Erkeklerde orta yaş krizi emareleri

Şimdi ciddi ciddi bir analiz yazısı bekleyecek olanlarınız için söyleyeyim, bu “Eşiniz son zamanlarda değişti mi? Onu eve bağlayın!” temalı bir yazı değil maalesef. Buraya, artık işi gücü yoluna sokup çoluğu çocuğu everdikten sonra bambaşka kafalara giren bir grup 50 yaş üstü erkekteki hayra mı şerre mi alamet olduğu bilinmeyen köklü ve şaşırtıcı değişiklikler üzerine hep beraber tespitlerde bulunmaya geldik.

Çevrenize şöyle bir baktığınızda 3-5 tanesini göreceğinize garanti verebileceğim bu 50’lik prenslerin yaşadığı içsel buhranın dışarıya nasıl yansıdığını kısaca şöyle özetleyebiliriz:

1)   Saç-sakal uzatma: Yıllar yılı çalışma hayatı yüzünden sinekkaydı gezmiş adam, 50’si itibarıyla ya daha yüksek pozisyonlara yükseldiği, ya da şirket kavramını hayatından topyekûn çıkarttığı için ilk iş olarak saçı sakalı uzatmaya başlar. Yeni imajının kendisine yakışması ya da yakışmaması pek önemli değildir – zira 50’sini devirip türlü arayışlara saplanan erkek kendisi için her halükarda çekici, kemale eren yaşı sayesinde çarpıcı ve seksidir. Bu saçlı sakallı yeni görünümü deri kayışlı kolyeler, kemik çerçeveli gözlükler ve muhakkak sol kulağa takılmış bir adet küpeyle desteklemek caizdir. Yazık ki değişmeye karar veren abinin “sağ kulağa homoseksüeller küpe takarmış” safsatasının yıllar önce çürüdüğünden haberi yoktur. Üniversite yaşamıyla 50. yaşı arasındaki sosyal hayatı adeta karanlığa gömüldüğünden, 80’lerdeki önermelerin hala geçerli olduğunu düşünür ve ona göre hareket eder. Artık çoktan aşılmış olması gereken homofobiklik gerçeğine değinmiyorum bile.

2)   Giyim tarzında revizyona gitme: Saçı sakalı uzatınca, kılığı kıyafeti de ona göre düzenlemek gerekir. Göbekli olsun olmasın, 50 yaş üstü değişime kendini kaptıran erkeğin giyim seçimi dar ve “genç işi” kıyafetlerden oluşacaktır. Dar pantolonunu, sonbaharda bir kovboy çizmesi ve kovboy şapkasıyla kombinleyebileceği gibi, bazen yalnızca kot pantolonun üzerine giyeceği açık yakası düğmeli, tombik memeleri ön plana çıkaran düz tişörtlerle de yetinebilecektir. Zira önemli olan içinde çağlayan gençlik pınarını dışarı aktaracak bir stil belirlemektir.

3)   “Çete” ruhunu canlandırma: 50’sine varan değişimi misyon edinmiş erkek, eninde sonunda kendi yaş grubundaki yakın arkadaşlarıyla bir “motosiklet çetesi” kurarak kendini yollara vurur. Motoru edinir edinmez bir seri “ileri sürüş teknikleri” dersi alıp, deri kılıkları da çektikten sonra bir haftalık Anadolu turlarına katılacak ve her yol tabelasında çektikleri fotoğrafları sosyal ağlarda paylaşarak “Ben daha ölmedim!” diyecektir. Eğer motosiklete ilgisi yoksa, yine aynı grup arkadaşıyla 4 günlük Beyaz Rusya gezileri düzenleyebilir; biraz daha oturaklıysa en fazla Afrika’ya gidip 2-3 aslan, zürafa görür. Ama ne yaparsa yapsın çetesiyle ve evinin “boğucu” havasından ıraktır.

4)   Yeni hobiler edinme: Adam hayatının kaymağını yiyeceği dönemine gelmiş – hiç mi bir şey yapmasın?! İsterse boynundan yalnızca bir aksesuar olarak sarksın, 50’lik prens mutlaka bir fotoğraf makinası edinecek ya da ilkokulda mandolin çaldığı günlere göndermede bulunarak “Benim gençken de müziğe istidadım vardı zaten,” deyip basgitar dersleri almaya başlayacaktır. En olmadı Fedon’un imajını eskiden beri beğendiğinden yelken sporuna meyleder, ama ne yapar eder bir hobinin kollarına kendisini atar.

5)   Çıtırlara meyletme: Haliyle bu yeni imajın ve hobilerin getirisi olan farklı yaşam vizyonu, hayat arkadaşında değişiklik yapma hevesini de beraberinde getirecektir. 50’lik prens, olmayı başardığını sandığı kişinin gazıyla yolda, belde, kafede, barda ya da hobisi vasıtasıyla tanıştığı genç kadınlarla flört etmekten geri durmaz. Bu girişimin temelinde kendini “yılların birikimine vakıf” görmesiyle saçına, sakalına, gözlüğüne, dar pantolonuna ve kapıya bıraktığı motoruna fazlasıyla güvenmesi yatar. “Amanın bunda ne şişkin cüzdan vardır,” sanrısına kapılan nice avcı genç kızımız, ta ki cüzdanlarının boş olduğunu fark edene değin kendilerine prim vermeyi sürdürdükçe, bu meyil devam edecektir.

İşin komiği, 50’sini devirir devirmez gaza gelip dünyada mevcut tüm zevkleri bir arada tatmayı kafasına takmış erkeğin, 5-6 yıl sonra “Ya bu olmadı böyle,” diyerek eski hayatını aramaya başlamasıdır. Zira kendine vaktiyle pek de iyi bakmadığından motosiklet üzerinde gezmek kıçını ağrıtmaya, tepesi açılan saçlarının uzunluğundan istediği randımanı alamamaya başlar. Bu noktaya gelenlerini parmağınızla gösterip gönlünüzce dalga geçebilirsiniz. Zira hayatın kaymağını yiyeceğiz diye maymun olmanın alemi yoktur.

 

Comments
  1. Erkan

    Tam da anlattıklarınızı yapmayı hedefliyorum:) Hepsini birarada düzenli bir şekilde yazmışsınız.
    Teşekkürler.
    Alternatif önerileriniz var mıdır?