Ferdi Özbeğen’in ardından: Şikayetim Var…

Öncelikle şu Ocak ayına değinmek lazım herhalde. Başladığından beri nasıl bir kötü aysa, hep ölümler hep ayrılışlar gördük, görüyoruz. Önce –seversiniz sevmezsiniz o bambaşka bir konu- Mehmet Ali Birand çekildi, ardından Toktamış Ateş’i ve ünlü ressamımız Burhan Doğançay’ı uğurladık. Sonra Ahmet Mete Işıkara Hoca göçtü, onda sonra da Pınar Kür’ün kendisi gibi edebiyatçı ve romancı olan annesi İsmet Kür’ü yolcu ettik. Tüm bunlardan sonra ise dün gece –aslında dün sabah- acı bir haberle daha sarsıldık. Ferdi Özbeğen, o kadife sesli, güzel şarkıların adamı yoğun bakıma alınmıştı.. Dünün gecesinde de, yani 28 Ocak’ta, o meşum haber geldi.. Ferdi Özbeğen de vefat etmişti..

Şunu belirtmem lazım, taverna müziğini çok seviyorum ve bunu her ortamda dile getirmekten son derece memnunum. Hiçbir zaman saklamadım; Arif Susam olsun, -eski- Cengiz Kurtoğlu olsun, Ümit Besen, Nejat Alp veya rahmetli Atilla Kaya olsun ya da Tuncay Tuncel, hepsini hala oturup büyük bir zevkle dinlerim. Bu yönünü saklayan ve bu yönü bir içki ortamında çıkan çok insan tanıdım. Ama hala hangi akla hizmet bundan çekindiklerine akıl sır erdiremedim. Ferdi Özbeğen’i ise yukarıda ismi geçen tavernacılardan ayrı bir formatta değerlendirmemiz lazım.

Kendisinin müzik bilgisinin ‘öte’ olduğunu, en azından röportajlarından biliyoruz –ki rahmetlinin son röportajı da geçtiğimiz günlerde Hürriyet’te yayımlandı-. Yaş itibarı ile 35 hatta 40 yaş üstü insanlara hitap ettiği de bir gerçek. Fakat o, bazı şarkıları o kadar güzel yorumladı ki, çaldığı eserleri sahiplerinden değil, tamamen ondan dinlemek bizim için daha çekici oldu. Sadece Dilek Taşı için değil bu söylediğim; bir Eskimeyen Dost, bir Mihrabım Diyerek Sana Yüz Vurdum ne bileyim bir Sensiz Yaşamaya Alışacağım ya da Dönsen Bile, tüm bu şarkılara hayat veren –illa ki yazarları ve ağırlıklı olarak Selami Şahin olsa da- yorum itibarı ile Ferdi Özbeğen oldu.

Twitter’dan takip ederdim onu. 2011’in Nisan ayıydı sanırım, şöyle bir tweet atmıştı kendisi: “Kaybedenler Kulübü’nün en güzel yerlerin birinde kendi şarkımı duymak o kadar mutlu etti ki beni. Teşekkürler çocuklar..” Böyle bir insandı işte, bu tweet’i okuyunca tebessüm ettirmişti bana rahmetli. Yaşı, vakti hiç ama hiç önemli değildi; tamamen bizden biriydi çünkü, hala gençlerle birlikte sevinebiliyor ve onları sevebiliyordu. Bu açıdan aslında Kaybedenler Kulübü ekibine de teşekkür etmemiz gerekir diye düşünüyorum. En azından genç nesile Ferdi Özbeğen için bir fırsat verdiler.

Ne yazsak arınamıyoruz halbuki.. Ne karalasak hep bir eksik.. Yukarıda ‘rahmetli’ demeye başladığımdan beri Ferdi Abi’ye, içim eziliyor. Ağla Halime’yi nasıl kolay kolay dinleyeceğim bilemiyorum. Bir İlkbahar Sabahı’nı mutlu olmak için dinlemek isteyip, onsuz olduğumuzu hatırlayacağımda ne yapacağım, muamma.. Kandil’in ilk notaları kulağıma çalındığında ve usta ‘Vefa arıyorum, dost arıyorum..’ dediğinde nasıl olacağım, onu da Allah biliyor.. Benim için çok öte bir abiydi Ferdi Abi. Canlı olarak bir kere bile izleyememiş olmam, en büyük pişmanlıklarımdan. Göçen göçüyor, sen de böyle taziye yazısı yazdığınla kalıyorsun.

Artık diğer tarafta o çok sevdiği dostu rahmetli Zeki Müren’le, nam-ı diğer Zeki Paşa’yla takılacaklar. Biz ise Ferdi Abi’nin bize bıraktığı eserleriyle avunmaya çalışacağız.. Yukarıda da dediğim gibi diğer tavernacılardan ayrıydı O. Kendini de zaten piyanist değil, yorumcu olarak görüyor; böyle de anılmak istiyordu. Rahmet diliyorum tanrıdan onun için. Sarsıcı bir ayrılık oldu, 12 yıldır kanser tedavisi görse de büyük usta, onun ayrılması beni çok üzdü. Yine de güzel, çok güzel bir hayat yaşadığı aşikâr. Değeri, hayattayken bilinen bir sanatçı olması da bizi biraz olsun avutabiliyor. Güle güle Ferdi Abi, seni çok özleyeceğim..

Ferdi Özbeğen – Eskimeyen Dost:

YouTube Preview Image

Ferdi Özbeğen – Ağla Halime:

YouTube Preview Image

Ferdi Özbeğen – Şikayetim Var:

YouTube Preview Image

Ferdi Özbeğen – Piyanist:

YouTube Preview Image

Not: Özellikle yukarıdaki ilk iki şarkıyı izlerken fotoğraflarını da göreceksiniz rahmetlinin. Nasıl güzel, nasıl dolu bir hayat yaşadığının resmi de o fotoğraflar zaten..

Comments
  1. hayri-akkaya

    eline saglik birader muhtesem olmus dracula nyc