En güzel 10 futbol demeci

Simon Kuper’in bir kitabının adıdır: Futbol Asla Sadece Futbol Değildir Ülkemizde, bilhassa son dönemde iyice ağızlara sakız olan ‘Siyasetin futbolda işi yok’ saçması da sırf bu kitabın adıyla çürütülebilecek bir durum aslında. Futbol, insanın olduğu yerde her ne varsa onu içinde barındırır. Tek tek saymak mantıksız olur. Siz tüm duyguları, tüm çevresel faktörleri geçirin aklınızdan ve bunları adrenalin etkisiyle çarpın. Futbol işte bu yüzden çok dolu dolu bir oyundur. Ve asla sadece bir oyun da değildir. Buralarda soğuduk futboldan belki. Şikesiydi, AKP etkisiydi derken izlediğimiz şeyin gerçekliği konusunda şüpheliyiz artık. Ama az sonra sıralayacağım on güzel adamın on güzel sözü belki tekrardan oyunun saflığına inanmanızı sağlayacak. Belki de hiç sevmediğiniz bir oyuna karşı ön yargılarınızı kırıp bir iki maç izleme hevesi uyandıracak. Oyuncuların, antrenörlerin bu oyuna nasıl, hangi ego seviyesinden, nasıl bir açıyla baktığını gösterecek kimi klişe olmuş ve kulağınıza çoktan çalınmış, kimi ise birazdan öğreneceğiniz ve birkaçı haricinde egodan kırılan demeçlere buyrun:

1- Brian Clough – “Eğer Tanrı futbolun havadan oynanmasını isteseydi gökyüzünü çimle kaplardı.”

rsz_untitled

Kendini beğenmiş Big Head lakaplı antrenör Brian Clough. Öyle kendini beğenmiş ki ‘Ben dünyanın en iyi teknik direktörü değilim, ama kesinlikle ilk birdeyim diyebilirim.’ şeklinde açıklama yapabiliyor. İkinci lig takımı Nottingham Forest’ı Premier Lig’e çıkardığı sene şampiyon yapan, ertesi sene ve bir sonraki sene de iki adet Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu kazandıran menajerin bunu söylemeye hakkı da var diye düşünüyorum. Antrenörlük hayatının Leeds United’a denk gelen 44 berbat gününün anlatıldığı ‘The Damned United’ filmini izlerseniz Michael Sheen’in canlandırdığı Brian Clough’ın kişiliği hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Futbolu güzel oynamayı seven, bu nedenle topun göğe uzaylanarak değil de, ayağa pas olarak oynanmasını takımlarına direten teknik adamın açıklamasıydı yukarıda okuduğunuz söz de.

2- Gary Lineker – “Futbol basit bir oyundur; 22 adam 90 dakika boyunca bir topu kovalar ve sonunda hep Almanlar kazanır.”

Gary-Lineker_England

Bir İngiliz’in ağzından bu sözün çıkması, hele ki İngilizler ve Almanlar futbol konusunda bu kadar çekişme halindeyken gerçekten ilginç. Sanırım kariyeri boyunca hiç sarı kart görmemiş olması da bu ilginç sözü söyleyebilecek kadar doğrucu, düzgün bir adam olduğunun göstergesi. Lineker milli formayla Wembley’de iki defa Hat Trick yapmış. İkisi de Türkiye’ye karşı. Bu da Lineker’le bizim aramızdaki bağ.

3- Eric Cantona – “Ben, belli bir takıma karşı oynamam. Ben, yenilgiye karşı oynarım.”

eric_cantona_159b1_800

Cantona’nın kazanma hırsını 90’ların başında izlediği maçları hatırlayabilecek denli çöp bir hafızaya sahip olanlar anımsayacaklardır. Hangi sporu yaparsa yapsın Cantona gibi adamlardan kurulmuş bir takımın sırtı yere gelmez. Cantona, Nike’ın reklam filmlerinde de bir süre boy göstermiş, kamera karşısındaki oyunculuğa da yatkın bir isim. Cantona’yla ilgili güpgüzel bir film izlemek isteyenlere de ‘Looking for Eric’ adlı film tavsiyemdir.

4- Zlatan İbrahimovic – Kendisine ‘Sence elemeleri kim geçecek?’ sorusunu soran muhabire ‘Sadece Tanrı bilir.’ gibi üstün körü bir cevap veriyor.

Tabi devamı var: Muhabir- Bir fikrin yok demek. Bunu Tanrı’ya sormak zor olacak.

Zlatan- Şu anda kendisiyle konuşuyorsun.

AC Milan's and Sweden's soccer player Zlatan Ibrahimovic poses during a news conference on the occasion of the promotion of his autobiography "I am Zlatan", in Stockholm

Henüz Türkiye’de yayımlanmadı fakat “Jag är Zlatan (Ben Zlatan)”  adlı otobiyografisini okuduğunuzda İbrahimovic’i daha iyi analiz etme fırsatı bulacaksınız. Zlatan İbrahimovic, Eski Yunan döneminde olduğu gibi hemen her şeyin bir tanrısının bulunduğu dönemde yaşasaydı kesinlikle Futbol Tanrısı olduğunu iddia ederdi.

