Descendants: Zıt duyguların müthiş uyumu

Bugün gösterime giren Senden Bana Kalan (Descendants), yılın en iddialı yapımlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. 5 dalda Oscar adaylığı ve 2 dalda kazandığı Altın Küre (En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu) ile dikkatleri üzerine çeken Descendants’ın başrolünde ise George Clooney var. Clooney’in filmdeki performansı birçok eleştirmen tarafından oyuncunun kariyerindeki en iyi performanslardan biri olarak görüldüğünü söyleyelim. Filmin yönetmen koltuğunda About Schmidt ile iki Oscar adaylığı bulunan ve Sideways ile Oscar kazanan Alexander Payne var.

Aslında filmin öyküsü hemen hepimizin başına gelebilecek kadar sıradan. George Clooney’in canlandırdığı Hawaii’li toprak sahibi Matt King, eşinin ciddi bir tekne kazası geçirmesi sonrasını adeta tüm hayatını yeniden gözden geçirmek zorunda kalıyor. Sorunlu iki genç kız babası olan Matt, kızlarını alıp Kauai’ya bir tatile götürüyor. Bu esnada da seçmişini ve geleceğini yeniden değerlendiriyor. Aslında filmi çok özetle eşi komada olan iki çocuklu bir babanın çaresizlik öyküsü olarak da adlandırabiliriz. Fakat bu çaresizlik öyküsünde, duygu sömürüsünün abartılmamış olması benim için filmin en önemli artılarından biri.

Kaui Hart Hemming’in ilk romanından uyarlanan film, insanı içine çeken çok sıcak bir öyküye sahip. Zaman zaman güldürürken zaman zaman da izleyicisi derin bir üzüntü içine sokuyor. Film boyunca bu iki zıt duygu çok uyumlu bir şekilde harmanlanıyor. Diğer taraftan sadece Clooney’in müthiş performansını görmek için bile bu film izlenir.

Oscar Töreni’nin hemen öncesinde vizyona giren Descendants’ın en iyi filmin en iyi yönetmen, en iyi kurgu, en iyi uyarlama senaryo ve en iyi erkek oyuncu dallarının hangisinde ya da hangilerinde altın heykeli aldığını ise hep birlikte 26 Şubat’ta göreceğiz.

YouTube Preview Image