Bu Gezi bir harika dostum :)

Sormak istiyorum size. Kendinizi Türkiye’de bir açık alanda yüzbinlerce insanın arasında en son ne zaman hiç olmadığınız kadar güvende hissettiniz? Peki ya o alanda ilerlerken, kalabalıktan dolayı size istemeden çarparak geçenlerin hepsinin (istisnasız hepsinin) size gülümseyerek dönüp özür dilediğine en son hangi kalabalık ortamda şahit oldunuz? Bedava dağıtılan herhangi bir şeyin genelde saniyeler içerisinde kalmadığı çok alışılmış bir durumken, bu parkın duvarında, ya da yerde serili bir battaniyenin üzerinde duran çikolata, kurabiye, meyve suyu, su v.b. gıda maddelerinin, oradaki insanların sürekli alıp tüketmesine rağmen sanki hiç eksilmiyormuşcasına orada durduğuna ne zaman rastladınız?

DSC_1202

Bu kadar büyük bir kalabalığın olduğu yerde ellerinde lateks eldivenleri ve çöp torbalarıyla sizin bizim gibi insanların sürekli çöpleri toplayacağına ihtimal verir miydiniz? Ya da siz arkadaşlarınızla parkın ve bir uyanışın keyfini çıkartırken güleryüzlü bir “çapulcu” gencin size alüminyum folyoya sarılmış peynirli sandviç ikram edeceğine? Yanına oturduğunuz bir kişi ya da grubun sizden çok farklı etnik gruba, kökene, futbol takımına, ideolojiye, sosyal, ekonomik ve kültürel seviyeye, müzik zevkine, giyim kuşam tarzına hatta ve hatta cinsel tercihe bağlı olmasının en ufak bir rahatsızlık kırıntısı dahi yaratmadığı ütopya gibi bir ortamı İstanbul gibi bir şehirde göreceğinize?

DSC_1229

Arttırıyorum. Eşcinsellerin çok zor şartlar altında yaşadığını hepimizin bildiği ülkemizde, bu parka ellerinde gökkuşağı bayraklarıyla girdiklerinde en çok alkış ve tezahüratı aldıklarını ve bana sorarsanız hayatlarının belki de en huzurlu günlerinden birini ya da birilerini yaşadıklarını söylesem? Hatta ve hatta orada eldeki tuğla ve ahşapları birleştirerek raflar yapılıp bir Gezi kütüphanesi bile kurulldu desem? İnanır mısınız? Eğer Gezi parkına son 3-4 gün içerisinde gittiyseniz inanmakla kalmayıp yazdıklarıma bir sürü unuttuğum, gördüğüm medeniyet ve dayanışma karşısında şaşkınlıktan hatırlayamadığım madde bile eklersiniz.

DSC_1246

Hiçbir şey kendi gözlerinizle görmeye benzemiyor. Cuma gününden beri Gezi parkının tüm Türkiye’ye yayılan barış ve sevgi atmosferini soluyan birisi olarak ben de bu ülkede kendimi hiç bu kadar mutlu ve huzurlu hissetmedim. O havayı soluyun (biraz biber gazı eklenmiş halini de soluduk, size denk gelmemesini umuyorum) o insanların yardımlaşmasını, birlik olmasını, taşkınlık değil coşku selini doya doya içinize çekin. Bunun devamı sizin de elinizde. Biraz yiyecek, çöp torbası, su, belki birkaç ilaç alıp getirin burada dağıtın. Yardımlaşmanın mutluluğuna da varın. Haydi bu akşam ve bundan sonraki akşamlar da buraya gelin. İnanın “Bu Gezi bir harika dostlarım”

NOT: Fotoğrafların tamamını kendi makinemle bizzat orada çektim. Cep telefonu kamerasıyla anca bu kadar ama siz zaten anladınız meseleyi :))

DSC_1239

Comments
  1. Alper

    Çok teşekkürler Enis hocam elinize ve yüreğinize sağlık.
    BirinciBlog bu konudaki tavrı ve hassasiyetiyle beni yanıltmadı…

    • Enis Hazan

      Sevgili dostum Alper, ben de güzel yorumun için teşekkür ederim. Hepimizin aynı şeyleri istediğini ve bunu elde etmeye bu kadar yakın olduğumuzu bilmekten daha güzel ne olabilir ki :) Sağolasın