Genç erkekle aşk olur mu?

 

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Independent’da, geçenlerde hoş bir haber vardı. Haber ‘Koşarak uzaklaştım’ başlığıyla verilmişti ve kahramanları Fransızca şarkıların kraliçesi, kaldırım serçesi Edith Piaf ile 60’lı yılların rock starı Johnny Hallyday’di.

Asıl adı Jean-Philippe Smet olan, hali hazırda 70 yaşına merdiven dayamış şarkıcı-aktör Johhny Hallyday alemet-i faikası deri ceketini ilk giydiği günden bu yana yaşadıklarını ‘Dans Mes Yeux’ (Gözlerimde) adlı bir kitapla taçlandırmış. Otobiyografik bir deneme niteliğindeki eserinin habere konu olan yanıysa Piaf ile ilgili olan bölümü.

Johnny’nin iddiasi o ki, 17 yaşında Fransızca rock’n roll icra etmeye başladığı sıralarda, o zamanlar 40’lı yaşlarını süren Piaf tarafından tacize uğramış. ‘Piaf her akşam gelir beni dinlerdi’ diye başladığı sözlerini, ‘Bana hayrandı. Bense çok utangaçtım. O yüzden koşarak uzaklaştım’ diye bitiriyor.

Edith Piaf’in kendinden genç erkeklere olan ilgisi bilinir. Ancak bu ilginin bir kitaba konu oluşu ilk. Ayrıca Johhny Hallyday’in 50 küsür yıl önce yaşadığını ilk kez bugün söylemesi de ilginç. Muhtemelen Independent da Johhny Hallday’in Fransız Le Parisien’e verdiği söyleşiden derlediği bu haberi bu nedenlerle yayınlamış.

Gazetecilikte büyük isimler her zaman haber konusudur. Ayrıca gazete haberleri sıcak gündemin de hem sebebi hem sonucudur. Şöyle ki, kadınların kendinden küçük erkeklere olan ilgisi son zamanlarda pek gündemde.

Özellikle magazin sayfalarında ünlü kadınların kendinden küçük erkeklerle yaşadıkları ilişkiler, kimi zaman evlilikler sıkça yer buluyor ve ilgi görüyor. Bu ilginin nedeni söz konusu ünlüler olduğu kadar toplumlarda da bu trendin gelişmiş olması. Aslında daha doğrusu artık bunu yüksek sesle konuşabiliyor olmamız. Yoksa mesela benim anneannem dedemden yedi yaş küçüktü. Arasanız siz de ailenizde, çevrenizde geçmişten gelen böyle örnekler bulursunuz. Hatta mevzunun daha da eskilere gittiği, ‘kocasını beşikte büyütmek’ gibi güzide bir özdeyişimiz olmasından belli.

Bir araştırmaya göre günümüzde, 40-69 yaş aralığındaki her üç kadından biri, kendinden 10 veya daha fazla yaş küçük erkeklerle birlikte oluyormuş. 50 yaşlarındaki her 8 kadından biri de 40’lı yaşlarındaki erkekleri tercih ediyormuş. 30’lu yaşlar için bir araştırmaya rastlamadım ama kendi küçük çemberime baktığımda en yakın 3 arkadaşımdan ikisinin kendisinden genç erkeklere aşık olduğunu görüyorum.

Kadın dergilerinden birinde, kendinden yaşça küçük erkeklere aşık olan kadınların nedenlerini sıralayan bir yazı okumuştum. Bir neden kadınların kendilerinden genç erkekleri istediklerinde kapı dışarı edebilecekleri ve daha sabırlı olduklarını düşünmeleriymiş. Bir diğer neden erkeklerin güven veren, sofistike ve başarılı yaşama sahip kadınlardan hoşlanmaları; onları ilginç, neşeli ve çekici bulmaları olarak gösterilmiş. Özellikle 30-40 yaş arası kadınların, bulundukları yaş aralığında sekste ihtiyaç duyduklarını ancak genç erkeklerde bulmaları da önemli bir başka nedenmiş. Genç erkeklerin bu yaş grubundaki kadınları maddiyat ve sekste daha deneyimli buldukları da eklenmiş.

Peki ya aradaki yaş farki ilişkinin ilerleyen zamanlarında sorun yaratır mı? ‘Yanındaki oğlun mu’ diyen  olmaz mı? ‘Beni bozar, ben genç kadın severim’ kafalı adam milletinin nüfusu daha cok değil mi? ‘Erkekler zaten geç olgunlaşıyor, genç adam çocuk gibi olur, hiç uğraşamam’ diyen kadın yok mu? Kadınların kendinden yaşça büyük erkeklerle psikotravmatik nedenlerle daha çok birlikte olmak istedikleri doğru değil mi? Genç erkek bağımlılık yapar mı? gibi gibi sorular sorulabilir, mevzu sakız gibi uzatılabilir.

Ben uzatmayacağım. Nihayetinde herkes istediğini istediği şekilde yaşamakta özgür. Ama ne yalan söyleyeyim, 30’lu yaşlarını süren bir kadın olarak, Independent’daki haberi okurken gülümsedim. Piaf’ın yukarıda bir yerlerden bana göz kırptığına yemin edebilirim.

Sevgililer Gününüz kutlu olsun!