Cemre

martiniçka
“Sanki rahat bir toprakmışım da, içime
Bir cemre düşmüş gibi ısındım.”
Turgut Uyar

 

Cemreler baharın ilk müjdecileridir ve kelime itibariyle “kor-köz” gibi anlamlar taşır. Halk takviminde ise havaların ısınmasını dile getirilen özel zamanları işaret eder. Kasım günlerinin 105. gününde havaya, 112. günü suya ve en son olarak da 119. günü toprağa düştüğüne inanılan cemreler, genel olarak doğanın uyanması için gerekli sıcaklıkların görülmeye başlandığı zamanı ifade eder. Birer hafta arayla görülen cemrelerin ilk ikisi miladi takvime göre Şubat ayının son iki haftası, sonuncu cemre ise Mart ayının ilk haftası gerçekleşir.
Cemrelerin görülmesi ile ilgili hoş bir Edirne geleneğinden yeri gelmişken bahsetmek gerekir. Baharın bu günlerinde bahar temizliğine koyulan anneler kendilerini meşgul etmesinler diyerek, yanlarına katık edecekleri yiyecekler koyar ve evdeki çocukları “Gidin Cemre’yi arayın!” diyerek Meriç boyundaki mesireliklere yollarlarmış.
cemre
Çocukların azık çantalarında mutlaka bulunması gereken yiyeceklerden birisi haşlanmış yumurtadır. Trakya’nın diğer kesimlerinde benzer şekilde kırlara çıkılarak kutlanan “Mart dokuzu” geleneğinde olduğu gibi yumurta tokuşturma geleneği diri olarak yaşatılmaktadır. Bu geleneğin gayrimüslim halkın yörede mübadele öncesi yaşarken kutladığı Paskalya günlerindeki yumurta boyama, yumurta tokuşturma geleneğinin müslüman halk tarafındaki karşılığı olduğu aşikardır.
Bir Balkan geleneği olan Marteniçka -ki daha çok Bulgaristan’da rastlarız- göçlerle ve uzun yüzyıllar bir arada yaşamış halkların kültür aktarımıyla Trakya’ya da taşınmıştır. Baharın gelişinin sağlık ve barış temennileriyle kutlandığı, halk takviminin en renkli yapraklarından biridir.
Marteniçka esas olarak kırmızı ve beyaz iplikçiklerden eğrilen bileklikler, yaka süsleri gibi objelere denir. Marteniçkalar düğme, boncuk, metal objelerle zenginleştirilebilir ya da insan figürleri taşıyan süslemelere sahip olabilir. Bazen bu süsler evlerin kapılarının üstlerine, bitkilerin dallarına vb.. de asılır. Özellikle Bulgaristan’da Mart ayının gelişiyle her tarafta marteniçkalar satan hediyelik eşya dükkanları kendini hemen ortaya koyar.
Kırmızı beyaz ipliklerden marteniçkalar hazırlayıp bileklerine takanlar üç düğüm atarlar ve üç dilek dileyerek kırlangıçları ya da leylekleri gözlemeye başlarlar. Umulur ki, Mart ayı çıkmadan onları görürlerse bilekliği takarken gönüllerine yerleştirdikleri dilekleri de gerçekleşecektir. Mart ayı bitmeden kırlangıçları ya da leylekleri görenler bileklerindeki marteniçkaların düğümlerini çözerler ve taze bir bahar dalına asarlar.
Şimdi ne mi yapıyoruz, göğe bakarak kırlangıç ve leylekleri görmeyi umut ediyoruz..