Bertolucci’nin dönüşü: Ben ve Sen

Bu haftaki vizyon filmlerinden “Ben ve Sen” (Io e te) usta yönetmen Bernardo Bertolucci’nin uzun bir aradan sonra çektiği ilk filmi. 1900, Paris’te Son Tango, Küçük Buda, Son İmparator gibi filmlerinden tanıdığımız usta yönetmen Bertolucci son filmi The Dreamers’ı 2003 yılında çekmişti. Bir süre sinemaya ara veren Bertolucci tamamen İtalyan oyuncularla ve İtalyanca çektiği yeni filmi Sen ve Ben ile setlere geri dönüyor.

Sen ve Ben aslında 2012 yapımı. Geçen sene mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde ilk kez gösterime giren film ülkemize bir yıl aradan sonra gelmiş oldu. “Io e te” yazar Niccolo Ammaniti’nin aynı adlı kitabından uyarlanmış. Bertolucci başlangıçta filmi 3D olarak çekmeyi planlıyormuş ama sonradan vazgeçmiş. İyi ki de öyle yapmış çünkü filmin 3D’lik bir tarafı yok açıkçası.italy-venice-film-festival_jpeg-1280x960

Film 14 yaşında ergenliğe yeni adım atmış Lorenzo’nun (Jacopo Olmo Antinori) bir psikolog ile konuşma sahnesi ile açılıyor. Filmin başında Lorenzo’nun sorunlu bir çocuk olduğunu, verdiği cevaplardan psikoloğa da kendi isteğiyle gitmediğini anlıyoruz. İlerleyen sahnelerde genelde insanlarla iletişi kurmakta istekli olmayan Lorenzo’nun biraz da narsist olduğu mesajı veriiyor bize. Anne ve babası ayrılmış olan Lorenzo, okul ile birlikte gideceği bir haftalık kayak tatiline gitmek yerine o süreyi gizlice yalnız başına apartmanın bodrumunda geçirmeyi tercih ediyor. Tesadüfen bodruma gelen uyuşturucu bağımlısı üvey ablası Olivia’nın (Tea Falco) da kendisi ile birlikte o haftayı bodrumda geçirmek zorunda kalması ile durum daha da karışık bir hal alıyor. 14 yaşındaki Antinori’nin daha önce aktörlük deneyimi bulunmuyor. Sivilceli yüzü ve yeni terlemekte olan bıyıkları ile bu role çok uygun düşmüş. Yine tanınmamış bir aktris olan Tea Falco da başarılı bir oyunculuk çıkarıyor.Me-And-You

Bertolucci büyük bölümünün karanlık bir bodrumda geçtiği bu filminde 2 sorunlu kardeş olan Lorenzo ve Olivia’nın yakınlaşmasını ve problemlerini birlikte atlatmalarını işlemiş. Başlangıçta hiç anlaşamayan 2 kardeşin zamanla yakınlaşması basit bir hikayenin sıradan bir anlatımından öteye geçemiyor. Daha doğrusu 10 yıldır kendisinde yeni bir film beklediğimiz efsane yönetmenden çok fazla uğraşılmadan yapılmış, tipik bir Avrupa Sineması tadı kalıyor damağımızda.

Bu arada filmin müzikleri gerçekten çok güzel. Neredeyse tüm filme anlam katan 1969 yapımı David Bowie şarkısı Space Oddity bir harika. Aynı zamanda İtalyanca versiyonu başarılı İtalyan söz yazarı Mogol tarafından yazılan “Ragazza solo, ragazza sola” ise Olivia’nın dans ettiği sahnede bir klip tadında yer almış.