Dünyanın kaderini değiştiren Spitfire

Dünyanın kaderini değiştiren silah nedir diye sorsam size tahminen Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından bahsedersiniz. Doğrudur, hepimizin kaderini sonsuza dek değiştiren ve “atom çağını” başlatan bu iki uğursuz silah kesinlikle doğru cevaptır ama öncesi de var… Hem de bu silah iyi yönde değiştiren bir silah!

Spitfire…

2.Dünya Savaşı… III.Reich’ın durdurulamaz Alman orduları neredeyse tüm kıta Avrupa’sını ele geçirmiş… Polonya birkaç haftada demir yumruk altında ezilmiş. Kıtanın en büyük ordularına, deniz kuvvetlerine, tank ve top gücüne sahip Fransa haftalar içinde düşmüş. Alman subayları Champs-Elysées’de kahvelerini yudumlar hale gelmiş.

Spitfire_by_Baddog2k7

Tüm dünya şaşkın… Herkes korku içinde sıra şimdi kimde diye bekliyor. Ve beklenen oluyor. Doymak bilmez Hitler gözünü İngiltere’ye çeviriyor. “Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk” un burnu havada o çok kibirli sahiplerine bir ders vermenin zamanı çoktan gelmiş de geçiyordur onun gözünde.  Üniformalarına sığamayan kendi hava kuvvetleri komutanı Mareşal Hermann Goring’e emir veriyor. İngiltere dümdüz edilecek ve daha sonra da yapılacak çıkartma ile tamamen fethedilecek… O sırada dünyanın en güçlü hava kuvvetleri olan Luftwaffe’nin patronu olarak kibir konusunda İngilizlerden aşağı kalmayan Goring hemen hazırlıklarına başlar ve düzenli günlük bombardıman ekiplerini Manş Denizi üzerinden İngiltere’ye yollar.

Fakat ilk birkaç başarının ardından gelen raporlar hiç de iç açıcı değildi. Beklenmedik miktarda yüksek Alman uçak kayıpları planları önce aksatmaya, sonra da tamamen durma noktasına getirmiştir. Araştırmalar ve pilot raporları sonucunda anlaşılır ki ana sebep RAF (Royal Air Force – Kraliyet Have Kuvvetleri) ait ilk yekpare metal tasarımlı ve tek pilotlu avcı uçağı Spitfire’dır. Baş tasarımcısı R.J. Mitchell olan, 1938’de hizmete giren ve bütün II. Dünya Savaşı boyunca Kraliyet Hava Kuvvetlerine hizmet eden bu küçük uçak 1950’lere kadar Kraliyet Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmıştır. İngiliz uçak fabrikaları toplam olarak 22,777 Spitfire ve türevlerini imal etmişlerdir. Bu kader değiştiren uçak Türkiye’ye de değişik zamanlarda değişik modelleri ile gelmiştir.

Spitfire_Vb_-71Sqn_by_KevJon

Spitfire’lar Rolls-Royce Merlin motoruna sahiptiler. İnce ve yuvarlağımsı kanatları sayesinde çok keskin dönüşler yapabiliyor ve çok hızlı gidebiliyorlardı. İki kademeli (kapalı, tam) kanatçıklara sahiptiler. Yüksek hızlarda keskin dönüşler yapabilme kabiliyetleriyle en büyük rakipleri olan Alman hava kuvvetlerinin gözbebekleri olan Messerschmitt Me (Bf) 109 ve Focke-Wulf Fw 190’lara karşı büyük başarılar kazanmışlardır. Öyle ki Alman bombardıman uçaklarını koruyan bu iki avcıya karşı kazandıkları başarılar sebebiyle savunmamız kalan Me-110 ve Heinkel He-111’ler tabiri caizse ördek gibi avlanarak düşürülmüştür.

İşte bu noktada dünya tarihinin ve kaderinin değiştiğinden bahsedebiliriz. Nasıl mı?

Elindeki hava kuvvetlerinin büyük kısmını İngiltere’yi işgal etmek için hoyratça harcayan hırslı Adolf Hitler, bu işgalin gereğinden fazla uzadığına ve pahalıya patlamakta olduğuna karar verir ve planlarını değiştirir. Yeni hedefi Bolşevik Rusya’dır!  Bu noktada hayatının hatasını yapar.  Alman orduları uçsuz bucaksız topraklara, korkunç bir iklime ve sınırsız bir insan gücüne sahip bu dev ülkeye saldırdığında başlangıçta büyük başarılar elde ederler. Ancak zamanla kaynaklar tükenecek, yenilmez ordu yorulmaya başlayacak ve ikmal, ulaşım, bombardıman gibi ihtiyaçlarla İngiltere saldırılarında kaybedilen uçaklar mumla aranır duruma gelecektir. Sonuç hepimizce biliniyor. Amerika’nın İngiltere’nin yanında savaşa girmesiyle ve Rusya’ya yardım göndermeye başlayınca savaşın tüm dengeleri değişecek ve iki cephede birden savaşmak zorunda kalan Alman orduları, 1945 baharında teslim olduğunda kanlı savaş sona erecektir.

SpitfireSistersPosterLarge

Spitfirelar olmasa ve İngiltere Alman ordularınca işgal edilmiş olsaydı nasıl bir dünyada yaşıyor olurduk hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Çünkü Batıda kendisini meşgul edecek hiçbir kuvvet kalmayınca Almanlar belki de tüm güçlerini ve dikkatlerini Rusya’ya yoğunlaştırıp, eninde sonunda bu savaşı kazanacaklar ve dünyanın öbür ucundaki müttefikleri Japonlarla Rusya ovalarında el sıkışacaklardı.  Amerikalıların aslında kendilerini hiç ilgilendirmeyen bu büyük savaşa girmesine sebep olan Pearl Harbor ise başka bir yazının konusu…

Sonuçta bir kelebeğin kanatlarını dünyanın bir ucunda çırpmasının dünyanın öbür ucunda çok büyük şeylere yol açabildiğine iyi bir kanıttır bu hızlı kuşun hikâyesi… Hem İngilizlerin hem de tüm dünyanın hep minnettar kalacağı bir çelik kuş… Öyle ki adına filmler dahi çekilen bir çelik kuş…