Aksaray’ı olsa olsa aşk yakmıştır

Türk tiyatrosuna unutulmaz eserler kazandıran Güngör Dilmen’in yazdığı ‘Aşkımız Aksaray’ın en büyük yangını’ bu sezon İstanbul Devlet Tiyatroları’nun görülmediyse mutlaka görülüp izlenilmesi gereken bir oyunu. Zira sırf müzikal olduğu için bile bunu hakeden, genç oyuncu kadrosu ve aynı zamanda tempoyu hiç düşürmeyen ritmiyle bile izlenmesi gereken bir oyun…

“Ah nerede o eski İstanbul” mottosunu fazlasıyla yaşatan, Osmanlı’nın son dönemlerinde geçiyor “Aşkımız Aksaray’ın en büyük yangını”… Dekor, müzikler ve oyunculuk senkronizasyonunu son derece başarılı bulduğumu söylemeyelim. Bunun üzerine Osmanlı müzikleri sosuyla da oldukça tat katılmış aynı zamanda… Zaten müziklerde de Cem İdiz’in imzası olduğunu öğrendiğimde şaşırmadım.

Oyun Faik Ertener’in yorumuyla yeniden hayat bulmuş durumda. Ve asıl önemlisi artık devlet tiyatroları, müzikal oyunları son derece başarılı bir şekilde kotarmaya başladı. Bana asıl umut veren nokta da bu…

Oyunun konusuna gelince…  Zaman, 19’uncu yüzyıl sonları yani Osmanlı’nın son dönemlerine denk geliyor. Mekan: Aksaray, Sarayda gözden düşmüş bir cariye Mahitap Hatun Aksaray’ın kenar mahallerinde olan eski bir konağına yerleşir. Onun  yerleşmesiyle, dedikodu alır başına gider.

Mahalle sakinleriyle bir türlü kaynaşamayan bu saray hanımınının aslında kalbi bir o kadar boş ama bir o kadar da aşkla dolmak istiyordur. Cumbalı evleri ile tipik bir eski İstanbul sokağını bir anda saran Mahitap ile müzisyen Artin’in aşkı, tulumbacıların reisi tarafından kıskanılınca işler sarpa sarmaya başlar. Mahitap Hatun’un aşkının hem kendisini hem de semti yakmasını anlatır younda. Çünkü bir inanışa göre, “Aksaray’ı olsa olsa aşk yakmıştır”….

İki perde ve iki  saat süren bu oyun, aslında büyük Aksaray yangının olası bir hikayesini konu alıyor. Tüm eski İstanbul eserlerinde kullanılan öğeler ve karakterler yer bulmuş oyunda…  Zira köşk, saraylı bir kız, mahallenin bilmiş kadınları, ellerinde süslü şemsiyelerle dolanan evlenme meraklısı genç kızlar, kahve, tulumbacılar, gayrimüslimler..  Kısacası Osmanlı’yı Osmanlı yapan tüm öğeler var oyunda…

İstanbul Cevahir Sahnesi’nde bu sezon seyirciye ‘Merhaba’ diyen oyun, gidip görülmeye değer. Eğlenceli başlayıp, ikinci perdede buruk devam eden Aşkımız Aksaray’ın en büyük yangını, yakın zamanda kaybettiğimiz büyük yazarımız Güngör Dilmen’e bir saygı niteliğinde adeta…

Comments
  1. Seyhan Ahen

    Devlet tiyatroları programlarını takip eden biri olarak bu oyunun iyi olduğunu düşünüyordum.Bu ay içerisinde mutlaka izleyeceğim.