Alternatif tatil arayanlara Patika

Bu yılın Temmuz ayında eşim ve kızımla enteresan bir tatil deneyimi yaşadık. E kardeşim Temmuz’daki tatil şimdi mi anlatılır derseniz durun bir dinleyin derim. Birincisi bu yazıyı o zaman yazmış olsaydım, hepiniz tatilde olacağınızdan okuma şansı bulanların sayısı oldukça az olacaktı. İkincisi bu tatil öyle bildiğiniz tatillerden değil.

Patika neyin nesi onu biraz anlatalım. Fethiye-Faralya’da 5 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş taş, ağaç evler ve çadırlar ile organik bahçelerden oluşan alternatif bir proje Patika.  Projenin fikir babası, sahibi, aşçısı, ustası, şarap üreticisi, marangozu, yoga masteri (daha sayayım mı?) yani kelimenin tam anlamıyla her şeyi Erol Benjamin Scott.

Türk bir anne ile kökleri Afrika’ya uzanan Amerikalı bir babanın oğlu… Erol’un kendisi başlı başına kendine has bir kişilik. Dedesi Hasan-Ali Yücel. Bakanlığı döneminde Köy Enstitülerini hayata geçirip önce Türkiye ve sonrasında tüm dünya için örnek bir model oluşturup çığır açan bir devlet adamı.   O kadar ki 1997 yılında 100. Doğum gününde UNESCO’nun saygıyla anılmasına karar aldığı örnek bir insan… Dayısı Can Yücel. Hepimizin tanıdığı kimimizin taptığı muhaliflerin muhalifi şair “Can Baba”.

İşte Erol böyle enteresan bir kişilik. Afrika’ya uzanan kökleriyle bir doğa aşığı. Hem dededen hem dayıdan girişimci ve değişimci bir öncü. Hep telaşlı, hep koşturan ve daima bir şeyler için uğraşan Erol’a bu enerjinin kaynağı ne diye sorarsanız kendi deyimiyle atalardan aldığı mirası doğaya, Anadolu’ya geri ödemeye çalışmasının telaşı bu. Yani hiç bitmeyecek bir borcu geri ödemeye çalıyor o.

Patika’da işler nasıl yürüyor derseniz kısaca anlatayım. Sabah erken kalkılıyor her şeyden önce. Kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri hep zamanlı ve planlı. Yemekler tamamen doğal malzemeler ile beraber pişiriliyor, sonrasında herkesin katıldığı bir “sessizliğin” ardından yeniyor ve daha sonra da bulaşıklar gönüllülük usulüyle beraber yıkanıyor. Yemekler çoğunlukla Erol’un kontrolü, nezareti ve bizzat da kendisi tarafından pişiriliyor.

Vejetaryen bir mutfakla karşılaşacağınızı bilerek Patika’ya gitmenizde yarar var onu baştan söylemek lazım. Her işin beraber kotarıldığı bu ortak yaşamda çok büyük lüksler umarak buraya gelmemenizde fayda var. Taş ve ağaç evler ve gördüğünüz diğer her şey bizzat Erol tarafından inşa edilmiş veya edilmekte! Elektrik kesilebilir veya araba park edilirken su borusu patlayıp tüm su bitebilir her an. Ancak işin güzel tarafı da bu. Cep telefonu, bilgisayar türü aletlerin ortak alanlarda kullanımı hoş görülmüyor tüm katılımcılar tarafından ve herkes de buna saygı gösteriyor. İnanın kafanız rahat ediyor bir boşalma ve ferahlık hissine iki gün içinde ulaşmaya başlıyorsunuz.

Patika’da neler yapılıyor biraz da ondan bahsetmek lazım. Bizim katıldığımız bir haftalık tatil 3 -5 yaş arası çocuklara yönelik bir aktivite kampıydı denebilir. Kampın düzenlenmesine ön ayak olanlar da arkadaşlarımızdı. Bir veli inisiyatifi olarak kurulan ve Montessori eğitim sistemiyle eğitim veren Küçük Kara Balık  Çocukevi’nin (www.kkbce.com) kurucularından Seda, Yasemin ve eşi Ersin, çocuk psikologu Iraz işin başını çektiler açıkçası. Kampın katılımcıları arasında çocuklarıyla beraber Acemi Anne Esra Sert ve bebek kıyafeti tasarımlarıyla tanıyabileceğiniz Perihan Gürer de vardı. Ara ara Perihan’ın  konuk yazar olarak yazılarını Birinciblog’da görüyorsunuzdur. Yazıda kullandığım güzel fotoları çeken fotoğrafçı arkadaşımız Ayça Kamacıoğlu’na da buradan teşekkür etmek istiyorum.

Bu uyumlu ekip çocuklara resim ve boyama atölyeleri düzenlediler, seramik hamuruyla eserler yaratmalarına olanak sağladılar.  Şarkı, tekerleme ve oyun saatleri düzenlendi. Anne ve babalar olarak bizler de katkıda bulunmak için el birliğiyle çocuklara oynayabilecekleri kartondan evler yaptık, onlar da keyifle boyadılar. Hem de aman elbisem, masa örtüsü ve halı boyandı v.b. kaygılar olmadan doğanın içerisinde özgürce gerçekleştirdiler tüm aktiviteleri.

Tüm gün boyunca yorulan minikler akşam yemeğinden sonra çabucak nakavt olduklarından, ebeveynleri de gecenin kalanında Erol’un organik şaraplarının da eşlik ettiği güzel ateş başı sohbetlerine vakit ayırabildiler.

Patika’da denize de girilebiliyor ama gerçek bir maceranın ardından! Ya boyalı taşların yolu belirlediği ve mekâna da adını veren gerçek bir patikayı kullanarak, ya da jeep türü bir aracınız varsa onunla dağ yolunu inerek denize ulaşabiliyorsunuz. Küçük çocuklarla Patika’da denize girmek aslına bakarsanız herkesin harcı değil.  Ama aracınıza ya da minibüse binip Ölü Deniz, Kabak v.b. yan koylarda daha rahat imkânlarla denize ulaşmak mümkün. Biz öyle yaptık.

Erol hemen hemen tüm yıl boyu orada ve devamlı çalışıp yeni fikirler üretiyor. Ona gelecek tekliflere de açık. Aklınızdan geçenleri Erol’la paylaşırsanız, doğayla iç içe tatil planlarınızı rahatlıkla Patika da gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için www.patikadayolculuk.com sitesine bir göz atabilirsiniz.

Son Söz: Patika’ya gitmeye karar verirseniz yanınıza mutlaka el feneri alın. Gece zifiri karanlıkta çadıra, eve dönmeye çalışırken bir yerlere yuvarlanmazsınız. Böcek sokmasına karşı ilaç bulundurun. Malum doğanın ortasında kalacaksınız. Kullandığınız düzenli ilaçlarınız varsa yanınızda mutlaka bulunsun. Ha deyince eczanenin hemen bulunamayacağı bir yere gidiyorsunuz. Tecrübeyle sabittir ilaç konusu! Mayonuz olsun ama deniz ayakkabısı da fena bir fikir değil.

Comments
  1. Makarnalar

    Hi there, You’ve done an incredible job. I�ll definitely digg it and personally suggest to my friends. I’m sure they will be benefited from this web site.