’80ler Hard ‘n Heavy albümlerine yolculuk

İlkini geçen hafta yazdığım “enstrumental rok gitar albümleri” nin bir dönemi vardı; ’80 ler, bizim hayatımızdaki en önemli müzik dönemiydi. O dönemin yağıyla kavrulan bizler müzik seçimimizi çoktan yapmıştık. Artık ne tür çıkarsa çıksın kulak asmadan geçer giderdik. Glam rock, hard rock, heavy metal, thrash bizim var oluş sebebimizdi adeta. Bu yazımızda da hard ‘n heavy albümlerine bir göz gezdirelim. Bunlar sadece beni etkileyen, tutkumu perçinleyen, hayatıma ışık tutan seçimlerim. Biliyorum daha nice albümler var…

Dokken – Under Lock and Key (1985) : Komşunun yeğeni Amerika’dan yazın gelmese bilmeyecektim böyle bir grubun varlığını. Teyplerimizin yüzlerini birbirine çevirerek kasetten kasete yaptığımız çekme sonucu tüm sözlerini ezberlediğim tek albüm. George Lynch gibi bir gitaristi tanımamın sebebi. Yıllarca hiç bitmeyecek tükenmeyecek Dokken, Geroge Lynch sevdamın başlangıcı. ‘The Hunter’, ‘In My Dreams’, ‘Lightnin’ Strikes Again’, ‘Unchain The Night’, ‘Will The Sun Rise’ gibi olağanüstü ve unutulmayacak parçaların içinde bulunduğu dönemin en iyi albümlerinden biri. Don Dokken (vokal), George Lynch (gitar), Jeff Pilson (bas), Mick Brown (davul)

Def Leppard – Hysteria (1987) : Dev grup Def Leppard’ın 4. albümleri ama bu zamana kadar ki en güzel albümü. 3 katlı ahşap evimizin en alt katındaki taşlıkta arkadaşım Arnavut Burak’la sobaya bişeyler bulup atmaya çalışırken, 4’lü biralarımızla ya da ufacık paralarımızla ne alabilmişsek, teybimizde “Hysteria” kaseti ısınmaya çalışırken hissettiğimiz duyguların inanın tarifi yoktu. İki sopa Burak’ın elinde yastıklarda davul çalıyor, ben elimde kalınca bir sopa hayali gitar çalıyorum; hey gidi günler. ”Woman”, ‘Love Bites’, ‘Pour Some Sugar on Me’ Huzur içinde uyu Steve Clark. Joe Elliot (vokal), Steve Clark (gitar), Phil Collen (gitar), Rick Savage (bas), Rick Allen (davul)

Tesla – Mechanical Resonance (1986) : Adını ünlü fizikçi Nikola Tesla’dan alan hard-rock grubunun ilk albümü. Listeleri alt üst eden “The Great Radio Controversy” albümlerinin çıkmasına daha 3 sene var. Ama beni alt üst etmeye yetti de arttı bile. İçinde rock, blues, country öğelerini taşıyan albümde ‘Changes’, ‘Before My Eyes’ beni çok derinden etkilerdi. Lise döneminde yaz tatillerinde tekne, yat, sandal boyacılığı yaparken zorla çaldırırdım kasetten, ne bilim iyi hissederdim kendimi. Jeff Keith (vokal), Frank Hannon (gitar), Tommy Skeoch (gitar), Brian Wheat (bas), Troy Lucketta (davul)

W.a.s.p. – The Last Command (1985) : Çocukluk arkadaşım Burak Acar’la (Maskara) heavy metalin doruklarına çıktığımız mükemmel albüm. İlk kez bir albümün orjinal plağını kendi imkanlarımızla almanın gururu içinde; Burak’ların evinde katalitik sobanın etrafında tüm mahellaye plaktan kasete çektiğimiz günleri hatırlıyorum. Heryerden boş kaset geliyordu. Çekerken de bir yandan dinliyorduk. Blackie Lawless’in olağanüstü yorumu; heavy metal öğelerini kafamıza vura vura öğretmesi gibi. ‘Wild Child’, ‘Cries in the Night’, ‘Widowmaker’; “The Last Command” albümünün unutulmaz parçaları hala döner dururlar kafamın içinde. Blackie Lawless (vokal, bass), Chris Holmes (gitar), Randy Piper (gitar), Steve Riley (davul)

