Bir çizgi roman fanından notlar…

ASM505_0304

Güzel şeydir çizgi roman okumak, ufku genişletir, sizi başka dünyalara kaçırır hatta ve hatta siz farkına varmadan sizi kendine bağımlı hale bile  getirir. Kimilerine göre yalandır, kimilerine göre falandır filandır çizgi roman dünyası.

Velhasıl, yıllar içerisinde Hollywood’da senaryo kalmadığından mıdır nedir, irili ufaklı –bolca irili- prodüksiyonlarla beyaz perde uyarlamalarına şahit olmakla birlikte 2000’lerden itibaren bir değişim rüzgarına kapılmış bu dev sektör çağa ayak uydurmak adına zaman içerisinde bir çok yenilik ile okuyucularını şaşırtmaya, bazen onları can evlerinden vurmaya, bazen ise tam tersi kendinden soğutmaya varacak çaplı değişiklikler ile hayatına devam etmekte. Bu değişimlerin iki ana sebebi var;

  1. Yeni ve genç okuyucu kitlesini de kendine çekmek,
  2. Gelişen ve sürekli değişen dünyaya ayak uydurmak.

batman-jim-lee

İlk kısmın özeti bizlerin insan olduğunu ve her birimizin ölümlü olduğunu vurgular cinsten; yeni ve genç kitleye hitap etmek. Bu uğurda özellikle çizgi roman piyasasında adeta statükoyu belirleyen iki dev olan DC ve Marvel kahramanlarını tanıtma ve yayma amacıyla animasyon diziler, daha küçük yaş gruplarına yönelik çizgi romanlar üretmekte. Evet iki firmanında büyük kitleye sahip olduğu su götürmez bir gerçek fakat hepimiz yaşlanıyoruz, çoğu insan belli bir yaştan sonra çizgi roman okumayı hatta koleksiyon yapmayı bırakmak bir yana, gereksiz görüyor. Bu duruma herhangi bir reaksiyon veremeyeceğini bilen firmalarda popüler olan kahramanlarını yeni nesille tanıştırmak, onlara sevdirmek için can atıyor haliyle. Bunlara en iyi örnek son “The Amazing Spider-Man” filmi olarak gösterilebilir. Filmi genel olarak beğenmeme rağmen filmin, uğruna okumayı söktüğüm örümcek adam orijininden fazlasıyla uzak, tamamen kendi storyline’ını kurmuş, yeni nesile göre inşa edilmiş bambaşka bir dünya olduğunu düşünüyorum. Her neyse lafı fazla dallandırıp budaklandırmadan anlatmak gerekirse burada sıfır noktası olarak tabir edeceğimiz özellik her zaman yenilenerek zamana, o zamanın koşullarına ayak uydurmaları ki bu da ikinci başlığın konusudur.

İkinci başlık ise ilk başlığa nispet yapar cinsten; Süper kahramanlar ölümsüzdür!

superman_1

Çağa ayak uydurup, o zamanın teknolojisini, yaşam koşullarını, jest ve mimiklere kadar baz alıp, bize sanki en başından beri öyleymişçesine bir güzel yedirirler. Bu uğurda Batman’dan örnek vermek gerekirse kendisine ait olan “Yarasa Mağarası”ndaki “Batmobil” koleksiyonuna göz gezdirmeniz yeterli olur.  bunun dışında Superman’in ikonik kırmızı donunu bir kenara asması da ayrı bir örnek –kimse artık üzerinde don giyen birinin çizgi romanlarda dahi olsa ciddiye alınmayacağını hatta ve hatta kendisine kuvvetle muhtemel deli gözüyle bakılacağını bilmekte.- tabii bu konu apayrı bir konu ve istisnalar tabii ki var fakat tüm çizgi roman dünyasına bakacak olursak –en azından ana akım çizgi romanlara – kahramanlarımız donlarını birer birer çıkarıp çağa ayak uydurmak adına yepyeni kostümlerle özene bezene arz-ı endam etmekte. Çekilen uyarlama filmlerin de bu konularda etkisi olabiliyor tabii. Son çıkan “The Amazing Spider-Man” filminden sonra Marvel’ın reboot olmayan reboot’unda(!) kahramanımızın da kostümü filmdekine benzer değişikliklere uğramaya başladı ve şu an almış yürümüş durumda. Yapımcılar ikinci filmde orijinal kostüme döneceklerini açıklasalar da film ilk çıktığında tepkiyle karışık bir beğeni de söz konusuydi çoğu yazıda. Yani olay kısaca şu; evet bu adamları/kadınları çağa ayak uydurtun ama kökten değiştirmeyin! Veya film uyarlamalarıyla bir anda popüler ötesi hale gelen –bunda Robert Downey Jr.’ın katkısı azımsanmayacak cinsten.- Iron Man’in kostümlerine de göz gezdirebiliriz. İlk çıktığında adeta demir değil Oz Büyücüsü’ndeki “teneke adam”dan farkı olmayan kahramanımız, gerçek hayatta teknoloji ilerledikçe kendi dünyasında da kostüm olayını ilerletti ve gerek son 10 yılda çizgi roman serisinde giydiği zırhlar olsun, gerekse 3 filminde değişen ve hepsi birbirinden fazla heyecan uyandıran zırhları olsun, adeta 21. Yüzyılın en ikonik süper kahramanları arasına girdi. Evet eskiden de popülerdi ama kimse bana gelip şu anki popülaritesi ile kıyaslamasın, kalbinizi kırarım.

tumblr_mkn2q0iuZN1sn5l9uo1_500

Çağa ayak uydurmak adına gelişim ve değişim dedik evet ama esas konumuza dönmek gerekirse bu gelişim ve değişimin duygusal ($) açıdanda bir bedeli var ve bu bedeller kahramanlarımız ilk yaratıldığındaki bedele göre tamamen “fahiş fiyatlı” bedeller olarak görülebilir hatta ve hatta “ne yaptık abi adam mı öldürdük” dedirtebilir.

Çoğumuz düşünürüz –belki de bir kaçımız- “acaba … olsam nasıl olurdu, neler neler yapardım” diye. Süper güçler, çoğu zaman trajediyle sonlansa da aşklar ve bitmeyen maceralar çoğu zaman bizi gerçek hayatın tek düzeliğinden daha fazla cezbetse de düşünmediğimiz, belki de aşağıda yazılanlardan sonra bir daha düşünmek istemeyeceğimiz bir bedeli var bu işlerin, öyle ucuz bir bedelde değil hem de. Batman, Süpermen, Örümcek Adam, Wovlerine ve son olarak HULK olmak için karşımıza ilk çıktıklarında ve şu anki film uyarlaması halleri ile karşılaştırma yapıp cüzdanınızda veyahut banka hesabınızda ne kadar paranız olmasının gerektiğini gösteren bir fiyat listesini sunacağız sizlere. O kadar paranız yoksa da –varsa tanışalım- panik yapmayın, çizgi romanlarını alıp okumaya devam edin.