Bir istanbul gecesi “Velonette” etkinliği

2

Rus mimar Sergey Nikitin’ in “Velonette” gece bisiklet etkinliği 18 Mayıs Cumartesi’yi 19 Mayıs Pazar’a bağlayan saatlerde Sultanahmet’ te başladı ve sabaha doğru Ortaköy’de sona erdi. Bu eşine az rastlanır etkinlikte tabii ki Birinciblog da vardı.

Velonette adını İtalyanca “bisiklet” ve “gece” kelimelerinden alıyor. Daha önce Moskova, St. Petersburg, Roma, New York ve Londra olmak üzere 5 farklı şehirde gerçekleştirilen bu eşsiz etkinlik Sergey’in aklına nereden mi gelmiş? Rus mimar “Bir şehrin sakladığı hikayeleri duymak için sessiz bir gece ve bisikletten daha iyi bir ikili olamaz, ” fikriyle yola çıkmış.

IMG_4074İstanbul’daki bu eşsiz etkinlik için bisikletseverler saatler öncesinden Sultanahmet’teki At Meydanı’na doluşmaya başladılar. Saat 00.00’da başlayacak olan etkinlik için meydan  henüz 23.00’te zil sesleriyle çınlamaya başladı. Bu tür etkinliklerde kalabalığa yönlendirmede bulunmak için radyodan daha akıllıca bir şey olamazdı. Açık Radyo, gece yarısından sabah kadar özel yayınıyla etkinliğe yön verdi.

beyazıt

Son dönem Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan ve 1963 yılında Moskova’ya hayatını kaybeden Nazım Hikmet’e ithaf edilen tur, gece yarısı Sultanahmet Meydanı’ndan başladı ve Beyazıt, Unkapanı, Karaköy, Fındıklı, Beşiktaş rotasını geçtikten sonra Ortaköy’de tamamlandı. Rota boyunca İstanbul’un mimarı eserleri, ünlü Türk tarihçilerinin desteğiyle detaylıca anlatıldı. Rus mimar Sergey, sanırım ilk defa bu denli “hararetli” bir toplulukla beraberdi. Organizasyon için günler öncesinden kayıt alınmasına ve kayıt için bir limit koyulmasına rağmen kaydı olan-olmayan herkes gelmişti. İlk bakışta beni de sevindiren, ama düşününce nelere mal olduğunu anladığım bu kayıt dışı katılım, anlamsız bir kalabalığa dönüştü. Organizasyonu sayıya göre ayarlamak fikri “ bize uymaz! ” Durum böyle olunca radyodan sürekli anonslara rağmen gezintiyi yarışa dönüştürenler aldı başını gitti. Durum bundan ibaret olsa da etkinlik genel anlamda iyiydi. Onların güvenliğini düşünen eşlikçiler de takip edince ben dâhil yüzlerce bisikletçi rotadan şaştı. Radyo yayınının her şeye rağmen takipte zorlanması ile de uyum sağlamaya çalışan gruplar gezinin orta sürelerinde Son noktaya (Ortaköy) ulaşmıştı bile. Ne yapılabilirdi?

IMG_4080

Hani toplanan 50–100 kişi için “binlerce güvenlik görevlisi çabalıyor ya” sanırım bu nedenle hepsi görevdeydi. Ben eşlikçi kolluk kuvvetlerinden motoruyla gelen 3 adet saydım. Resmi olmayan rakamlara göre 3000 e yakın bisikletliye 3 görevli düşüyordu! Hadi benim de göremediklerimle 20 diyelim. Burada organizasyon için canla başla çalışan destekçilere teşekkür etmeyi unutmayalım. Peki 40 yılda bir yapılan etkinlikte geçilen güzergahlarda birkaç saatlik ( 00:00 ile 04:00 arası ) trafik durdurulamaz mıydı? Hiç mi örneğine rastlamıyoruz?

IMG_4098İstanbul dışından, özellikle de İngiltere, Rusya, İtalya, Avusturya ve İsviçre gibi düzenleriyle meşhur Avrupa şehirlerinden gelenlere önce teşekkür edip sonra da kendilerinden özür diliyoruz. Tüm kazmalığıyla arabalarından dışarı salyalarıyla sarkan, eline geçirdiğini sonu nereye varır bilmeden bisikletlere fırlatanlar, ulaşamadığı için aklına geleni söyleyen, gruplar halinde yollara dökülüp milliyetçi gösterilerle gerçek milliyetçi olunacağını sananlardan dolayı çok üzgünüz! Bir kez daha umudumu kaybettim. Zira “Bizden adam olmaz.”

Sabahın ilk ışıklarıyla yeryüzünde çok ülkede bisiklete binen biri olarak ben bile sağ salim eve geldiğim için mutluydum. İstanbul bu kadar tehlikeli olamamalı. Bize ne oldu? Her şeyi neden bu kadar çok dışa vurur olduk?

Öte yandan 1992 yılında İstanbul’da sokakta kask “takabilen” birkaç kişiden biriydim.  Şimdi binlerce kişiyi gece yarısı kasklı eldivenli ve aydınlatmalı halde bisiklet üstünde görmek umut verdi. Katılan herkese sonsuz teşekkürler! Teşekkürler Sergey Nikitin ve Açık Radyo. Gönüllü katkılarından dolayı birçok bisiklet  kulübü ve Bisikletliler Derneği katılımcılarına da sonsuz teşekkürler.Ortaköy

Comments
  1. Erol

    Bisiklet kullanan insan trafik magandası olamaz. En kötü ihtimalle bisikletiyle zaten magandamın yapamaz. Ancak kamyoncu, minibüsçü, taksici, otomobil sürücüsü hatta kadın sürücü maganda olabilir. Bunların icinde maganda olmayan az sayıda sürücü vardır.

    Boyle kaba bir örnekle nereye varmak istiyorsun, diyebilirsiniz. Hemen kızmayın. Türkiyede insanların birbirine saygısı maalesef yoktur.

    Bisikletçinin hayati tehlikededir. Kosucunun hayati tehlikededir. Yayanın hayati tehlikededir. İnsanoğlu sürücünün hayati tehlikededir.

    Bisiklet binmeyi destekleyen ama iyi bir binici olamayan birisi olarak diyorum ki; bu etkinlikleri desteklemek bu ülke ınsanına hizmettir.

    Çünkü futbolu kavga etmek icin severiz. Arac kullanmayı baskasını zor duruma düşürmek icin severiz. Gücümüzün yettiğini ezmeyi severiz.

    Bu toplumda ki insanların ruh sagligi kazanması icin insan kalitesini yükseltecek etkinliklerin yaygınlaşması son derece önemlidir.

  2. Dilek

    Etkinliğe okulumuz adına görevli olduğum kermesin yoğun geçmesinden dolayı katılamadığım için gerçekten çok üzülüyordum ama okuduğum kadarıyla çok ta bir şey kaçırmamışım. Biraz kalabalık ve düzensizlik bunaltmış insanları anlaşılan. Aziz hocam yazı için eline sağlık, bisikletliler derneği ile Dünta çevre gününde Taksim’de buluşalım.