Feb
20

BB: Re-load

Çok uzun bir aradan sonra birinciblogdan selamlar… Hepimizin tadını kaçıran ufacık parka göz dikildiği o dönemde yazmayı kestik. Herkesin daha önemli meseleleri vardı.  Size hiçbir şey olmamışçasına çiçek, böcek, film, müzik, konser, sergi yazarak kendimize küfür mü ettirsek yoksa olan biteni derinliğine yaşayıp içimizde değerlendirsek mi dedik. Bizi takip...
Henüz teknoloji böylesine çılgın atmaya, herkes kendi cebinde fotoğraf makineli/video kameralı telefonlar taşımaya başlamamışken Polaroid fotoğraf makinesi ne kadar büyülü bişeydi, hepiniz hatırlarsınız. 32 pozluk filmi bitirip fotoğrafçıya tab ettirmeyi beklemenin bünyelerde yarattığı sabırsızlığı ortadan kaldıran, en güzel anları yine o anda ölümsüzleştirmeye yarayan bu küçük karelerin hepimizin geçmişinden...
1862 İngiltere, 1906 Fransa, 1907 ABD, 1960 Çin, 2014 Soma ve kader… Günlerdir bir şeyler yazmak istiyorum ama boğazımda düğümlenen bir şeyler var. Bu mesleğin kaderinde ölüm varmış! Olağan şeyler, olağan şüpheliler. Vicdanın bu yaşananlara bir anlam vermekte çok zorlanıyor. Nerden tutsan kömür olmuş bir ceset gibi elinde ufalanıyor....
Dün akşamdan beri deliriyorum olanlara, ihmale, rezalete… Dayanamadım daha fazla döküldüm. Buyrun okuyun. Ben seneler önce indim bir kömür madenine… Yıllar önce bilgisayar sektöründe çalışırken işçi takip sistemi kurmak için tanınmış bir bilgisayar firması, çalıştığım şirket adına ben ve diğer ortaklarla adını vermeyeceğim kömür işletmelerine gittim. Tanışma, hoş, beş...
Bu sabah da bir çok sabah olduğu gibi acı haberle uyandık. Sahi biz en son ne zaman güzel bir habere uyandık? O kadar alışmışız ki artık beynimiz uyuştu, duygularımız köreldi, acı bile bizi acıtmıyor neredeyse artık. Bu ülkede ölüm o kadar hayatımıza işlemiş ki şaşırma yeteneğimizi bile kaybetmişiz. Her...
Oğlum acayip zenginiz lan aslında hepimiz. Gözlerinizi kapatıp bir toplum düşünün. Maşallah her bireyi bir VIP (yani Türkçe meali çok özel şahsiyet) memleketin her yerinden zenginlik ve prestijli yaşam fışkırıyor. Ama dikkat edin hep aynı kelimeleri duyuyoruz, premium, gold, elit, vip, ayrıcalıklı ve benzerleri. Şimdi gözlerinizi açın ve etrafınıza...
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte kişioğlunun hormonlarında hareketlenmeler olmuyor değil. Sürekli bir üreme dürtüsü güdümlü hareketler, ortaokul öğrencisi misali salyalar akıtarak aşık olmalar, karşımızdakini tavlayacaz diye maymunlaşmalar, şarkılar, şiirler, rakı masasında efkarlanmalar, üşenmeden kenan doğulu konserine gidip bağıra bağıra “festival gibisin katılmak istiyorum” söylemeler filan derken, yeminle herkesin ibresi aşırılıklara...
Yaklaşmakta olan yaz aylarının stresiyle birlikte spor salonlarının yine hınca hınç dolduğu bir bahar ayında daha sizlerle birlikteyiz sevgili okur. Herkes bu aralar o kadar azimli ki, para kazanmak için her an olmadık yerinden kampanya üretebilme kapasitesine sahip spor salonları yeni üye kabul edemiyor, zavallı koşu bantları salonlara üye...
Apr
04

Cemre

“Sanki rahat bir toprakmışım da, içime Bir cemre düşmüş gibi ısındım.” Turgut Uyar   Cemreler baharın ilk müjdecileridir ve kelime itibariyle “kor-köz” gibi anlamlar taşır. Halk takviminde ise havaların ısınmasını dile getirilen özel zamanları işaret eder. Kasım günlerinin 105. gününde havaya, 112. günü suya ve en son olarak da 119....
İki gündür aklımdan geçenleri yazmak istiyorum ancak ya nefret dolu sözler çıkıyor ya da çoğu zaman hiçbir şey çıkamıyor. Televizyon zaten izlemem çünkü çoğu zaman sosyal medya çok daha tarafsız ve doğru olabiliyor. Ve işte 2 gündür bu haberle yıkılıyor gündem (tabii ki belli bir kesim için). 264 günlük...
Daha 7 gün önce annemi kaybettim ben. 7 koca yıldır mücadele ettiği kansere sonunda yenik düştü; 1 hafta hastanede, 8 saat yoğun bakımda kaldıktan sonra gözlerime baktı, ellerimi veda için son kez sıkarak cennetin yolunu tuttu anneciğim benim. O son 8 saatin nasıl da ağır ağır geçtiğini, ne kadar...
Bundan birkaç yıl önce Rus fotoğraf sanatçısı Jana Romanova’nın sosyal hayatı tümden değişmiş. Tüm yakın arkadaşları sanki anlaşmış gibi aynı anda hamile kalmış! Ve sonrasında aralarındaki tüm diyaloglar çocuklar, onların ihtiyaçları, evlerinde yapmaları gereken değişiklikler ve hamileliğin günlük hayata getirdiği yüklerden ibaret hale gelmiş. Romanova şöyle devam ediyor: “Bu...
Yakalı önlüklerimiz içinde, tahta sıralarda oturduğumuz dönemlerden hayal meyal hatırladığımız ve bizi hayata hazırlayan ilk ders olan Hayat Bilgisi, yetişkinlikte de aynen eskiden olduğu gibi, ihtiyaç duyduğumuz alanlarda bize gerekli donanımı kazandırmak için yeniden ete kemiğe büründü. “Yeni şeyler bilmek lazım” sloganı ile yola çıkan Hayat Bilgisi, Azmi Karaveli,...
Malumunuz son günlerin yeni internet fenomeni, hocaların hocası İlber Ortaylı… Tarihçi bir büyüğüm kendisi için “pir-i tarih” der. Yalan da değildir, bu işin piridir. Benim kendisiyle tanışmam ise ortaokul sıralarına rastlar. Evimizde hocanın birkaç eseri benim ise tarihe yoğun bir merakım vardı. Ancak yaşım ufak eserler büyüktü, fazla okyabildiğimi...
Yaşım 14’tü bu hastalığa yakalandığımda. Her şeyin ilkini aklımıza kazıdığımız şu hayatta böylesine büyük bir hastalığa yakalandığım günü hatırlamıyorum. Nereden, kimden ve nasıl kaptığıma dair en ufak bir fikrim yok.   O yıllarda Macintosh alan zenginler haricinde geri kalan herkes ‘Toplama’ diye tabir edilen bilgisayarlar kullanıyordu. Internet Cafe’ye gidersin,...