınızda oldukça sıcak bir havaları var” dedikten sonra, yapının çok sayıdaki penceresinin güneş ışığını nasıl yakalayıp içeri yansıttığını açıklıyor: “Taj Mahal gibi, göl evi de karısına ve ailesine tapan ve sevgisini bu yapı aracılığıyla ifade bir erkek tarafından bir yuva olarak inşa edilmiş”.

İşte Hollywood’un gerçek büyüsüne çok güzel bir örnek… Bu harika ev, artık sadece bu enteresan filmin kareleri arasında saklı…  Ancak görsel hafızamızın rafları arasında özel bir konuma sahip olduğu da şüphe götürmez bir gerçek.

Bu yazıya www.bast-home.com adresindeki digital ev dekorasyon dergisinin Eylül sayısından da ulaşabilirsiniz.

THE LAKE HOUSE FRAGMAN

YouTube Preview Image
Comments
  1. Emre

    Senaryo ilgimi çekti yazınız üzerine, epey film izleyen biriyim ama bu filmi kaçırmışım sanırım. Bir yerlerden bulup izleyeceğim en kısa zamanda.
    Teşekkürler.

  2. Ergün

    muhteşem bir film kaç kez izledim hatırlamıyorum.