‘Dünya çirkini’ Yoko ve ‘pis’ hippiler

Efendim bugün günlerden Pazartesi. Malum haftanın ilk günü, hepimizi yataktan spatulayla kazıyarak kaldırdılar, hiç bitmesin dediğimiz hafta sonu yine bitti. Ama telaşa mahal yok! Çünkü ofisinizde çaylarınızı, kahvelerinizi yudumlarken bu yazıyı okurken hepinizin sabah mahmurluğunu atacağından şüphem yok. Aslında mevzu ciddi. Çok kaliteli (!) basınımızın bir dönem hippilere kafayı feci şekilde takmış olması ve John Lennon’un karısı Yoko Ono’yu ‘dünya çirkini Japon heykeltıraş’ olarak ilan etmesiyle ilgili.

Aslında fazla söze gerek yok. Fotoğraflar, arşivler her şeyi gözler önüne fazlasıyla seriyor. Seviye yerlerde… (Gerçi şimdi de o eşiği çok geçebilmiş değiliz ama o konulara hiç girmeyelim isterseniz.) Evet efendim, ilk fotoğrafa dikkatlice bakınız. Hangi gazete olduğu belli değil. Ancak belli ki bu yazıyı kaleme alan kardeşimiz John Lennon’un güzel eşi Cynthia’dan ayrılmasını fazlasıyla içerlemiş, “Yahu sen Beatle’lardan John Lennon’sın, nasıl bu kadını bırakıp, Yoko Ono gibi dünya çirkini bir kadına gönlünü kaptırırsın” diyerek almış sazı, pardon kalemi eline başlamış yazmaya.

Öyle bir kaptırmış ki bu kardeşimiz kendisini, gören Lennon’ın yatak odasından yazıyor zanneder. Zira kendisinin ifadesiyle, “John Lennon iki aydan beri bir Amerikalı rejisörün karısı olan Japon asıllı çirkin heykeltıraş Yoko Ono ile gizli gizli sevişmektedir” diyor. Kardeşimiz gazını alamıyor, üstüne “John Lennon Yoko’ya aşıktır ve ikisi de evli olmalarına rağmen çılgınlar gibi sevişmektedir” diyor. Abimiz bizzat yerinde izlemiş, görmüş yani sevişmenin şiddetini!

Üstteki fotoğrafa dikkat! “JOHN’un sevgilisi Yoko Ono evli bir kadındır” yazıyor resim altında. Anladık güzel kardeşim, ikisi de evli, kadın da çirkin. ‘So what?’ derler adama… El alemin derdi seni niye bu kadar geriyor anlayamadık ki?

Durum hippilere gelince daha feci sayın okur. Bir dönem Türkiye’ye “Savaşma seviş” felsefesiyle gelen zavallı hippilerin bizlerin elinden çekmediği  kalmamış. Hepsi arkalarına bile bakmadan kaçmışlar belli ki güzide memleketimizden…  Efendim yandaki fotoğrafa dikkatinizi çekmek isterim yine. Görüldüğü üzere bir kızımız hippiliğe özenmiş, sonra bitlenmiş, sabaha kadar kaşınınca  hippilikten vazgeçmiş. Kendisine de bu takdirlik hareketi nedeniyle yüce halkımız ve basınımız tarafından ‘yıldızlı pekiyi’ verilmiş. Doğru yolu bulmuş temiz, pak, cici kızımız… Allah muhafaza hippi olmak şeytan işi… Tövbe tövbe…

Bitmedi, Milliyet Gazetesi’nde yer alan bu haber hippi kardeşlerimizle yüce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mücadelesini anlatmakta. Habere göre hippileri hamama sokan değerli belediyemiz, hippi kardeşlerimize kuru temizleme hizmeti de veriyormuş. Temizliği sevmeyen! hippiler de derhal şehri terk ediyormuş.  O belediye keşke biz 80 jenerasyonuna da aynı hizmeti verseymiş. İlkokul dönemlerinde İstanbul’daki genel su kesintisi yüzünden tüm okulun bitlendiğini hatırlıyorum. Bizi de bir hamama götürüp iki kese atsalarmış ya…

Bu haber en bombalarından… Anadolu Ajansı’nın haberine göre hippilerin cinsel gücü yokmuş. Ürolog Mahmut Çetiner “Hippilik dıştan  göründüğünün aksine, cinsel organları alınmış bir hayvan sürüsünden başka bir şey değildir” diye buyurmuş kendisi… Test etti onayladı herhâlde diye geliyor adamın aklına. Zira bu kadar kesin bir kanaate varmak için bizzat deneyim sahibi olmak şart. Böyle ürologlar kaldıysa benden söylemesi biz Avrupa’dan daha erken yaşlanırız…

 Bitmiyor, bitemiyor… Bu yandaki fotoğraf, biri Almanya’dan biri Fransa’dan biri de Danimarka’dan kopmuş Adana’ya gelmiş 3 hippi kardeşimizin “Olur böyle vakalar, Türk polisi yakalar” durumuna cuk diye oturuyor. Seks tartışmalarıyla etrafı rahatsız etmiş hippilerimiz, (Seks tartışması nasıl oluyor anlayabilmiş değilim ama eski toprak anlıyormuş demek ki) bizim ahlak polisimiz de hippileri kulaklarından tuttuğu gibi götürmüş karakola. Mevzu aslen şu, bu arkadaşlar bir meydanda seks hakkında konuşuyorlar iddiaya göre. Bizim ‘çok yüce Türk aile yapısına’ uymadığı için bu mevzular şikayetçi oluyor halk da. Valla o dönemde Adana’da herkes şakır şakır İngilizce konuşuyormuş, anlıyormuş demek ki diye düşündüm direk. Mevzuyu anlamış bir de şikayetçi olmuş yurdum insanı. Karakolda da nazik polis abilerimizin ikinci dili gibi İngilizce konuştuklarını varsayarsak, iki taraf için de meselenin olaysız kapanmış olması kuvvetle muhtemel! Vah gariban kardeşlerim, vah… O fotoğrafın dili olsa da konuşsa…

 

 Bu da son fotoğrafımız sayın okuyucu. “Kendileri pis fakat vicdanları temiz” hippiler yine haber olmuş. Vakti zamanında birileri Halide Edip Adıvar’ın heykelini yakmaya çalışmış, bu hassas arkadaşlarımız  da  büstü yıkamış. Mevzu bu. Ancak başlıktaki “iyrençççç” vurgusu dikkate değer.

Uzun lafı kısası, zamanında ne Yoko’yu ne hippileri bağrına basabilmiş bu millet.

Haydi herkese iyi haftalar!

Comments
  1. İbrahim Sali

    Hippileri bilemeyecegim de, Yoko Ono’yu sevmiyorum acikcasi lennon’in o mukemmel sozleri onoya yazmasida beni sasirtmisti ask boyle birsey sanirim.

  2. Burcu Tuvay

    Aşk işte, diyecek birşey yok :)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>