Saxon – Innocence is No Excuse (1985) : Saxon’ın “Power and the Glory” albümü nereden kaldıysa aklımda kalmış. Ama ülkemizde bandrollü kasetlerin çıkışına az sayıda şirket ev sahipliği yapıyordu. Yanlış hatırlamıyorsam ‘Kent’ firması çıkarmıştı bu albümü. “New Wave of British Heavy Metal” bayrağını taşıyan öncü ve dev grup Saxon. 33 yıllık müzik geçmişlerinde her geçen gün daha iyi albümlere imza attılar. Ama o döneme ait anılarımda ve ‘Broken Heroes’, ‘Rockin’ Again’, ‘Raise Some Hell’ hit parçalarıyla havalarda gitar ve davul çalmamıza neden olan önemli bir albümdür benim için. Biff Byford (vokal), Graham Oliver (gitar), Paul Quinn (gitar), Steve Dawson (bass), Nigel Glockler (davul)

Whitesnake – Whitesnake (1987) : Ne albüm! O kadar dev albümlere imza atılıyordu ki o dönemlerde, ötesi yoktu. Coverdale’i duymuştum Deep Purple’dan ama böylesine olağanüstü bir çalışmaya imza atacağını hiç düşünememiştim. John Sykes; o her attığı soloda, yine lisede yaz tatilinde küçücük sandalımızla yola çıktığımız Anadoluhisarı’ndan Körfez koyu’na (Kanlıca) varana kadar bizi alabora ediyordu. Bir agresiflik; kaldı ki 15-16 yaşında bizde o da var. Çocukluk arkadaşım Murat Tükenmez’le sandalın küreklerini pek bir hışımla çekiyorduk. Kötü parça yok albümde; ‘Bad Boys’, ‘Still of the Night’, ‘Cryin’ in the Rain’, ‘Is This Love’, ‘Here I Go Again’ ve daha niceleri. David Coverdale (vokal), John Sykes (gitar), Neil Murray (bas), Aynsley Dunbar (davul)

Xyz – Xyz (1989) : Bir söylentiye göre Los Angeles’da “The Whiskey” adlı gece kulübünde çalıp söylerlerken Don Dokken keşfetmiş grubu. Terry Ilous vokal stili pek bi etkilemiş Dokken solistini. İyi de olmuş; 4 adet albümleri var grubun. Ama ilk iki albümde öyle bir adam var ki gitarda (Mark Diglio) kimse kıymet bilmemiş. Hard-rock gitar böyle çalınır nitelikte ders veriyor adeta. Panterakay kulakların çınlasın, az koşmadık bu adamın peşinden, nasıl bıraktı, neden bıraktı ve şimdi ne yapıyor bilen yok soran yok? Aynı White Lion gitaristi Vito Bratta gibi. Terry Ilous (vokal), Marc Richard Diglio (gitar), Patrick Fontaine (bas), Paul Monroe (davul)

Great White – …Twice Shy (1989) : Yine orjinal bandrollü kasette dönüp dolanırdı teyplerimizde. Mark Kendall’ın o ince kıyılmış gitar melodilerine takmıştık kafayı gitarlarımızla çıkartacağız diye. Led Zeppelin’e olan hayranlıkları ve benzerlikerini bir kenara bırakırsak; (kaldı ki daha sonraları Great Zeppelin:A Tribute to Zeppelin bir konser albümü de yapmışlardır) dönemin iyi bir rock topluluğuydu. Ama “Twice Shy” albümü ‘The Angel Song’, ‘Mista Bone’, ‘House of Broken Love’, ‘Once Bitten, Twice Shy’ gibi parçalarında Jack Russell’ın eşsiz yorumları dinlenmeye değer kılıyordu. Jack ayrılmış olmasına rağmen gruba hep yakıştırdığım Terry Ilous da son albümleri “Elation” da görevini fazlasıyla yerine getiriyor. Jack Russell (vokal), Mark Kendall (gitar), Michael Lardie (gitar, piyano), Tony Montana (bass), Audie Desbrow (davul)

