Beat kuşağının izinde New York

Ginsberg-with-other-Beat--007

Untapped Cities, dünyanın çeşitli şehirlerinden biraraya gelmiş, ortak noktaları kent yaşamını sevmek olan; mimar, gazeteci, yazar, müzisyen genç insanların oluşturduğu bir girişim. Fikir babası New York’ta yaşayan mimar Michelle Young.

Benim de katılımcıları arasında bulunduğum bu girişimin son derece keyifli bir bloğu var.

Geçenlerde biri blogda harika bir liste hazırlamış.

Phillipe Martin Chatelain’in, kısa süre önce vizyona giren ve Beat kuşağının 3 ünlü yazarı Allen Ginsberg, Jack Kerouac ve William S. Burroughs’un dahil olduğu bir öyküyü anlatan “Kill Your Darlings”den ilham alarak hazırladığı bu liste, New York’ta Beat kuşağının izini sürüyor. Şehirde Beat yazarlarının sıkça uğradığı kafe ve barları sıralıyor. Ben çok sevdim ve siz Birinci Blog okurlarıyla da paylaşmak istedim.

New York’a yolunuz düşerse cebinizde bulunsun!

beat-generation-cafe-reggio-nyc-untapped-cities

Caffe Reggio

119 MacDougal Street’deki Caffe Reggio, Beat kuşağı yazarlarının New York’ta en sık uğradıkları yerlerden biri ama buranın tek özelliği bu değil. Son derece enteresan bir tarihi geçmişi olan bu mekan, yeni dünyaya kahveyi İtalya’dan ilk kez getiren olduğunu da iddia ediyor. Manhattan’ın en iyi kahveleri de burada!

cafe-wha-beat-generation-lower-east-side-nyc-untapped-cities-001

Cafe Wha?

Café Wha? MacDougal Street’deki bir başka adres. 115 numarada. Allen Ginsberg en çok ve düzenli olarak burada içermiş. Burası Bob Dylan’ın da New York’ta ilk sahne aldığı yer. Çarşamba’dan Cuma’ya  özel tadım geceleri yapıyorlar. Beat kuşağının damak zevkini keşfetmek, birbirinden leziz kokteyleri içip içip şair olmak için ideal!

beat-generation-nyc-fat-black-pussycat-001

Fat Black Pussycat

130 West 3rd Street’deki mekan daha önce-50’lerin sonuna kadar- Kettle of Fish adıyla anılırmış. Mekanın sıkı müdavimleri arasında Jack Kerouac ve Bob Dylan sayılıyor.  Jack Kerouac’un eski sevgilisi yazar Joyce Johnson’ın “Beat Aşkları” adlı kitabında anlattığı üzere Kerouac ile mumu en çok söndürdükleri yer burasıymış.

white-horse-tavern-oldest-surviving-bars-west-village-nyc

White Horse Tavern

New York rehberini hazırlarken yazmıştım. Greenwich Village, sadece Beat kuşağının değil yolu New York’tan geçmiş tüm entellektüellerin mekkesi. Phillipe’nin listesindeki pekçok mekan da burada konumlanıyor. 567 Hudson Street’deki White Horse Tavern ilk kez 1880’de açılmış. Dylan’ın 18 shot viskiyi devirip komalık olduğu yer burası. Ginsberg, Kerouac, Frank O’Hara ve John Ashbery’nin en sık görüldükleri yerlerden biri.

washington-square-cafe-beat-generation-lower-east-side-nyc-untapped-cities-001

Washington Square Diner

150 West 4th Street’deki mekan, geçmişte Pony Stable Inn adıyla bilinirmiş. Burası genç bir Columbia Üniversitesi öğrencisiyken Gregory Corso’nun Allen Ginsberg ile tanıştığı yer. Bill Morgan’ın yazdığı üzere, Corso şiirlerini Ginsberg’e ilk kez burada okutmuş. Corso o sıralar mekanın karşısındaki apatmanda oturuyormuş. Ginsberg’e karşı pencereden bir çifti seks yaparken izlediğini anlatırken, o izlediği çiftin Allen ve kızarkadaşı olduğunu da yine bir akşam burada öğrenmiş.

minetta-tavern-beat-generation-lower-east-side-nyc-untapped-cities-001

Minetta Tavern

MacDougal Street’den bir başka adres daha. Bu kez 113 numarada. Ernest Hemingway zamanında çok popüler olan Minetta Tavern aslında bir İtalyan restoranı. William S. Burroughs burayı arkadaşları için kapatırmış. Burroughs, Allen Ginsberg ve Lucien Carr üçlüsünün burada çok gizli sohbetler yaptığı anlatılıyor.

13th-step-beat-generation-lower-east-side-nyc-untapped-cities-001

The 13th Step Bar & Grill

Beat yazarlarını sevenler, Cafe Le Metro’yu hemen tanıyacaklardır. Pekçok şiirde adı geçen bu mekan bugünlerde The 13th Step Bar & Grill olarak hizmet veriyor. Adres:149 Second Avenue. Başta Ginsberg olmak üzere beat şairlerinin pekçoğunun şiirlerini okuduğu yer burası. Julian Beck, Bob Dylan, Lawrence Ferlinghetti, Pete Orlovsky, John Wieners ve Diane di Prima Café Le Metro’nun unutulmaz müdavimlerinden sadece birkaçı.