Bu ne yaman çelişki anne!

Kendi ellerimizle yetiştirdiğimiz aslan oğluşlarımız… Dünya ne kadar da onların etrafında hep!

Tüm dünyanın zorluğu kadınlara mı anasını satayım! (dünyaya kızgınlığımızı bile kadına söverek çıkarabiliyoruz böyle, neden anasını satıyoruz, babasını değil!)

Kadınsan,

Ürkeksin;

Çünkü erken yaşta öğretirsin kızına, dikkat edeceksin, oran buran gözükmeyecek, düzgün oturacaksın, bir sapık seni  görüp tahrik olmayacak diye! Bu öğreti 5-6 yaşlarında kazınmaya başlar kafana, haliyle korkak olman gerekir, vücudundan korkarsın, başıma bir iş gelir diye… Sokakta, bırak akşamı gündüz bile rahat yürüyemezsin, çünkü mutlaka hayatında en az bir kere bir sokak tacizi yaşamışsındır. Varlığından korkarsın bu dünyada…

On kaplan gücünde bir kedisin;

Çünkü fiziksel olarak zayıfsın, vücut yapın öyle. Öte yandan annelik şansı olan cins olduğun için çok güçlü ama yine bir o kadar da zayıfsın. Annelik sana tahmin edemeyeceğin şartlara, olaylara dayanma gücü kazandırırken, kalbini de ezik ezik ezikleyecek bir yandan…

Çalışkansın;

Çünkü benim neslimde çok şükür ki kadının eğitilmesi ve çalışması için uğraşan anneler çoğalmıştır. Kendi yaşadıklarını yaşamasın, erkek eline bakmasın kızları diye okuyup, çalışıp, para kazanman sokulmuştur kafana. Yoksa koca eline bakarsın, maazallah seni döver de, sever de, atar da satar da, kendi başının çaresine bakmazsan, erkek egemen bir toplumda heeer şey gelebilir başına, sadece senin başına gelse iyi bir de doğurduğun bebelerin de gelir başına! O yüzden çalışmalısın, kazanmalısın der, anneler kızlarına…

Mükemmel ev kadınısın;

Çünkü, sadece çalışmakla yetinmez, evi de çiçek gibidir, gibi olmalıdır, çünkü annesinden böyle öğrenmiştir kadın. Mükemmel bir ev kadını olmazsan alıverirler sakız gibi ağızlarına, çiğner çiğner dururlar diğer mükemmel kadınlar. Arada yapılan çay-kahve günlerindeki kek-börek maharetinle de ölçülür mükemmel ev hanımı notun. Ya da evinin toz durumu, camının silinmiş olup olmaması hep senin aklının köşesini kurcalamalıdır. Beyinin gömleğinin ütüsü ya da çocuğunun temiz çorapları, haftanın menüsü, hep senin takibindedir, dünya dönerken, senin kafanda bunlar da döner bir yandan…

Olgunsun;

Çünkü erkeklerin tükenmeyen bir çocuk yanı vardır bu hayatta, o çocuk yana anne olur tüm kadınlar. Kaç yaşına gelirse gelsin kadın anne olur ama erkek hep çocuktur. Ne büyük haksızlıktır bu kadına! Çok nadir görürüz yalnız yaşayan dedeleri, oysa hep yalnızdır anneanneler, babaanneler…

Hal böyleyken, dünya kadının elleriyle ve kadının ellerinde dönerken, neden bu düzeni değiştirmeyiz biz anneler? Neden korkmaya devam ederiz,  neden susarız sesimizi çıkarmayız? Her gün üçüncü sayfa haberlerine vah vah ile bakar, sonra magazine geçeriz. Bir ana kuzusu, başka bir ana kuzusu tarafından öldürülmüştür, dayak yemiştir, itilmiştir, kakılmıştır, ee nerde yanlış yapmıştır bu analar??

Bu ne yaman çelişkidir arkadaşlar?

Oysa dünya, annelerin dur dediği,  yeter dediği yerde başlayacak daha güzel olmaya.

Her anlamda, her konuda…

Ah bir birlik olabilsek, bir inansak kendimize… Hayal ediyorum, hep birlikte bu düzelmeyen düzenleri değiştirdiğimizi hayal ediyorum. Neden olmasın diyorum.  Bir umut var benim gönlümde, bir şeyleri değiştirmek için.

Biz bir şeyler yapacağız, biliyorum, hissediyorum.