Cinderella – Night Songs (1986) : En az Xyz kadar severim bu albümü de. Xyz’le aynı kaderi paylaşıyorlar diyebilirim sanırım; bu sefer de Jon Bon Jovi keşfetmiş grubu. Hayırlısı olmuş. İlk albümleri “Night Songs” nasıl geçtiyse elimize yine orjinal bir plak. Kasetlere çekip sebil dağıttık herkese. Zaten toplam 4 stüdyo albümleri var grubun. Hepsi de güzel ve değerli ama ‘Night Songs’ albümün en gözde ve en iyi parçaları bence. ‘Shake Me’, ‘Nobody’s Fool’, ‘Somebody Save Me’, ‘Push Push’, ‘Back Home Again’ favorilerim. Tom Keifer (vokal, piyano), Jeff LaBar (gitar), Eric Brittingham (bass), Fred Coury (davul)

Msg – Save Yourself (1989) : Yaşayan efsane Michel Schenker’ın Ufo ile çalmaya ara verdiği dönemde solist Robin McAuley ile kurduğu ‘McAuley Schenker Group’ un piyasaya çıkardığı 4 albümden ikincisi. İlki 1987 tarihli “Pefect Timing” de hafızalarımda ve arşivimde yer almıştır. Ama ‘Save Yourself’ daha önemliydi benim için. Parçaların güzelliğinden mi yoksa yaşadıklarımdan mıdır nedir; ‘Anytime’ ile Boğaziçi’nde seyreylemek şu alemi, tarifi imkansız bir hazdı benim için. Aynı şeyi çocukluk arkadaşlarımın da düşündüğüne bahse girerim. Robin McAuley (vokal), Michael Schenker (gitar), Steve Mann (gitar), Rocky Newton (bass), Bodo Schopf (davul)

Bu albümler ve daha buraya eklemediğim nice albümlerle geçti benim ve arkadaşlarımın o dönem Anadoluhisarı’ndaki gençlik yaşantılarımız. Her albüm bir anıydı bizim için, yaşanılan bir paylaşımdı ve bir daha geri gelmezdi.

Bu yazımı, ’80 lerdeki günleri paylaştığımız, o dönem çocukluk ama bugün hala yanımda olan arkadaşlarıma ithaf ediyorum. Sevgilerimle. [Burak Yüksel, Burak Acar, Murat Tükenmez, Tunç Aka, Akay (Panterakay), Soner Öztürk, Serhat Çetinkaya, Ufuk, Alp, Öztürk Kayıkçı, Genç Osman, Kürşat, Kemal Arıkan, Ferhat B.]

Comments
  1. Rumeysa Bıçak

    Abi sen olmasan ben nasıl öğreneceğim bunları 😀 michael olivayı da seninle tanıdım zaten sağolasın .

  2. gurcansarı

    arkadaşım naaptın sen..
    sene 87 yaş 19 teypte wasp arkasından def lepard, araya doro pesch cila olsun diye de ritchie blackmoore. kadıköyde bakırköyde nişantaşında doldurma kaset peşinde koşmalar.
    – bu iyimi abi
    – iyidir koçum sen bi dinle.
    – ama thrash diyo ne bu metal diimi şimdi.
    – iyidir iyii.
    diyalogları.
    vay beee. o kadar oldumu yav.

  3. Metin Tiryaki

    Bu albümler benim için de efsanedir Okan Baba (bir tek Saxon severim ama bunlarla bir tutmam).
    Bu listenin devamına bunları da ekle Baba.

