BB: Re-load

Çok uzun bir aradan sonra birinciblogdan selamlar…

Hepimizin tadını kaçıran ufacık parka göz dikildiği o dönemde yazmayı kestik. Herkesin daha önemli meseleleri vardı.  Size hiçbir şey olmamışçasına çiçek, böcek, film, müzik, konser, sergi yazarak kendimize küfür mü ettirsek yoksa olan biteni derinliğine yaşayıp içimizde değerlendirsek mi dedik. Bizi takip edenler “Kırmızı Hapı” seçtiğimizi biliyorlar. Sonra bir ara ufak ufak kıpırdandık ama uzun soluklu olmadı.  O zamanlar -neredeyse 2 yıl oluyor- günde 4-5 farklı türde yazı girdiğimiz birinciblog’da haftada 1-2 yazı zar zor çıkıyordu. Sonrası zaten malum… Uzun zamandır The Hobbit’in ejderhası Smaug gibi uyuyoruz.

Ee iyi de şimdi gene ne oldu da başladın yazmaya diyebilirsiniz. Çok basit bir cevabı var: Çok ama çok sıkıldım!

pen

Her gün gördüklerimden, duyduklarımdan, yazılanlardan, çizilenlerden, bize empoze edilenlerden, yediğim yemeğin içinde hangi kanserojenin, koruyucunun, asidin, bazın ve iğrenç yağın olduğunu takip etmekten sıkıldım, domatesin plastik gibi olmasından, kavunun aseton esanslı olmasından sıkıldım,  yaşadığım yeri gün ışığının giderek azaldığı, makine gürültüsü hiç bitmeyen iğrenç bir şantiyeye çeviren rant hırsından sıkıldım, hiçbir değere, makama, insana saygısı olmayanlardan sıkıldım, çalıp çırpıp pişmiş kelle gibi sırıta sırıta ortalıkta gezenlerden, koyun gibi verilen oyu zerre kadar hak etmeyen zavallılardan sıkıldım,  o oyun neden ona verilmediğini bir türlü idrak edemeyen şaşkınlardan sıkıldım, oy-emek hırsızlarından sıkıldım, kullandığı oyun zarfını ukalaca atan pişkinlerden sıkıldım, cinayet gibi iş kazalarından sıkıldım, aklına esince internetle, sosyal medya ile uğraşanlardan sıkıldım, özgür olamayan, oldurulmayan ve biat eden basından sıkıldım, çektiği filmi beğenmeyenlere atıp tutan densizlerden sıkıldım, esen rüzgardan nemalanmaya çalışan dönek sanatçılardan, sanatçı bozuntularından ve etrafımdaki bu tip insanlardan ölesiye sıkıldım, kadın düşmanlarından, tecavüzcülerden, sapıklardan, namus bekçilerinden usandım, her sabah “dünden daha kötü ne olmuş olabilir acaba” diye uyanmaktan ve bunun utancından sıkıldım. Son olarak bu yazının taslağını yazdığım sırada arayan ve zottirik bir banka kredisi için bir sürü kelime sarf edip yorgun gri hücrelerimi daha da yorup zorlayan bankacı arkadaştan fena baydım…

writing

O yüzden “biz bize iyiydik” diyerek eski tasa ve hamama devam diyelim…”Bizler” ve “onlar” da oluştu bu ülkede maalesef geçen süreçte, ama biz ötekileştirmeyelim arzu eden buyursun okusun yazılanları. Bu konuda bir şart var: Altına saçma sapan şeyler, reklam vb. yazarsanız net bir şekilde şöyleyeyim: onaylanmaz ve yayımlanmaz… Elbette yapıcı eleştiri, mantıklı yorum ve fikirlerin yeri ayrı…

Yazıların belli bir periyodu ve konusu, konsepti olmasını özellikle istemiyorum. İzlenim, gezi, kitap, film, konser, fantastik kuntastik, uzaylılar, bilinmeyenler…  Zira önceki tecrübelerim bana bunun hem yıpratıcı hem de verimsiz olabileceğini öğretti. Zira bu hafta şu saatte şu kadar yazı girecek diye çok kasarsanız ortaya çıkan şey ya ucuz etin yahnisinden hallice oluyor ya da çok iyi yazılar “yazı enflasyonu” nedeniyle güme gidiyor.

Böyle bir şeyler işte… Eh haydi o zaman kendi adıma bir silkineyim ve action!

 

 

Comments
  1. Burcu

    Dün mail kutuma “Birinciblog’da yeni bir post var” minvalinde bir haber maili gelince ne yalan söyleyeyim heyecanlansam mı heyecanlanmasam mı bilemedim.. Yine bir post yayınlayıp devamında sessiz soluksuz mu kalacaklar dedim ama sanırım bu habere en çok ben sevindim! Muhtelif konulardaki her yazıyı şimdiden iple çekiyorum, ilgiyle takip ettiğim diğer yazar arkadaşlarınızdan da böyle bir haber almak için sabırsızlanıyorum. Dönüşünüzün şerefine üç kere oley oley oley!