Başarısız devam filmleri

Orijinal bir film senaryosu yazmak ve bunu gerçekten sıkı bir kurgu ve oyuncu kadrosuyla birleştirip efsane bir film haline getirmek çok zor bir iş. Hele ki orijinallik sınırlarının giderek daraldığı ve her şeyin bir öncekinin iyi ya da kötü bir kopyası, belki de esinlenmesi olduğu bu dönemde. Hal böyleyken ilki son derece başarılı ve defalarca izlenebilecek olan bir filmin ikincisi buram buram ticari kaygı kokuyor ve başlı başına bir başarısızlık olduğu gibi bir öncekinin başarısını da feci şekilde gölgeliyor.

Zaten dikkat ederseniz genelde ilk filmde tanıdık oyuncular oynuyorsa, çoğu zaman ikincide o oyuncu kadrosunun yarısı kadroda olmuyor. İkinci bölümde olmayan oyuncunun yokluğu da genelde filmin içerisinde basit bir hikayeyle açıklanıp hiçbir şey olmamış gibi es geçiliyor.

Gelelim kendi arşivimde hiçbir zaman devam filmini bulundurmayacağım, ama ilk versiyonlarını hep seveceğim ve izleyeceğim birkaç örneğe.

The Cube (Küp):

İzleyenler bilirler, insanlar üzerinde psikolojik deneyler yapan bir firmanın çölün orta yerine kurduğu bir tesiste geçen bu film son derece orijinal konulu bir gerilim filmiydi. Küp şeklindeki odaların içinde bulunan ve rastgele seçilmiş kişiler, belirli bir sırayı takip etmeden sürekli üç boyutlu olarak yer değiştiren 17.576 küp odadan oluşan bir makineden kurtulmak için savaş veriyordu. Başlı başına çok orijinal olan ve çok başarılı bir psikolojik gerilim olan bu film, ilk olarak 1997’de çekildi ve gördüğü başarıdan sonra Cube 2: Hypercube ve bu da yetmezmiş gibi Cube Zero adlı bence son derece de çakma duran isimlerle yeniden yapıldı. Ve başarısız devam filmleri arasında hak ettiği yeri aldı.

YouTube Preview Image

Butterfly Effect (Kelebek Etkisi):

Zamanda yolculuk ve benzeri kavramlara bambaşka bir açıdan bakan bu film gösterildiği sene en çok konuşulan filmlerden biriydi. Gerçekten daha önce görmeye pek alışık olmadığımız bir senaryoya ve kurguya sahipti. Belirli bir süre sonra takip etmekte bile zorlandığım bu filmi tam olarak anlayabilmek için bir kereden fazla izlediğimi de hatırlıyorum. Film gerçekten büyük başarı gösterip çok beğenilince tipik Hollywood açgözlülüğüne kurban gitti ve yine Küp gibi bu filmin de 2 devam filmi geldi. İlk filmde Ashton Kutcher ve Amy Smart gibi tanınmış oyuncuları görmüştük ama tabii ki ikinci ve üçüncü filmlerde bu oyunculardan ve filmin ilkinin yarattığı etkiden eser yoktu.

YouTube Preview Image

Hangover (Felekten bir gece):

Çok az film vardır ki kendimi sinemada izlerken yerlere düşercesine gülerek hatırladığım. Hangover bu filmlerden ilk aklıma gelen. Sanıyorum herkes de benim gibi bu filme bayılmıştı. Muhteşem bir oyuncu kadrosu, harika kurgulanmış bir senaryo, mükemmel espriler ve fazlasıyla komik öğelerle anında efsane olmayı hak etmiş bir filmdir her zaman. Ancak ikinci bölümünün çekileceği haberini duyunca yine Hollywood’un aynı hataya düştüğünü düşündüm ve açıkçası üzülmüştüm. Nitekim ikinci filmi izlediğimde de bu hatayı bariz gördüm. Aynı maceranın başka şehirde geçen versiyonundan öteye geçmeyen Hangover 2’nin benim için en büyük hayal kırıklığı da filmin başlarında Phil’in telefonla Tracy’i arayıp “Yeniden oldu” demesiydi. Bu cümle resmen Hollywood’un bize “Selam sinemaseverler, size aynı filmin başka bir versiyonunu satmaya geldik” demesiydi. Üçüncüsü de geliyor. En azından güzel Amsterdam manzaraları görürüz. Tesellim budur.

YouTube Preview Image

Örnekler tabi ki çoğaltılabilir. Tahmin ediyorum sizin de fazlasıyla başarısız bulduğunuz devam filmleri vardır. Ben de sizin seçimlerinizi merak ediyorum. Konuyla ilgili yorumlarınızı bekliyorum. Herkese iyi bir hafta dilerim.

Comments
  1. Mustafa Gündoğdu

    the crow vardı bir de.. içine ettiler o filmin..

    • Enis Hazan

      Aynen katılıyorum Mustafa, son derece gereksiz bir devam filmi bence de

  2. NaturalBornJedi

    Donnie Darko içinde S.Darko diye bir film çekilmişti.. hernekadar Donnie Darko için de çok iyi düşüncelerim olmasa da, S.Darko bir devam filmi olarak çok kötüydü kanımca..

    • Enis Hazan

      Donnie Darko’yu hiçbir zaman iyi bir film kategorisinde görmediğim için S.Darko’yu da aynı şekilde görmezden geldim.

  3. nazim

    Otel 3: ilk 2 si ile alakası yok.
    Görevimiz tehlike 4: “çek dediler çektim” der gibi..
    Bourne 4: bunun çin malı olduğuna eminim.
    Bond/skyfall: en sallama bond filmi,2012 yılından bumu çıktı?

    • Enis Hazan

      Nazım, listen son derece doğru bence de, hostel kesinlikle 2′de bırakılmalıydı, ayni şekilde Bourne’da..Görevimiz tehlike artık dizisi gibi oldu zaten çek baba çekelim yapıyorlar..Bond’a gelince, sanırım onların her biri ayrı bir film olarak değerlendirilmeli. Ama öyle de olsa bence de Skyfall müziği ve Javier Bardem’in oyunculuğu dışında çok sıradan bir film. Olmasa da olurmuş..

      Not: Sitenin yorum bölümündeki aksaklıktan dolayı da ayrıca özür dilerim

  4. nazim

    Yorumum neden yayinlanmamis anlayamadım.birdaha sitenize girmem, tavsiyede etmem.