Bulutsuzluk özlemi sardıysa beni

Ne kadar önemlidir benim için, hayatımın en güzel zamanlarını beraber geçirdiğim güzel grup. Tabi Nejat abiyle aynı semtin çocuğu olmam, müziğe ve gitara olan merakım bu birlikteki en büyük payın sahibiydi. Şanslıydım; 1986 yılında Anadoluhisarı’nda daha yeni yapı taşlarını oluşturmaya başlayan bu dev grubu, bütün mahalle çocukları sokaktan dinlerdik. Bir enstruman çalmak ve bir grup kurmak hayalleriyle yaşıyorduk. Tamam hepimiz Hard’n Heavy müziğini seviyorduk ama karşımızda Rock gitar motiflerine Türkçe yazılmış sözlerden oluşan parçalar çıkıyordu. ‘Evinde Gitarın Var Mı‘, ‘Yalnız Kalma’, ‘Kütürdet Beni Rutubet‘, ‘Ekmek Aslanın Ağzında’ ; Nejat abinin aklından, kaleminden ve dudaklarından dökülen sözlerdi. Rock müziğe Türkçe söz yazmak öyle herkesin harcı değildi. Fikret Kızılok, Bülent Ortaçgil, MFÖ’nün şarkı sözleri güzeldi ama bizim içimizdeki rock ateşini alevlendiremiyordu. Gitarla olan flörtümüz daha da ilerlemişken, birden kendimi Bulutsuzluk Özlemi’nin tam içinde, sahnede, amfileri, davulları ve gitarları taşırken buldum.

Daha ne isteyebilirdim ki; hayranı olduğum grubun yanındaydım, onlara yardım ediyordum, hiç iş gibi gelmiyordu bana; müziğin tam içindeydim. O zamanlar Bulutsuzluk, ‘Bulutsuzluk Özlemi’ (1986) isimli albümlerini çıkarmış, ‘Uçtu Uçtu’ albümünün kayıtlarını tamamlamak üzereydi. Grubun kadrosu Nejat Yavaşoğulları (gitar ve vokal), Akın Eldes (gitar), Sina Koloğlu (klavye), Filip Sümbülkaya (davul), Richard Hamer  (alto saksafon), Kanöz Ozan (bas gitar)’dan oluşuyordu. Yıllarca tüm gençlerin dilinde adeta marş olan ‘Sözlerimi Geri Alamam’, ‘Tepedeki Çimenlik’, ‘Acil Demokrasi’, ‘Evet Evet’, ‘Şili’ye Özgürlük’gibi parçalar hep bu albümden çıkmıştı. Nejat abi yapacağını yapmıştı yine; Rock müziğinin üstüne vurucu sözlerini çok iyi oturtmuştu.

İşte o tarihten sonra konserler, turnelerle dolup taşan koskoca bir 20 yıl geçirmiştim, Bulutsuzluk Özlemi’nin 26 yıldır süre gelen ve hala devam eden tarihinde. Dile kolay 20 sene. Neler gördüm, neler yaşadım; yazsam, bu sayfalara sığmaz. Hani derler ya “Kimler geldi, kimler geçti” ; grubun tarihi boyunca bir çok davulcu, basçı, gitarist değişikliklerini hep yaşadım. Ayrılıklarda hep üzüldüm, hüzünlendim. Ama onlarla çok güzel anılarım oldu, dostluğumuz pekişti ve devam etti. Bir Demirhan Baylan, Akın Eldes, Serdar Öztop, Süleyman Bağcıoğlu, Utku Ünal, Burak Güven, Filip Sümbülkaya, Richard Hamer, Berke Özgümüş, Murat Tükenmez, Onur Sarıkaya, Cihangir Bıyıkoğlu geldi geçti Bulutsuzluk Özlemi’nden. Bu isimlerin her biri kendi dalında usta olan müzisyenlere çok güzel ev sahipliği yaptı Bulutsuzluk Özlemi.

