Aşkın el kitabı: Twitter!

Son bir kaç yıldır artık hayatlarımızda yepyeni bir şey var “SOSYAL MEDYA”! İnternetin bile çok eski sayılmadığı ülkemizde şöyle bir geçmişe bakıyorum da bundan önce de irili ufaklı sosyal paylaşım ağları girdi hayatlarımıza ama hiçbiri 2 tanesinin yakaladığı başarıyı yakalayamadı.

Önce Facebook girdi hayatımıza, ilk okuldaki öğretmenimizi hatta ebemizi bile bulmaya çalıştık falan evde yoğurtlu ıspanak yerken yan masaya rakılar gönderdik, çiftliğimizde sebzeler yetiştirdik, küçükbaş büyükbaş hayvancılık derken hepimiz çoban olduk. Facebook’un farkı diğer paydaşlarına nazaran bitmeyen tükenmeyen bir kaynak olmasıydı sanırım. O’nu tanıdığımız ilk andan beri hayatımızda olan Facebook’tan kopamadık daha da kopamayız gibime geliyor.

Facebook’un etkileri sürerken sosyal paylaşım ağlarına bir yenisi eklendi Twitter! Facebook’tan çok daha farklı bir kurguyla girdi hayatlarımıza. İlk kuruluş ve kullanım amacından oldukça uzaklaşsa da o da kendi çapında büyük bir kullanıcı kitlesine sahip oldu. Öyle ki bir dönem (eminim bu sadece bizim ülkemiz için geçerlidir) Facebookcular ve Twittercılar olarak bile ayrıldık. Twittercılara göre Facebook artık kıro doluydu o nedenle Twittercılar kendisini elit bir sınıflandırma içerisine soktu gibi bir ton saçmalık!

Neyse ne diyorduk Twitter hiçbir zaman bana göre o’nu gerçekten bilen kısıtlı kesim dışında diğer kullanıcılar tarafından tam hakkıyla kullanılmadı! Neydi Twitter’in ilk varoluş amacı? Twitter aslında bir mikroblog örneği olarak tasarlanmıştı yani o an başınıza gelen bir olay, duyurmak istediğiniz bir  haber, düzenlenen bir kampanya, firmanız hakkındaki bir gelişme, seçim kampanyanızdaysanız katıldığınız miting ya da çıkacağınız televizyon kanalını duyurmak gibi aklınıza gelebilecek  hemen her şeyi Twitter üzerinden takipçilerinize duyurabilecektiniz. Bir nevi kendi hayatınızın sosyal medyadaki 140 karakterlik status update’i gibiydi.

Ama gel zaman git zaman Twitter’a da bir ayar çekmeyi başardık, status update’den ziyade en iyi aşk acısı nasıl çekilir?, güzel laf sokmanın sırları, mentiondan yürüyelim DM’de koşarız be abi! Gibi saçma sapan kalıplara soktuk güzelim sistemi!
Bu yazıyı neden yazdım neden paylaşıyorum onu da bilmiyorum son dönemde gerçek anlamda sıkıldım sanırım… Siz, siz olun “Özledim” dediğim de, “bende” değil, geliyorum diyenle olur.”culardan olmayın sosyal medyada
İyi tatiller…