Caravaggio: Karanlıkların efendisi

caravaggio1

Vatikan’da beni çevreleyen refaha hayretle bakıyorum. Sağım solum önüm arkam altından. San Pietro kilisesi gözlerimi kamaştırıyor. Böylesi bir görkemi daha önce görmüş müydüm, hatırlamıyorum. Katoliklerin koyu Hristiyanlar olduğunu bilirdim ama tanrının suretini bunca güzelliğe sığdırmış olduklarını bilmiyordum.

Duvarlar tanrının oğul ve kızları; en çok da Madonna ve İsa’yla dolu. Bebek İsa, genç İsa, yaşarken İsa, ölürken İsa, ölmüşken İsa, yerde İsa, gökte İsa…

İsa ve Madonna, sadece Vatikan’da değil tüm Roma sokaklarında… Pul pul dökülmüş fasadların köşelerinde, sütunlarda, çeşmelerde, kiliselerin duvarlarında, her an her yerde. Ve hangi öyküde resmedilmişlerse orada, müthiş bir güzellikle çevrili halde… Öyle bir güzellik ki, ürpertiyor. Hatta düpedüz korkutuyor.

Rönesans’ın kalbine indiğimde, Floransa’da, daha da vurucu bir hal alıyor bu güzellik. Hangi kelime olsa eksik kalıyor hissettiklerimi anlatmaya. Kelimesiz bir hissiyat öyle.

Rüyalarımı süsleyen David’le karşılaştığım an dilim tutuyor. Michelangelo’nun 29 yaşında yonttuğu kusursuzluğun karşısında dilsizim.

Uffizi’de Boticelli’nin Primevera’sının önünde kaç zaman bilmiyorum durduktan sonra, uzun koridorun sonundaki küçük odaya giriyorum. Odaya girer girmez gök gürlüyor, şimşekler çakıyor, parlak fosforlu ışıklar geçiyor başımın üzerinden… dilim çözülüyor. Medusa’nın yılanlı kesik başıyla yeniden nefes alıyorum.

Caravaggio ile yeryüzüne dönüyorum.

caravaggio2

Michelangelo, Da Vinci, Raphael, Botticelli, Bernini, Titian… Rönesans’ın ve Barok dönemin sayısız dâhisinin bu dünyada yaşamış olduğuna inanmak güç. Ama Caravaggio’nun yaşadığı kesin. Işıksız desenlerinde anlattıkları gerçek. Tanrının suretini tam da olması gereken yere; kopkoyu, kaskatı bir gerçeğin orta yerine düşürmüş. Her fırça darbesinde hayal dünyasından biraz daha çalmış.

Asıl adı Michelangelo Merisi olan, İtalyan Barok ressam Caravaggio, 17’nci yüzyılın başlarındaki gerçekçi resmin en iyi, en devrimci örneklerinden sayılıyor. Sıradan insanları, kimi zaman sokaktaki ayyaşlarla fahişeleri model aldığı gerçekçi, basit ve dini temaları işleyen resimleriyle ünlü. Ama en çok ışığı ve karanlığı kullanış biçimiyle…

28 Eylül 1573’de İtalya’nın kuzeyinde Lombardiya’da doğmuş. Resim eğitimi almış. Roma’ya gelmeden önce bir süre Milano’da yaşamış. Müzisyenler, Genç Adamlar, Falcı gibi ünlü erken dönem eserlerini burada yapmış.

Eserleri bugün New York’tan Paris’e, dünyanın tüm sanat merkezlerine dağılmış durumda. Ama İtalyanca’da, “aydınlanma” şeklinde tercüme edilebilecek “chiarisco” fiili olmuş eylemlerini elbette en çok anavatanı İtalya’da görmek mümkün. Roma’da Villa Borghese’de pek çok eseri var. Goliath’ın başını elinde tutan David burada mesela. Genç Caravaggio’yu resmettiği Hasta Bacchus da burada. Muhteşem St Jerome de burada.  Roma’da ayrıca sıradan bir sokaktaki sıradan bir kilisede de her an paha biçilmez bir Caravaggio ile karşılaşmanız mümkün. Turistik kaynaklara geçmiş olan en ünlüleri San Luigi dei Francesi kilisesi ile Popolo meydanındaki ikiz kiliselerden Santa Maria del Popolo’dakiler. Ve söylediğim gibi, Caravaggio’nun yağlıboya Medusa’sı, Floransa’da Uffizi müzesinde sergileniyor. Meleklerin sayesine oğlu yerine koçu kesmeye ikna olan İbrahim’i resmettiği Isaac’ın Kurban’ı da yine burada.

sacrifice-of-isaac-1602

Caravaggio’nun resimlerindeki karanlık, figürlerini daha seçilir kılmak için kullandığı bir araçmış sadece. Yoksa bir metafor değil. Kitaplar böyle diyor en azından. Ama bu karanlık Caravaggio’nun hayatı için basbayağı bir metafor olarak kullanılabilir. Zamanının anlaşılmamış talihsiz yeteneklerinden biri kabul edilen Caravaggio, Madonna’yı resmederken kullandığı fahişe modeller, sokaktaki ayyaşın yüzünü İsa’ya yapıştırması nedeniyle, haliyle, kilisenin hiç hoşuna gitmezmiş. Sürgün edilmiş, başı hastalıklardan kurtulmamış. Asabiyeti adam öldürecek kadar çokmuş. Kimselerle anlaşamazmış. Sonunda da zaten öldürülmüş. Tıpkı Athena’nın kıskançlıktan yılan saçlı ucubeye çevirdiği, sonra da başını kestirdiği güzeller güzeli Medusa gibi…

Caravaggio, efendisi olduğu karanlıklara gömüldüğünde sadece 38 yaşındaymış.