Bisikletle trakya dönüş yolu

OLYMPUS DIGITAL CAMERABisiklet üzerinde kilometrelerce gidip de iyi beslenmemek olmaz. İlk fırsatta beden dengesini yitiriverirsiniz. Yorgun ve iyi beslenilmemiş bir sabaha uyandık Bekirli’ de. Trakya’nın genel keyifli halinden mi yoksa ramazan olmasından mı bilinmez sabah ilk uyanan sanırım köpekler ve bizdik. Teşekkür için uyanılmasını beklemektense kendimizce bir not olarak kaldığımız yeri eski halinden daha iyice bir şekle sokup temizledik. Bekirli’den  günün ilk ışıkları sonrası ayrılmıştık. Hedefimiz Sinekli’ ye bağlı Çayırdere köyüne ulaşmak ve burada Yıldırım dostumun ailesinin “bağ evinde” kahvaltı yapmaktı. Ancak o ne yoldu öyle! 12 km kadar tam çakıllı bir yol bizi titrettiği gibi Yıldırım’ın arka lastiğini de gümletti. Sinekli beldesindeki şirin bir cami avlusuna güneşten kaçarak sığındık. Caminin imamı olduğunu öğrendiğimiz bey sonradan aldığımız girebilir miyiz iznine uzun bir sohbet ortamı sağlayarak evet demişti. Lastiği yanımızda taşıdığımız yedek iç lastikle değiştirdik ve basit el pompasıyla şişirip yola koyulduk. İlk benzincide lastik havasını kontrol edip devam edecektik. Burada önemli hatırlatma. Yanınızda lastik tamir malzemesi bulundurun ancak bu malzemeyi ilk mola veya konaklamada kullanın. Yol zamanından kaybetmemek için yedek iç lastikle değişim yapın. Kullandığınız lastik sibobunun benzincilerden hava takviyesi yapabilmek için araba lastiği tipinde olmasını tavsiye ederim.2. gün

Toplam 22 km sonra eve ulaşmıştık ve geç kahvaltı bizi bekliyordu. Büyük bir kıtlıktan çıkmışçasına yedik ve içtik. Pek alışık olmadığımız 1 saatlik öğlen uykumuzu duşumuzu da aldıktan sonra 14 km uzaktaki Çerkezköy’e doğru yola çıktık. Mola vermeden Saray ilçesini de geçerek hava daha aydınlıkken Vize’ye ulaştığımızda toplam 81 km yol yapmıştık ve kalacak yer bulmak için epeyce zaman kalmıştı. Öğlen uykusu bize destek olmuş ve doping etkisi yapmıştı. Sürat ortalamamız artınca da planladığımızdan daha çabuk ulaşmıştık. Vize’de kalınacak birkaç otelden en derli toplusu Trak otel ve burada kalmanızı tavsiye edebilirim. Bisikletlerimizi çamaşır odasında kilitli olarak bırakıp odaya çıktık ve öncelikle yemek işini hallettik. Bölgede her ne kadar kokoreç ünlü ise de köftesini yemenizi tavsiye ederim. Bizim gibi yiyecek yeriniz kaldıysa dondurmacıları da pek güzel.

Akşamdan yıkadığımız giysiler uyandığımızda kısmen kurumuştu  ( ilk molada çantadan çıkarıp güneşe serdiğimizde tam kuruyacaklar ). Otelin açık büfe kahvaltısı bizi öğlene kadar sağlam tutacağa benziyordu. Sabah 08,30 gibi yola çıkıp köy kahvelerinde çay molaları vererek 56 km sonra Kırklareli’ ye öğlene doğru ulaştık.OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Çocukluğumuzun İstanbul’ u gibi çeşmesi akan Kırklareli bize para vermeden su doldurma şansı tanıdı. Oldukça yaşlı bir amcamızın zorla kestiğimiz sorularının sonucu tarihi  Kocaustalar lokantasında yemek yememiz tavsiye olundu.  Lokanta Kırklareli merkezde Karaumur caddesi üzerinde asma altı kahvesi bitişiğinde . İsmin kökenini işletmecisi Bahadır bey’ e sorduk gülerek 4 göbek önceki dedelerinin burayı kurduğunu ve çok iri olduklarını mezarlarını görenlerin şaşkınlık içinde kaldığı için Kocaustalar ismini lokantaya yakıştırdıklarını anlattı. Buraya gelip yemek yemeden dönmeyin sakın ! Tel : 0 288 214 18 14OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yolda karşılaştığımız 8 İspanyol bisikletli. Motorlu taşıt destekli çıktıkları yolculuğun kalan kısmı ile ilgili bize bir yığın soru sordu. Yol ve hava şartlarından yaşadıkları sıkıntı yüzlerinden okunuyordu. Hedefleri İstanbul’ du ancak sorularından anladığımız. Vize civarından otobüse binme hayali kuruyorlardı. Hayal çünkü yurdum otobüslerinde bisikletin yeri turşu bidonlarından ve dev tahıl çuvallarından sonra gelir. Ne de olsa şeytan aracı değil midir ki !3.gün

