Atilla Dorsay’ın “aşk” denemeleri

Ünlü sinema yazarı ve eleştirmeni Atilla Dorsay, Mart ayında çıkan “Hepsi Senin İçin – Tuhaf Aşk Öyküleri” isimli kitabıyla ilk kez hikâye türünü deniyor. Daha önce “Dönme Dolap” adını taşıyan şiir kitapçığıyla edebiyata göz kırpan yazarın, önsözde taşıdığını belirttiği endişelere katılmamak elde değil. Zira kendisi de sinema alanında bir aksakal olan Dorsay, edebiyatçıların “kutsal bahçesine” girme konusunda sergilediği cesur tutumun farkında olduğunun altını çiziyor. Ne var ki yazma isteğinin içgüdüsel bir nitelik taşıdığı ve insan zihnini özgürleştirdiği konusunda hakkını vermek gerek. Katı edebi kaygılarla bu isteğe ket vurmak, paylaşılacaklar ile anlık mutluluklar dağıtmak yerine dağarcığı mutsuzluğa hapsetmek sahiden de hem yazara, hem okuyucuya büyük haksızlık olur.

Kitabın adından da anlaşılacağı üzere, Dorsay’ın kaleme aldığı tüm hikayelerin kökü aşkta buluşuyor; ama dalları bambaşka yerlere uzanıyor. Farklı, aykırı, tanıklık etmediğimiz, etmiş olsak bile farkına varmadığımız, hem tanıdık hem yabancı hikayeler bir rakı masası üslubu ile okuyucuya sunuluyor. Karşımızda teknik açıdan çılgın atan bir metin olmadığı açık – ama en başından da belirttiği üzere yazarın kaygısı hiç bu yönde olmamış. Büyük konuların ve psikolojik tahlillerin kısa hikâyelerde ele alınması zorluğuyla karşı karşıya kalan Dorsay’ın, bu durumun yol açtığı oyuk temellerin üstesinden naif ve okuyucuyu anlatıma bağlayan bir üslupla gelmeye çabaladığını söyleyebiliriz. Zira kendinizi hikayelere bir kaptırdınız mı, sanki loş ışıklı bir meyhanede yazarla karşılıklı oturuyor ve zihninde yıllarca biriktirdiği kanlı canlı hikayeleri onun ağzından bire bir dinliyor gibi hissediyorsunuz. Yine bu yüzden, okuduğunuz satırların bazılarının arkasından yazarın sesini duymaya, karakterlerin konuşmalarının onlardan çok yazara yaraştığını düşünmeye engel olamıyorsunuz. Bu bağlamda metin, öyle olduğunu açık etmekten bilinçsizce kaçınan bir Ahmet Mithat moderni gibi – kendi fikirlerinin üzerini karakterler ve olaylarla kaplarken renk vermekten de bütün bütün kurtulamayan, iyi niyetli, sıcak ve okuyucuyu iki saatliğine avcunun içine alıveren…

Kısaca “Hepsi Senin İçin – Tuhaf Aşk Öyküleri”nin bir hikaye türü denemesi niteliği taşıdığını ve bir ilk deneme için beklentileri karşıladığını söylemek mümkün. Kitaptaki hikayelerden özellikle “Bir Kurtuluş Hikayesi”nin başarılı bir kısa hikaye deneyimi sunduğunun altını çizmek gerek.