Doğumu beklemek…

Bundan birkaç yıl önce Rus fotoğraf sanatçısı Jana Romanova’nın sosyal hayatı tümden değişmiş. Tüm yakın arkadaşları sanki anlaşmış gibi aynı anda hamile kalmış! Ve sonrasında aralarındaki tüm diyaloglar çocuklar, onların ihtiyaçları, evlerinde yapmaları gereken değişiklikler ve hamileliğin günlük hayata getirdiği yüklerden ibaret hale gelmiş. Romanova şöyle devam ediyor: “Bu baş etmem gereken zorlu bir dönemdi ve ben sorunlarımı her zaman fotoğraf yoluyla çözdüm. Ve bu konuda bir proje hazırlamaya karar verdim.”

Romanova1

Ve sonra “Bekleyiş – Waiting” adını verdiği projesine başlamış. Projenin ana teması, bebek bekleyen arkadaşlarının evinde kalan Romanova’nın sabahın erken saatlerinde uyuyan çiftleri fotoğraflaması üzerine kurulmuş. Romanova şöyle devam ediyor: “Mümkün olduğunda arkadaşlarımın evinde kalıyor –rahat çalışmak için herkesin dinlendiği hafta sonlarını tercih ederek- sabah 5-6 gibi uyanıp fotoğraflarımı onların uyuduğu en doğal halleriyle çekiyorum. Bu mümkün olmadığında 5 civarı gelerek onlar tekrar uykuya dalan dek mutfakta bekleyip çekimlerimi yapıyordum.

Daha sonra Romanova projesinin boyutlarını genişletmeye karar vermiş ve internet üzerinden yüzlerce hamile kadına projede yer almak isteyip istemediklerini soran e-mailler atmış.  2 yıla yakın vaktini alan bu çalışmayla, toplam 40 çift bulmayı başarmış. 40 haftalık hamilelik sürecinin her haftası için 1 çift…

Romanova4

Bu noktada Romanova ilginç bir noktanın daha farkına varmış. Proje için başvuran çiftlerin genelde 20-30 yaş arası bir yaş aralığına sahip olduklarını fark etmiş. Yani Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından önce doğan son kuşak oldukları gerçeğini… Başka bir bakış açısıyla doğacak çocuklar yıkılan Sovyetler Birliği’ni sadece tarih kitaplarından öğreneceklerdi. Böylece proje sadece bebek bekleyen çiftlerin fotoğraflanmasından çıkıp bir nevi yeni Rusya’nın modern şehirlerinde yaşayan genç aileler profiline dönüşmüş.

Romanova2

“Kuş bakışı” etkili fotoğraflarını çekebilmek için merdiven kullanan Romanova’nın fotoğraflarındaki çeşitlilik ise dikkat çekici… Birbirinden sosyo-kültürel olarak bu kadar farklı çiftlerin pek çoğunun benzer uyku pozisyonlarında uyumayı tercih etmesi projenin ilginç noktalarından bir diğeri. Son olarak Romanova’nın en çok dikkatini çeken noktalardan biri ise fotoğrafladığı bu kadar çiftin kullandığı yatak çarşaflarının -neredeyse imkansız denecek şekilde- bir tanesinin bile bir diğerine benzememesi olmuş!