Fotojenik olma rehberi – 1

İnsan fotoğraflarda neden kendini beğenmez konusunda daha evvelden yazmıştım (Bknz: Fotograflarda kendimi beğenmiyorum). Bunun görme algımız ve beynimizin çalışması ile ilgili bir yanılsama olduğundan bahsetmiştim. Bu yanılsamayı gidermek, bazı zihin şaşırtma yöntemleri ve egzersizler ile aslında mümkün. Ancak bunların karmaşık ve uzun süreçler olduğu da kesin. Üstelik fotoğraflarınızı diğerlerine daha beğenilir kılmaz. Daha çok ‘like’ alabilmek için ihtiyaç duyduğunuz şey, bazı taktiklerdir.

Bu taktiklere geçmeden önce, poz vermek üzerinde çalışmanız gerekli. Fotoğrafınızdaki sizle ilgili en büyük obje bedeniniz olacağından, öncelikle onun kamera önündeki bedensel rahatlığı sağlanmalı. O yüzden gündelik hayatınızda pratik edebileceğiniz bazı çalışmalar ile bunu sağlayabilirsiniz.

Öncelikle en çok beğenilen fotoğraflarınızdan işe başlayın. O karelerde ortak olan bir şeyler var mı onları inceleyin. Örneğin objektife olan bakışınızın açısına, mesafesine, sağdan mı soldan mı çekildiğinize ve vücudunuzun duruş şekline dikkat edin. Bunlar haricinde giydiğiniz renklere, yüzünüzdeki ifadeye, saçınızın stiline, sürdüğünüz cilt ürünlerine ve hatta saç ürünlerine dahi bir göz gezdirin. Ortak tarafları çıkarmaya çalışın.

Farklı pozlar vererek kendinizi deneyin

 

Aynanın karşısına geçerek beğenilen resimlerdeki bu ortak yönleri tekrar edin. Kendinizi ve mimiklerinizi denemekten çekinmeyin. Sabahları hazırlanırken ayna karşısında olun. Kıyafet denerken, kendinize bakıyorken, saçınızı makyajınızı yaparken, kendinize poz verin, deneyin. Sizin kendinizi daha güzel hissettiğiniz birkaç bakış, gülüş, ifade veya duruş mutlak çıkacaktır. Bunları kullanarak fotoğraflarda nasıl poz vereceğinizi belirlemeye başlayabilirsiniz. Aman uyarayım, iki üç tane ile yetinmeyin. Yoksa resimleriniz gezilirken, kıyafetten kıyafete giren aynı yüz görünecektir. Bu etki sörf yapan internet kullanıcısında sıkıntı yaratıyor. Bizzat biliyorum.

Yüzünüze gelen ışığın açısına göre fotoğrafa yansıyan farklılıklar

 

Hareketli bir aynanız varsa, o aynanın oda içerisindeki konumunu, ışığa göre ile değiştirin. Farklı açılardan ışık aldığınızda aynaya verdiğiniz pozlarınızdaki farklılıkları, kendinizde tespit edin.  Sabit aynanız varsa, hareket eden bir ışık kaynağını farklı yerlere koyarak da aynı şeyi deneyebilirsiniz. Işık fotoğraf üzerindeki her şeyin görüntüsünü ifade etmesini sağlar. Bu ifadeyi ışık bir nebze olsun değiştirebilir. Farklı açılardan gelen ışıktaki mimiklerinizin veya hatlarınızın nasıl farklılaştığını fark edin. Üzerinize gelen farklı ışıklarla nasıl baş edeceğinizi bilmek her zaman işe yarayacaktır.

Farklı açılardan gelen ışık

 

Poz verme konusunda kendinizi rahatlatmak istiyorsanız. Bir video kaydedicisini, aynanın önüne ya da hemen yanına koyun. O sizi kaydederken siz farklı pozlar verin. Evet evet, foto-modeller gibi. Pozdan poza girerken yavaş hareket edin ve gözünüz kameraya baksın. Kendi fotoğraflarınızı çekerken poz anınızı tutturamazsınız. Video size o pozun daha doğru halini görme imkanı sunar. Deneyin. Pozda olmanın en sıkıntılı anı, nasıl poz vereceğine karar anıdır. Bu alıştırma kamera fobisi olanlara iyi gelecektir.

Her pozu verdiğinizde 2-3 sn öyle durun. Bu dediklerim videonuzu seyrederken, size fotoğraflarınızı analiz etme şansı tanıyacak. Kısa sürede poz verme konusundaki gerginliğinizi atacaksınız. Dilerseniz yakın bir arkadaşınızla videonuzu paylaşabilir ve yorumlarını da alabilirsiniz. Önceki yazımda da dediğim gibi, sizi diğerlerinin nasıl gördüğünü, en iyi arkadaşınız bilir. Aynadaki sizi, bir tek kendiniz görürsünüz.

Mimiklerinizi denemek, sizi kamera karşısında rahatlatacaktır

 

Fotoğrafın gerçek görüş ile en büyük farkı iki boyutlu tek düzlemde olmasıdır. Oysa göz öyle görmez. Kimi insanlar simetrik anatomilerinden dolayı fotojenik olsa da, asıl fotoğraflarda gerçektekinden daha iyi gözüken insanlar ya da tam tersine, daha çirkin çıkanlar çoğunluktadır. Bu aslında, görüntü 3 boyutlu uzaydan, iki boyutlu düzleme düştüğünde geçirdiği ufak değişimlerden kaynaklanır. O değişimler kimilerine düzeltme/bozma etkisi yapar. Etkisinden kaçmak isterseniz, kendinizi kadrajın farklı köşelerine yerleştirerek deneyin, merkezden kaçın. İşe yarayabilir.

Bu yukarıda saydıklarım, daha iyi poz verme konusunda sizin kendinizi tanımanızı ve makinenin karşısında daha rahat olmanızı sağlayacak bazı gündelik ve kolay taktiklerdir. Bunların haricinde bir sonraki yazımda, sizlere bazı tüyolar ile fotoğrafta kendinizi daha iyi nasıl gösterebilirsiniz, onları anlatacağım. O zamana kadar iyi seyirler..

No Responses