5- George Best – “Paramın büyük kısmını içkiye, kadınlara ve hızlı arabalara harcadım. Gerisini? Gerisini de çarçur ettim.”

article-1190861-00547CEC00000258-169_468x391

Şimdi açıp fotoğraflarına baktığınızda o kadar da yakışıklı olmadığını düşünebilirsiniz. Ama o dönem Beşinci Beatle olarak anılacak kadar popüler ve bir o kadar da başarılı Manchester United forveti George Best. Kadınlara, içkiye, şaşalı yaşama o kadar kaptırmış ki kendini, o muhteşem yeteneğini sadece kısıtlı bir zaman izleme fırsatı bulmuş futbolseverler. Kadınlara, içkiye ve lükse olan ilgisini bir zaaf olarak değil de doğru bir yol olarak gördüğünü sadece bu demecinden değil bir çok demecinden anlayabiliyorsunuz.

6- Jose Mourinho- Yine bir muhabir sorusuna cevap. Muhabir sorar: Takımınız yorgun muydu? Mourinho’nun cevabı ise : “Yorgun mu? Günde on beş saat çalışan, buna rağmen evine ayda en fazla birkaç yüz euro götüren baba yorgun olur. Biz olamayız!”

Jose Mourinho 'trashed a decent suit' celebrating Real Madrid's late goal

 

Bir benzer demeci NBA’de Charles Barkley vermişti zamanında. Kendisine ‘Maçtan önce stres yaşıyor musunuz?’ diye soran gazeteciye ‘Stresi, evini asgari ücretle geçindirmek zorunda olan baba yaşar.’ diye cevap vermiş, gönülleri fethetmişti. Hangi takıma gitse, orayı kazanan haline getiren; takım içindeki oyuncuları tarafından bir baba yerine konularak sevilen, fakat takım dışındaki herkesin nefret ettiği Jose Mourinho. Türkiye’de de sık sık sorulan bu soruya kendi menajerlerimizin verdiği yorumları düşününce Jose Mourinho’nun neden bu kadar farklı ve başarılı olduğunu anlıyorum.

7- Metin Kurt- “Halka en yakın yer neresi? Çizgi! İşte ben de çizgide beklerdim. Antrenör ve idarecilerin olduğu tarafta oynamayı sevmiyordum. Kapalının önünde oynamamak için bir devre sağ açık, bir devre de sol açık oynardım.”

tumblr_m9b2jaP6Hd1qcgdr8o1_500

 

“Futbol arsada güzel, borsada değil.” vecizesinin de sahibi, futbolcuların sendikalaşması sürecinde bayrağı en önde taşıyan, halkın adamı Metin Kurt. Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz bu güzel dava adamı, bütün hünerlerini zar zor para biriktirip kendini izlemeye gelen halka en yakın olan yerde, kapalı tribün önünde sergileyebilmek adına iki devre iki farklı pozisyonda oynamayı seçmiş.

8- George Best- “Eğer bana ‘Üç kişiyi çalımladıktan sonra 30 metreden Liverpool’a nefis bir gol atıp tribünleri ayağa kaldırmak mı, yoksa Miss World’ü yatağa atmak mı?’ diye sorsanız karar vermesi çok zor olurdu. Şanslı biri olarak her ikisini de yaptım. Ama birini 50 bin kişinin gözleri önünde..”

20130202_212055_zps6df9d0a2

Aslında “George Best’in Ego Fışkıran 10 Demeci” adlı bir yazı bile yazılabilirdi belki. Ne de olsa “Pele good, Maradona better, George Best”. Bu da George Best’in ağzından çıkmış ve L’pool taraftarı olmama rağmen seçtiğim, ikinci buram buram ego kokan, kendi sorup kendi cevapladığı demeci.

9- Johan Cruyff- “Futbol çok basit bir oyundur. Ama hiçbir şey futbolu basitçe oynamak kadar zor değildir.”

cruyff2

Total Futbol diye adlandırılan ve Hollanda’yla özdeşleştirilmiş, şimdilerde yavaş yavaş eski etkisini kaybetmiş olsa da, Barcelona’nın hala oynamaya çalıştığı taktiği dünya futboluna hediye etmiş Johan Cruyff, futbolun  ne kadar basit ve bir o kadar da zor olduğunu çok güzel bir dille ifade etmiş.

10- Armando Diego Maradona- “O el benim değil, Tanrı’nın eliydi.”

touch

Aslında bu listede ilk sıraya koymak lazım bu sözü. Fakat 10 numaranın ağzından çıkan bu 10 numara sözü 10. sıraya koymak daha güzel olur diye düşündüm. Aynı maçta gelmiş geçmiş en güzel golü de atmıştı İngiltere’ye. Arjantin’i kupaya götüren bu çeyrek final maçında bir de eliyle attığı gol var ki kimse kızamıyor yapmış olduğu çirkinliğe. Maçtan sonra elle gol attığı hatırlatılınca da yukarıdaki demeci veriyor. Sanırım Zlatan İbrahimovic’in de bir itirazı olmaz Armando Diego’ya.

YouTube Preview Image
Comments
  1. Esra

    2-4-6-7-8 en güzelleri, geriye pek bir şey kalmadı ama 😀

    10’a zaten laf etmek haddime değil.