Apollo ve Dafne

Efsaneye göre güneşin oğlu Apollo, güzeller güzeli Dafne’ye aşık olur. Ama aşkına karşılık alamaz. Dafne kaçar, Apollo kovalar… Ta ki bir gün Dafne yorgun düşüp Apollo onu yakalayıncaya kadar. Apollo’nun nefesi ensesinde, kolları bedenini sımsıkı sarmışken çaresiz kalan Dafne, babası nehir tanrısı Peneus’a seslenir: “Baba yardım et” Ve babası Dafne’yi Apollo’nun kollarında, oracıkta bir defne ağacına dönüştürür. Gövdesi ağacın gövdesine, ayakları köklere, saçları yapraklara dönüşürken, Apollo, Dafne’nin kalp atışlarını hala duymaktadır. Acıyla şu sözleri mırıldanır:

“Ey güzel ağaç, daima benim olacaksın. Sana ebedi hayatı hediye edeceğim. Yaprakların hep yeşil kalacak, zafer kazananlar o yaprakları alınlarında taşıyacak.”

 

Geçtiğimiz hafta Roma’daydım. Roma nefis bir şehir. Kışları da ayrı güzel. Dört bir yandaki çeşmelerin soğuk sularında serinleyip tiril tiril elbiselerle dondurma yalayarak dolaşılan yaz Roması’ndan farklı. Başka türlü bir şeyler var. Mermer heykeller canlanıyor sanki soğukta. Her köşe başında kestaneciler var. Ayaküstü içilen kahvelerin sayısı artıyor sıcak kahve dükkanlarında. Şarapların tadı daha keskin, mozarellanın tadı daha hafif sanki. Daracık sokakları, hüzünlü fasadlarıyla ölümsüz şehir Roma melankolik bir şehre dönüşüyor kış aylarında.

Çok sevdim kış Roma’sını. Herşeyine bayıldım. Ama en çok Bernini’nin Villa Borghese’deki Apollo ve Dafne’sinden etkilendim.

Apollo ve Dafne’nin hikayesi Yunan mitolojisinin en güzel aşk hikayelerinden biri. Yüzyıllar boyunca anlatılmış, hiç eskimemiş; müziğe, şiire, resime, heykele, nice sanatçılara ilham vermiş bir hikaye. Dafne’nin Apollo’nun kollarında bir defne ağacına dönüşümünü anlatan “Apollo e Dafne” de, İtalyan heykeltraş Bernini’nin aynı ilhamla yarattığı ustalık işi. Roma’da çeşmelerin hemen hepsinde, görkemli Vatikan’ın pekçok yerinde, kiliselerin avlularında hep Bernini imzası var ama Apollo ve Dafne hiç şüphesiz en şairane eseri.

Barok dönemin kıymetli heykeltraşlarından biri olan Bernini’nin Apollo ve Dafne’si Villa Borghese’de sergileniyor. Zaten Bernini, İtalya’nın önde gelen ailelerinden Borghese ailesinin 3.kuşak temsilcisi ve aynı zamanda kardinal olan Scipione Borghese’in himayesinde yaratmış eserlerinin pekçoğunu.

Mermer heykelin en can alıcı özelliği, Dafne’nin Apollo’nun kollarındaki dönüştüğü anı tüm gerçekliğiyle aktarıyor olması. Sanki oradaymışsınız da o ana tanıklık ediyormuşsunuz gibi. Apollo’nun yüzündeki ifadeden, Dafne’nin parmaklarından filizlenen yapraklara kadar muazzam detaylarla dolu. Dönüşümün tüm etaplarını ayrı ayrı son derece dramatik ve yoğun bir duyguyla gözler önüne seriyor. Heykelin etrafında 360 derece döndüğünüzde Apollo ve Dafne hayat buluyor. Ayrıca neresinden bakarsanız bakın hiçbir detayı kaçırmıyorsunuz.

Bernini, heykellerini önce maketler halinde tasarlıyormuş. Sonra da bu maketleri kendi yetiştirdiği heykeltıraşlardan oluşan bir ekiple heykele dönüştürüyormuş. Apollo ve Dafne heykelinde çalışan kalabalık ekip, bu birebir boyuttaki mermer ama sanki balmumumdan gibi heykeli 3 yılda tamamlamış.

İnsanoğlunun varoluş sıkıntısına üç tür ilaç iyi gelir derler: Çocuk yapmak, müzik yapmak, yazı yazmak. Nasıl ki çocuğunuzun sabah gülüşüyle ılık bir rüzgar eser,  kemanın sesiyle ruhunuz genişler, sevgilinin tatlı bir öpücüğüyle kelimelere dökülür aşk… İşte Bernini’nin Apollo ve Dafne’sinin önünde bunların hepsini birden yaşadım ben.

Roma’ya yolunuz düşerse görmenizi tavsiye ederim.

Handel/Apollo e Dafne:

YouTube Preview Image

 

Comments
  1. Esra

    Çok kıskandım ama şimdi ben :((