Analog Deneyler 2 : Kapı deliği – Fisheye

Analog deneylerimize el yapımı bir fisheye(balıkgözü) objektif ile devam ediyoruz. Geniş açı lenslerin en eğlencelisi olan fisheye, bozulan perspektif algısı ile tüm dünyayı kendi gibi eğlenceli yuvarlak bir çerçeveye sığdırıyor.

Çekilen objenin dibine kadar girip deklanşöre bastığımızda, olduğundan(ve kadrajın geri kalanından) çok daha büyük görüntüsü ile karşılaşıyoruz. Bu da bize hayvanların meraklı burunlarını iyice yakından görme şansı veriyor örneğin. Ya da bir mekanı çekmek istediğimizde, 100º’nin üzerindeki(hatta kimi zaman 180º’ye varan) görüş açısı sayesinde çok daha fazla detayı bir kareye(ya da daireye) sığdırabiliyoruz.

foto2

Bir örnek de kişisel bir deneyimimden: Yamaç paraşütü yaparken çektiğim ilk fotoğrafta, standart bir objektifle çekilen ve kadraja ancak şapşal şapşal gülümseyen yüzümün sığdığı fotoğrafı görüyorsunuz. Diğeri ise bir başkasının fisheye objektif ile çekilmiş ve hem kişiyi, hem paraşütü, hem de manzarayı kadraja sığdırmayı başarmış görüntüsü.

foto3

Çok kısa odak uzunluklu bu objektiflerin tarihi yüzyılın başlarında Amerikalı fizikçi Robert W. Wood’un yaptığı bazı çalışmalara dayanıyor. İlk balıkgözü lensin üretilmesi ise 1924 yılında Londra’da gerçekleşmiş. Başlarda meteorolojide bulut kümelerinin oluşumunu ve şekillenmelerini incelemek üzere tasarlanan bu objektifler, günümüzde fotoğrafın vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiş bulunmakta.

foto4

Piyasada çok çeşitli özelliklerde ve fiyat aralıklarında fisheye objektifler mevcut. Hatta akıllı telefonların merceklerine takılabilen küçük balıkgözü aparatlar bile var. Kullanılan yere ve amaca göre alacağınız objektif de değişecektir elbette. Fakat benim gibi eğlence amaçlı ve ucuz bir alternatif denemek isterseniz bu rehber tam size göre.

foto5

Kapı deliğinin balık gözü objektifi hatırlattığını oldum olası düşünmüşümdür zaten. Ama gerçekten bu amaçla kullanılabileceğini farketmem internette görmüş olduğum bir makaleye dayanıyor. Ne kadar kolay olduğunu gördükten sonra kendim de denemeye karar verdim ve uygularken de oldukça keyif aldım.

foto6

Malzemeler:

– Boş tuvalet kağıdı rulosu ya da karton

– Kapı deliği merceği (Bunu hırdavatçılarda oldukça ucuza bulabilirsiniz.)

– Bant

– Makas

– Analog ya da dijital bir fotoğraf makinesi (Ben bu deneyde Holga kullandım.)

Yapılışı:

Öncelikle makinemizin objektifine uyumlu küçük bir silindir yapacağız. Tuvalet kağıdı rulosu benim Holga’ma tam denk geldiği için onu kullandım, fakat objektif genişliğinize göre kartonu kıvırarak da sizin için en uygun silindiri elde edebilirsiniz. Silindirin yüksekliği makineye göre değişecektir elbette, fakat benim makinemde 4 cm. yüksekliğinde bir silindir yeterli oldu.

Sonra kartondan, silindirin ağzını kapatacak şekilde bir daire keseceğiz. Bu dairenin tam ortasına ise kapı mercegimizin alt ucunun geçebileceği kadar bir delik açacağız. Yani elimizde kartondan bir simit olacak.

Bu delikli yuvarlak kartonu, tuvalet kağıdı rulosundan ya da karton kıvırarak yaptığımız silindirimizin bir ucuna güzelce bantlayacağız.

foto7

Kapı merceğini deliğe oturttuğumuzda objektifimiz temel olarak bitmiş oluyor. Hiç oynamasın isterseniz içine köpükten(strafor) destek kesip koyabilirsiniz fakat ben herhangi bir destek yapmamama rağmen sorunsuz kullandım.

Son olarak elde ettiğimiz bu acayip nesneyi makinemizin objektifinin üzerine oturtup bantlayarak sabitleyeceğiz ve balık gözü objektifimiz kullanıma hazır hale gelecek! (Aşağıda en sonda, yine kapı deliği ile yapılan fakat tuvalet kağıdı rulosu yerine ahşap kullanılan bir örneği daha görebilirsiniz.)

foto8

Şimdi çekimlere başlayabilirsiniz. Benim deneyimin sonuçları aşağıda:

foto9