Gerçek bir kan davası: Hatfields & McCoys

Bu diziyi yazarken HBO fanlığımdan sıyrılıyorum, en azından çalışıyorum diyelim. 64. Emmy ödüllerinde Hatfields & McCoys diye bir dizi görmüştüm, aslında üç bölümlük bir mini seri. Mini serileri oldum olası severim ve onlara açıkçası bir dizi mantığıyla bakmam. Mini seri denince benim için çok ama çok ötede olan Band of Brothers’ın ardından, Mildred Pierce ve ikisinin ardından da Angels of America geliyor. Bilen bilir bu üç mini seri de ödül manyağı dizilerdir, ki aslında her bölümleri de birer film havası taşır.

Gerçek McCoy ailesi buymuş.

Gerçek McCoy ailesi buymuş.

Hatfields & McCoys da aynı düzlemde çok ilgimi çekmişti. Dizide Kevin Costner’in oynadığını görünce, diziyi zaten kesinlikle izlemek zorunda olduğumu anlamıştım. Yine dizinin ilgi uyandıran bir bölümü ise, dizinin bildiğimiz kablo kanallarından değil, History Channel çıkışlı olmasıydı. E zaten History Channel çıkışlıysa bir şey, o yayının ve yapımın kurgu olmadığını da tahmin edebilirsiniz. Ayrıca sadece Emmy değil, diğer mecralardan da birincilik ve ikincilik ödülleri aldı dizi. İşte tüm bu donelerin toplamında hemen dizinin blu-ray’ini bulmaya çalıştım ve buldum da.. Huyum kurusun, bir dizi ya da filmin yüksek çözünürlüklüsünü bulamazsam, o diziyi izlemiyorum. O konuda çok müşkülpesentim.

Peki teknik detayları ötelersek, kim bu Hatfields & McCoys? Amerikanya’daki 1861-1865 yılları arasındaki Kuzeyliler, yani nam-ı diğer yankee’lerle Güneyliler’in arasındaki iç savaşta aynı safta (Güneyliler) bulunan iki aile Hatfields & McCoys. Devil Hatfield (Kevin Costner abimiz) ve Randall McCoy (Bill Paxton) aynı cephede Kuzeyliler ile dişe diş savaşan iki aile reisi. Konu ise şöyle başlıyor: savaş sürerken aynı safta olan Randall McCoy ile aynı safta olan Devil Hatfield, “birader bu savaş çok kan akıttı, artık bu kan dursun, ben köyüme geri dönüyorum” diyor ve savaştan ayrılıyor. Evet, bir manada firar ediyor da diyebiliriz. Randall McCoy ise savaşın sonuna kadar Güney cephesinde savaşıyor Devil’in aksine.

Savaş bitip herkes evlerine geri dönünce de tabi Randall savaşın her şeyini sonuna kadar yaşamış olduğundan önce Devil’e, ardından tüm ailesi yani McCoy’larla birlikte Hatfield ailesine cephe alıyor. Anlayacağınız tam bir kan davasına dönüşüyor olay. Bizdeki Tellioğulları & Seferoğulları gibi bir duruma bürünüyor iki aile. Olayın ilgi çeken tarafı ise senaryonun bir kurgu değil, tamamen gerçekliğe dayanması. Nefret ve nifak tohumlarının nasıl yavaş yavaş yeşerdiğini görüyorsunuz dizide. Alttan alttan, azar azar sanki planlanmış bir şey gibi büyüyor o kin. Sonrasında ise tam anlamıyla bir kan davası meselesi..

Barışçı Hatfield ailesi de buymuş.

Barışçı Hatfield ailesi de buymuş.

Yine dizinin mutfağına dönüş yaparsak, kostümlerinden müziklerine anlatılamayacak derecede gerçeklik kazanmış bir prodüksiyon olduğunu söyleyebilirim. Son dönem filmlerinden Lawless’ta bile bu kadar gerçek bir düzen görmemiştim, mevzu western olunca. Zaten diziyi izlerken aklımda hep Nick Cave acaba bu diziyi izledi mi sorusu vardı. Tarz, bire bir onun çünkü. Kevin Costner reyiz yine döktürmüş, zaten diziyi izlememdeki en büyük paylardan biri onun. Bill Paxton da o kadar iyi oynamış ki, artık onu bir düşman gibi görüyorsunuz. Konuyu daha fazla anlatmak istemiyorum. Benim önerim malum mecralardan bulup bu üç bölümlük mini diziyi hatmedercesine izlemeniz. Yedinci sanat denen şeyin ne anlama geldiğini bire bir tecrübe edeceksiniz zira.. Hepinize şimdiden iyi seyirler..

Hatfileds & McCoys trailer:

YouTube Preview Image
Comments
  1. okan meriç

    Mustafa bu güzel yazın sayesinde hafta sonum mükemmel geçti. Olağanüstü bir hikaye, soluksuz izledim. Teşekkür ederim böyle bir hikayeyi bizlerle paylaştığın için. Bir kez daha anladım ki; Kevin Costner büyük aktörmüş. Sevgilerimle.

    • Mustafa Gündoğdu

      aman abi estağfurullah.. beğenmene sevindim, zira uzun bir film gibi bir mini seriden çok. bir de oyunculuk anlamında aşmışlar gerçekten adamlar, bilhassa kevin costner.. olayın gerçek olması da başlı başına bir tercih.. umarım böyle yapımlar gelmeye devam eder history channel’dan..

      selamlar..