Elveda Pulp

Bazı gruplar vardır. Hani ulaşmak istedikleri yerlere bir anda ulaşır ve aynı hızla kaybolurlar, bazıları da ulaşmak istedikleri yere yavaş ama emin adımlarla ilerleyip uzun süre adlarından bahsettirebilirler.

İşte Pulp öyle bir grup. Pulp kurulduktan 12 yıl sonra bile adlarını duyuramamış, kimsenin dikkatini çekemeyen albümler ve EP’ler piyasaya sürmekten daha fazlasını yapamamıştı. 80’li yılların sona ermesiyle birlikte yani 90’lı yıllarda Britpop’ta bir patlama yaşamasının da büyük katkısıyla Pulp, hayran kitlesi kazanmaya başlayıp sesini duyurmaya başladı. Adını duyurmasıyla birlikte grup, neredeyse tüm indie-gruplarının stillerini deneyerek kendi stilleriyle oynamaya başladılar. Pulp’ın müziğinin imzası, David Bowie’yle Roxy Music’in karışımı, glam rock, disco, new-wave, acid house, Avrupa Pop’u ve İngiliz indie rock’ının birleşimi oldu diyebiliriz. Grubun geniş içeriğe sahip olan melodileri solist Jarvis Cocker’ın şarkı sözlerindeki sabit fikirlerini aksettiriyordu. İkinci el pop’tan farklı olarak Pulp, aykırı stilleriyle dikkat çekiyordu.

2002 yılında plak şirketleri Island’la yollarını ayırmış, belirsiz süreyle ara vermişti grup. 2011′de dünya turnesi kapsamında bir araya gelen grup, Coachella ve Glastonbury festivallerinde headlinerlar arasındaydı. Pulp, bu yıl bol tartışmalı ‘hassas’ festivalimize de gelmiş, Türkiye’deki hayranlarıyla ikinci kez buluşmuştu. Ben kendi çapımda o festivali protesto ettiğim ve zaten kendilerini 2003 yılında dinlediğim için gitmemiştim. Ama bir an “Acaba gitsem de adamları dünya gözüyle son bir kez daha izlesem mi” diye düşünmedim değil. Zira sadece bu turne kapsamında bir araya geldiklerini ve bir daha göremeyeceğimi biliyordum.

Geçen hafta ise beklenen haber geldi. Jarvis Cocker, bu birlikteliğin yeni şeyler üretmek için olmadığını açık açık beyan etti. Ekibin eski parçaları çalmak için bile çok efor sarf ettiğini söyleyen Cocker “Yeni bir albüm üzerinde çalışmamak, insanları bu albümü almaya ikna etmek zorunda olmamak güzel bir deneyim. Gün batımında denize açılma zamanımız geldi, birlikte çalmak her zaman çok keyifli ama bunu sonsuza kadar yapamazdık” demiş.

Ne diyelim hayırlısı… Bazı şeyler bitince bitiyor. Ki birçok grup dağıldıktan sonra kişisel olarak iyi projelere de imza atabiliyor. Ben Cocker’ın yapacağı solo albümü heyecanla beklerim açıkçası. Tahminimce kendisi bundan sonraki kariyerini film soundtrack’leri üzerine yoğunlaşarak geçirecektir. Harry Potter, Children of Men gibi pek çok film müziğinde imzası bulunan Cocker, grubu dağıttıktan sonra kendine özgü bir iş çıkarmaya çalışan çoğu güzide müzisyenimiz gibi bu alanda kafa yoracaktır gibime geliyor.

Sonuç ne olursa olsun biz onları çok sevdik, kendilerine müzik dünyamıza kattıkları renk için teşekkür ederiz…

Pulp’dan Something Changed dinlemek için:

YouTube Preview Image
Comments
  1. Mehmet Erdoğan

    Sana o kadar gel, son konseri izle dedik Burcu :)

  2. Burcu Tuvay

    Evet ya ama protest tavrımı bozmayayım dedim :)