Sting ile  İnönü Stadyum konseri, 1993 yılında İsviçre’deki konserler, Kıbrıs konserleri, Edirne’den Kars’a kadar yaptığımız Türkiye turneleri, 2004 Bulutsuzluk Senfoni konseri, 2006 Bulutsuzluk 20 Yaşında konseri, Posof, Hasankeyf, Çıralı, antik kent Myndos, Bergama için yapılan konserler unutulmaz anılarla doludur benim için. Hiç mi Bulutsuzluk Özlemi’nden ayrı kalmadım? 1997’den 1998 yılının ortalarına kadar askerlik süresi boyunca gruptan bir buçuk yıl ayrı kalmıştım. Geldiğimde o müthiş albüm “Yol” un kayıtları tamamlanmış piyasaya çıkmak üzereydi. ‘Yol’ albümünü, müzik, sözler ve sound açısından çok severim, favori albümlerinden biridir. Yine dillerde marş olacak parçalar doludur bu albümde. Bu albümden sonra benim çok sevdiğim ve kendisinden çok şey öğrendiğim  gitarist Akın Eldes ve Sunay Özgür (bas gitar) gruptan ayrıldıkları zaman gerçekten çok üzülmüştüm. Yerine Ankara’dan çok değerli gitarist Süleyman Bağcıoğlu ve Burak Güven (bas gitar) gelmişti. Müzisyenler değişiyor ama Bulutsuzluk yoluna devam ediyordu. Bu ekiple 2001’de “Numara” albümü çıktı. Konserler birbirini kovalıyordu. Yine bir değişiklik; benim de çok büyük hayranlık duyduğum Serdar Öztop gruba dahil oldu. Ondan da öğrenecek çok şeyim vardı. Her grubun yaşadığı bu değişim rüzğarları aslında benim için tam bir müzik öğrenimi gibi birşey oluyordu aslında. Gitara ve müziğe olan merakım gün geçtikçe daha da artıyordu. 2004’de “Bulutsuzluk Senfoni” konser albümü de piyasaya çıkmıştı.

Bu sıralarda Sina Koloğlu’yla beraber Radyo 92.3 adlı yeni bir istasyonda ‘Boyalı Kuş’ adlı radyo programına başladık. Bir yandan da “Haberci” belgeselinin müziklerini yaptık.  2006 yılı “Felluce/Bağdat” single şeklinde ortaya çıkıyor ve gitarist Serdar Öztop’un yerine Deniz Demiröz gruba dahil oluyordu. Bu değişim rüzgarları hep devam etti;  Utku Ünal ayrıldı Berke Özgümüş geldi davula; 2006 ‘Bulutsuzluk 20 Yaşında’ konserinden sonra Burak Güven yerine tanıdık bir yüz, yine Sunay Özgür (bas gitar) dahil oldu gruba. Bu arada “Zamska” albümü de piyasaya çıkmıştı. Grupta son bir değişiklik yine davulda oldu ve Berke Özgümüş’ün yerine Gencay Kıymaz görev yapmaya başladı. Eh ben de artık grupta 20 yılımı doldurmuş ve 2001 yılından beri devam ettirmeye çalıştığım ‘Gitarist’ programımı epey ilerletmiştim. Gitardaki gelişimim de  yol kat etmişti.

Aslında grupta yaptığım iş zor bir işti. Bütün grubun alet edavatından ben sorumluydum. Sahne kurulmasından toplanmasına kadar, hele ki uzun turnelerde ve yollarda, festivallerde sorumluluk iyice artıyordu. Genç işiydi bu iş. Hiç unutmam Utku Ünal bir gün bana “oğlum bu gruptan herkes gider, sen kalırsın” derdi ama kazın ayağı öyle değildi. Tamam çok değişimler gördüm yaşadım; bir müzisyen gitti diğeri geldi. Fakat geçen yıllara karşı koyamıyordun ki, yaşlanıyordum artık ve bazı şeyler zor gelmeye başlıyordu. Bırakma vakti gelmişti. Hiç bunun olabileceğini düşünmemiştim bile; söyledim Bulutsuzluk Özlemi’nin temel taşı Nejat abime, zor bir karardı ama anlayışla karşıladı. Sonuçta genç işiydi bu iş. Ne kadar özlüyorum şimdi o günleri biliyor musunuz? Bir daha dünyaya gelsem yine Bulutsuzluk Özlemi’yle beraber olmak isterdim, hiç düşünmeden hem de.

