Fotojenik olma rehberi – 2

Işık, optik ve fotoğraf makinesi dinamikleri bir arada, sizin imajınızın fotoğraf karesine nasıl yansıdığını belirleyen etkenlerdir. Bir sihirbaz, nasıl sihir değil de aslında illüzyon yapıyorsa, siz de bazı illüzyonlar yaratarak, kendinizi olmak istediğiniz gibi gösterebilirsiniz.

Daha iyi poz vermek için gündelik hayatta dahi yapabileceğiniz bazı çalışmaları bir önceki yazımda belirtmiştim (Bknz: Fotojenik olma rehberi – 1). Şimdi ise söz verdiğim üzere illüzyon tekniklerinden bahsedeceğim. Bu teknikler tamamen fotoğraf makinesinin çalışma prensipleri ile kısmen de sizin iç güveninizle alakalıdır. Makineden oluşan etkilerin, makineye ve kullanılan lense göre etkisi bir nebze değişebilir ancak tecrübe ile sabittir. Tabi bu size benim aslen yüz elli kiloluk yeşil bir dev olduğumu ancak fotoğraflarda daha iyi çıktığımı düşündürmesin. Hem herkesin de dediği gibi, gerçekte daha iyiyimdir.

Fotoğraf için gülümsemek zaten yapmacıktır, bir de poz vererek hepten bir şekle girersiniz. Durumun farkındasınızdır ve haliyle bir gerilirsiniz. Dilinizi üst dişlerinizin gerisinde tutun ve kendinizi ne kadar gergin hissediyorsanız, üst damağınıza o kadar dilinizle bastırın. İçinizde, sizi kasan enerji böylelikle yol alır ve fotoğrafınıza yansımaz.

Mümkün mertebe, poz vermek yerine, hareketli, doğal ve canlı kareler elde etmeye çalışın. Arkadaşınız fotoğrafınızı mı çekiyor, siz harekette olun. Artık dijital makineler var, bırakın 15 tane kötü çıksın, biri elbet sizi tatmin edecektir. Hata yapmak artık maliyetli değil.

Unutmayın ki çekilen fotoğraflar sizin hakkınızda bir kanıt gibi geleceğe kalmayacaktır. Gelecekte o kare, size o saniye içinde bulunduğunuz anı hatırlatacaktır. Bunu düşünün ve rahatlayın. İleride baktığınızda, o kasıntınızı değil de, o an içinde bulunduğunuz duyguyu görmek isteyeceksiniz. Kamera size doğrulduğunda, o anki duygularınızı kaybetmeyin, onları yansıtmayı düşünün.

Kimi kadınlar malum sebeplerden dolayı omuzlarını düşürür. Yapmayın. Doğanın azizliğinden etkilenmişseniz, sırtınızda acılar taşıyormuşçasına gözükmemelisiniz. Dik durmak, kadın ve erkek için de daima gösterişli ve asil gösterir. Göğüs kabartırcasına ya da göbek saklarcasına da dikelmekten kaçının tabii.

Göbek demişken, eğer objektif size baş hizanızın yukarısından bakıyorsa, fotoğraflarda daha ince çıkarsınız. Ama olur ya, başınız zaten büyüktür ve siz bunu da saklamak isteyebilirsiniz. O halde göz hizanızın altından çekilmeyi deneyin. Bu sefer olduğunuzdan daha uzun gözükür ve kilolarınızı daha orantılı gösterirsiniz ve aynı zamanda başınız da görüntünün en uzak yerinde kalacağından küçük gözükür.

Fotoğraf makinesine tam karşıdan bakmak sizi hem olduğunuzdan daha kalın gösterir hem de bedeninizin sağ ve solu arasındaki simetri farklılıklarının belirginleşmesine sebep olur. O yüzden bir ayna karşısına, bir el aynası ile yaklaşın, yüzünüzün ve bedeninizin sağ ve sol profillerinden hangisi sizi daha memnun ediyor, karar verin. Fotoğraflarda, o tarafı objektife sunacak şekilde hafif açılı poz verin. Yan durduğunuzda, postürünüz daha belirgin olacaktır, o nedenle dik durmanız gerektiğini hatırlayın. Genelde erkekler poz verirken iki ayak üzerine de ağırlıklarını dağıtırlar. Özellikle onlar için diyorum ki, hafif yan verin.

Başınızı hafifçe öne kaydırın. Hani şu oryantallerin yaptıkları bir boyun kaydırma hareketi vardır, yüzün vücuda göre açısını bozmadan sadece sağa sola oynatırlar. Aynı şekilde yüzünüzü objektife doğru öne kaydırın. Yüzünüzü daha doğal gösterecektir. Objektifin hafifçe üzerine bakmak, bakışlarınızdaki odak sorunlarını ve göz altlarınızı daha iyi saklar. Saklamak istediğiniz gıdınızsa, sorun yok, hafif başınızı kaldırın ve gülümseyin. Daha dinamik gözükmek için gözlerinizi kapalı tutup, fotoğraf çekileceği sırada yavaşça açmanız iyi bir tavsiyedir.

Yanaklarınızı sıkmak, tokatlamak veya iki elinizle çene kaslarınızın üzerine aynı anda basarak yüzünüzü sıkıştırmak çoğu zaman sizi fotoğraf çekilmeye hazırlar. Gerginliğinizi atmak veya moda girmek için bazen o kaslara hükmeden sinirlere bir iletide bulunmak gerekir. Sıkma veya tokatlama kadınlara doğal allık olur, beyaz tenliler için yüze renk katıcıdır.

Boydan olan fotoğraflarda bacaklarınızı çok da gergin tutmayın, hatta mümkünse çok hafif kırın. Kollarınızı vücudunuza yapıştırıp, İstiklal Marşı okuyacakmış gibi durmayın. Kollarınız ile vücudunuz arasındaki doğal boşluklar bırakın ortada kalsın. Kollarınız dirsekten kırık şekilde doğal ağırlığına bırakın. Dik durup, göbeğinizi çekin, objektife olan açınızı belirleyin. Omuzlarınızı hafif geri çekmeniz sizi daha ince, göbeğinizi içe çekmeniz ise daha da zayıf gösterir.

Bunlar illüzyon yaratarak fotoğraflarda olduğunuzdan daha bile güzel çıkmanızı sağlar. Artık bu üç yazılık seriden sonra umuyorum ki facebook da aynı pozları her fotoğrafta veren, aynanın karşısında çekilmiş bin tane fotoğrafını paylaşan, sürekli kendini çekip hala kolunun çıktığının farkında olmayan, ya da ne bileyim beş fotoğrafında yanağında koca bir ben yokken birden belirenlerden olmayın. Bu yazı kamu yararına göz zevkini bozmamak ve onu korumak adına mal olmuştur, kopyalanabilir ve şiddete başvurmadan tavsiye edilmelidir. İyi seyirler..