    Metallica, Megadeth, Slayer, Testament, Anthrax, Iron Maiden, ACDC, Zz Top, Van Halen. (Bunlardan her albüm olur)

    Ayrıca:
    Quiet Riot – Metal Health (1983)
    Twisted Sister – Stay Hungry (1984)
    KISS – Lick It Up (1983)
    Bon Jovi – Slippery When Wet (1986)
    Helloween – Keeper of the Seven Keys Part II (1988)
    Manowar – Kings of Metal (1988)
    Guns n’ Roses – Appetite For Destruction
    Motorhead – Ace of Spades
    Scorpions – Blackout
    Mötley Crüe – Girls Girls Girls
    Skid Row – Skid Row
    Aerosmith – Permanent Vacation
    Judas Priest – British Steel
    Deep Purple – Perfect Strangers
    Ozzy Osbourne – Diary of a Madman
    Dio – Holy Diver
    Extreme – Extreme

    Daha çok var da ilk aklıma gelenler bunlar…

    Bu arada geçtiğimiz mayıs ayında Amerika’da M3 rock festival diyet 3 gün süren bir festival yapmışlar, sabahtan akşama kadar 80’lerin baba gruplarından bir çoğu sahne almış, kadroyu görsen aklın gider Baba. Bu hafta yazacağım büyük ihtimalle. kadroya bakar mısın…
    Queensyrche, Ratt, Dokken (Lynch de kendi grubuyla katılmış), Quiet Riot, XYZ, Night Ranger, Skid Row, Warrant, La Guns, Stryper, Great White, Bang Tango, Loudness, Kix, Enuff Z’nuff.

    • Okan Meriç

      Metincim yazmayı düşündüğüm 2. seride senin bu albümlerden bazılarını kullanacağım haberin olsun 😉 O festivale XYZ de çıktı ha? ama ben Marc Richard Diglio suz XYZ çekemiyorum. Zaten Terry Ilous da Great White gitti, o grup yaşıyor mu hala?

      • Metin Tiryaki

        Valla bir ara bir forumda okumuştum Diglio ‘nun dönme ihtimali var diye, zaten 2003 Letter to God albümünde geri dönmüştü belli mi olur :) Terry Great White’a gitti ama o grup karışık biiyorsun, 2 tane Great White oldu. Mark Kendall ile Jack Russel’ın tekrar birleşme durumları var o zaman Ilıous da geri döner. Zaten bir ropörtajında XYZ ‘yi bitirmedik demişti, mayısta da sahne almışlar. Baba youtube da var tüm m3 konseri bir göz at istersen.

  4. Levent Güngör

    Metin Tiryaki öyle bir vuruş yaptı ki, grup ve albüm bazında söyleyecek söz kalmadı.

    Sürekli yeni isimler öğrendiğim, ilgimi çekecek bişeyler çalacak diye İzzet Öz’ü, Yavuz Aydar’ı takip ettiğim yıllar. Kaynak kıtlığında TRT sağolsun, hafif batı müziği diye bazen Iron Maiden, Running Wild falan çalıyordu. Kim yeni bir albüm alsa o gün 3-5 kopya eşe dosta çekilirdi. Tabii ki boş kaset yok, artık dil dersi kaseti mi olur, birisinden araklanan pop kaseti mi olur kayıt edilecek bişeyler bulunurdu.

    Plaktan, kasetten, radyodan kayıtlar, acidçiler, teknocular ve walkman, bir dönemin özeti…

  5. Burak Acar

    çok güzel yazı.beni de o günlere döndürdü.Cinderella orjinal albümü nasıl geçtiyse elimize diye yazmışsın, hatırlarsan ben almıştım o albümün orjinalini..2 ay geldi mi geldi mi diye sorardık remix müziğe..yine whitesnake 1987 albümünün siparişi geldi haberini alınca, okulu kırıp beraber gitmiştik almaya.tabii o zamanlar herşey kıymetli, bir albümü 2 ay bekleyince 2 gün sarılıp beraber yatıyorsun ..hey gidi günler diyicem.neyse 80 ler çok güzeldi, çok özeldi, ellerine sağlık hatırlattın bize tekrar