 Yola koyulmadan önce böylesine güzel yenmiş bir yemek sonrası Türk kahvelerimizi öğretmenevi bahçesinde sigara dumanları altında içmeyi ihmal edemezdik.

Akşam ulaşmayı hedeflediğimiz yer Edirne idi. Kalan 62 km.yi de akşam olmadan bitirdiğimizde toplam 120 km.ye ulaşmıştık. Oteller büyük ve tarihi bir şehre uyarcasına oldukça pahallı bu nedenle öğretmenevini bulup yerleştik. Kamu işletmelerinin çoğu gibi bakımsız ama iş gören bir yerde. Hızlıca çıkıp Edirne çiğeriyle karnımızı doyuralım dedik. Biz de herkes gibi ünlü ciğerci Aydın’ ı denemek istedik. Marka değerinin hakkını veren bir işletme. 30 a yakın çalışanı ve taksim büfeleri kadar bir genişliğe sahip bu dükkan akıllara ziyan yoğunlukta müşteriye sahip ancak kimseyi öyle çok bekletmiyorlar. Biz iftar saatinde orda olmamıza rağmen kusur bulamadık. Şeytana pabucunu ters giydirebilecek  garsonları ile sohbet etme şansını yakalayın derim :)      Hesap normal ve sunum fazlasını hak ediyor. Klasik dondurma ve çay faslımızı havanın bozacak olması bozdu. Kendimizi öğretmenevine zor attık. Gök boşaldı ve sabaha kadar ralıksız yağdı.edirne-cigeri

Edirne’ den zayıf bir öğretmenevi kahvaltısı sonrası ayrıldık.  Tekirdağ Çorlu üzerinden döneceğimiz için çok sıkıcı bir yoldan gideceğimizi tahmin ediyorduk. Fakat daha önce gitmediğimiz için bu güzergahı seçmiştik. Çorlu ve bölgesine sakın yaklaşmayın derim. Bu yolla ilgili size söyleyebileceğim fabrika bacalarından çıkan duman ve kimyasalları solurken yoğun kamyon trafiğiyle boğuşmaktan başka bir şey olamaz. Yolda karpuz kestik ,domates yedik, çaylar içip sohbetler ettik ama bunlar bile günü toparlayamadı. Toplam 160 km yaparak ulaştığımız Silivri’ de sahile inip akşam keyfi yaptık. Buradan sonra yolun keyifsizliğini defalarca denediğimiz için ( İstanbul- Atina Turu ve İstanbul – Bodrum turları ) kalan kısmı otogarda ilk denk gelen otobüse atarak geri döndük.

Bu tür durumları otogara yerleşip her gelen otobüs muavinine bağlantı çekmeye çalışarak çözmeniz tavsiye olunur. Önceden alacağınız bilet muavinin insafına bağlı geri çevrilip tatsız duruma yol açabilir. Bu arada aldığınız bilete güvenip beklerken kaçırdığınız diğer şanslarınızı düşünmek istemezsiniz.4. gün

Yaz  bitiyor ve koşu yarışları da yaklaşıyor. Hazırlıkları ihmal etmeyin.

Comments
  1. Tango

    Kardeşim çok güzel bir tur olmuş. neredeyse soluk almadan okudum. inşallah bir gün bu turları bir kitapta toplarsın ve inan ilk kitabı ben almak isterim.. Eğer bana da bir şans verirsen bende böyle bir turda size eşlik etmek isterim.. kendine dikkat et telefonuna sık sık bak olurmu 😉