Yine o güzel anıları yaşamak, yine konserlere gitmek, turnelere çıkmak, müziğin içinde olmak ve en önemlisi o eski dostlarla geçirmek gençliğimin en güzel yıllarını, nasıl isterdim. Bulutsuzluk Özlemi’yle olan beraberliğim süresince tanıdığım ve bir çok anıyı paylaştığım bu müzisyen dostlarımla hala görüşürüz. Hepsi dosttur, hepsi candır, hepsi Bulutsuzluk Özlemidir.

Bulutsuzluk Özlemi:
Nejat Yavaşoğulları – gitar, vokal
Sina Koloğlu – piyano
Sunay Özgür – bas gitar
Deniz Demiröz – gitar
Gencay Kıymaz – davul

Eski Dostlar; Akın Eldes, Filip Sümbülkaya, Demirhan Baylan, Utku Ünal, Serdar Öztop, Berke Özgümüş, Burak Güven, Süleyman Bağcıoğlu, Onur Sarıkaya, Murat Tükenmez, Cihangir Bıyıkoğlu , Richard Hamer, Kanöz Ozan .

 

Bulutsuzluk Özlemi – Yine Düştük Yollara:

YouTube Preview Image

Bulutsuzluk Özlemi -Yaşamaya Mecbursun:

YouTube Preview Image

Bulutsuzluk Özlemi – Beynim Zonkluyor:

YouTube Preview Image
Comments
  1. Serdar Öztop

    Çok güzel bir yazı olmuş Okancığım. Ellerine sağlık. Bulutsuzluk Özlemi ile geçirdiğim zamanın, seninle ve tüm grup üyeleriyle sürdürdüğüm dostluğun benim hayatımda da önemli bir yeri var. Bu güzelliği yasamış olduğumuz için ne mutlu bizlere!

  2. Okan Meriç

    Serdarcım çok teşekkür ederim, Bulutsuzluk sayesinde başlamış olan bu güzel dostluğumuz, ömür boyu devam etsin.

  3. okşan meriç

    Çok güzel olmuş okanım ne güzel yazmışsın senın kadar kımse bu kadar ıyı anlatamazdı.

  4. Emrah Gürkan

    Okan baba harbi çok güzel yazmışşsın, ellerine sağlık….

  5. Akın Eldes

    Slm.duygulandim.ne güzel yazmişsın..

  6. Pınar Kavçak

    Okan’cım sen Bulutsuzluk Özlemi’ni anlatırken sanki bir buluta bindim ve özlem dolu hislerle yıllar, anılar içinde Uçtu’m Uçtu’m.. Eline kalemine sağlık..

  7. Barış İşyar

    Harika bir yazı olmuş Okan Abi. Ben de rock müziğe Bulutsuzluk Özlemi ile başladım. Bütün gruplar bir yana Bulutsuzluk Özlemi bir yanadır benim için de. Sadece Nejat Abi değil, her müzisyenin katkısıyla dev bir çınardır. Ve bu çınar daha uzun yıllar senin gibi benim gibi nice müziksevere harika anlar yaşatacak.

  8. Soner

    yeni gördüm baba. çok da güzel olmuş. eyvallah

  9. Stuart

    Okan, harika yazdın, Bulutsuzluk Özlemi grubu herkes için özel anılar taşıyor. Kalbımızda halen ve daima yerinde olduğunu bilen biliyor :o) Saygı ve sevgilerimizle… Stuart, Özlem & Jacqueline

  10. sina koloğlu

    okan eline sağlık. yazarken daha rahat ifade ediyorsun :)