Aklın yolu Fikirdenk’tir

Yıllar yıllar önce… Gazetelerin bakkaldan alındığı, televizyonun başköşede binbir itina ile kurum kurum kurulduğu zamanlar… Reklamlar küçük büyük herkesin büyülenmiş gözlerle hipnotize olarak izlediği şahane filmciklerken… Anne olmanın a’sı bir yana fikrinin bile bünyeye uğramadığı, telefon numaralarının ağırlığı on yaş altının altında kalıp ezilebileceği ağırlıktaki telefon rehberlerinden arandığı günleri yaşarken… Çocukların İyi Uykular Kuzucuklarım sözünü duyar duymaz yastıklarına gömülüp uyudukları, televizyonun İstiklal Marşı’nı takiben ince bir uyarı sesiyle kapandığı sessiz ve huzurlu geceleri çalar saatin sesiyle aydınlanan günler doğarken…

fikirdenks

80’lerde çocuk olup şimdi anne baba olan hemen herkesin anılarında bu veya benzer kareler kayıtlıdır. O zaman aklıma hiç gelmemiş olsa da şimdi geri dönüp baktığımda o yıllarda anne baba olmanın pek de kolay olmadığını hatırlıyorum. Yaşanan üç beş anıya göz atınca neler nasıl kolaylaşmış veya zorlaşmış bir muhakeme yapma şansı buldum…

Sahne 1. Pazar günü demek suların akması demek, Pazar günü demek banyo, temizlik ve çamaşır işlerinin bir güne sığdırılması demek… güzel bir banyonun ardından tertemiz giyinip, mis gibi lavanta kokan çarşaflarıma uzanmışım, uyku beni çağırıyor, derken… Tatlı bir kaşıntı başlıyor, ilkin göbek deliğim ardından kulaklarımın arkası, akabinde bacaklarım ve gözbebeklerim dışında kaşınmayan yer yok. Hoşça kal uyku kardeş, merhaba durdurulamayan kaşıntı ve kolonya şişeleri.

fikirdenk

Bu sahneyi yaşayan bir anne o yıllarda kolonya sürer bilemedin evde şans eseri böcek ısırmalarına iyi gelen bir merhem varsa onunla müdahale edilir. En çok Almanya’daki abi aranır ne yapsak diye… sabah saatlerinde de eczacı teyzeye danışılır veya komşu doktor amcaya bir hal çaresi var mıdır diye. Sonuçta çözüm günler sonra ancak ortaya çıkar. Uyuz oldum sananlar çok yanılıyorsunuz, alerji diyenlere on puan ama ne alerjisi o yıllarda yeni çıkan çamaşır yumuşatıcısına alerjim varmış. Bu yüzdenmiş misler gibi pijamalarım ve çarşafımla yaşadığım macera…

fikirdenk-screen

Sahne 2. Herhangi bir gün… sular hep akıyor akmasa da depo var. Güzel bir banyonun ardından nemlendiricimi sürünüp tertemiz giyinip, mis gibi lavanta kokan çarşaflarıma uzanmışım, uyku beni çağırıyor, derken… Tatlı bir kaşıntı başlıyor, ilkin göbek deliğim ardından kulaklarımın arkası, akabinde bacaklarım ve gözbebeklerim dışında kaşınmayan yer  yok. Yataktan başucuma uzanıp akıllı telefonumu alıyorum açıyorum web tarayıcıma www.fikirdenk.com yazıyorum. Açılıyor renkli sayfam bakıyorum nemlendirici kremimin yorumlarına Sena yazmış, bende alerji yaptı bunun yerine …. kullanmanızı öneririm. E peki hali hazırda kullandıysam ne olacak? Hop gidiyorum Sena’nın blog sayfasına aramaya yazıyorum markayı, alerji ve kaşıntı kelimelerini de ekliyorum. … duş alıp …..ile masaj yapın.

İşte bu kadar kolay… Nasrettin Hoca’nın dediği gibi “bana doktor değil attan düşen lazım.” Sevgili anne dostlarım öyle güzel bloglar ve siteler hazırlıyorlar ki mutlaka birinde sizinle aynı attan düşen en az bir kişi bulmanız garanti…

Peki Fikirdenk nedir ona bir göz atalım. İki girişimci annenin ortak girişimi Fikirdenk. Çocuk sahibi olmanın serseme çevirdiği “anne” insanlarına, bebekleri ve çocuklarıyla ilgili alış verişlerinde hangi ürünleri tercih etmeleri konusunda bir akıl fikir verebilmek tek amaçları. Girişimci annelerimizi kısaca bir tanıtırsak, isimleri Sena Baran ve İrem Küçükçelebi Erdilek… Sena’nın bir oğlu, İrem’in bir oğlu ve doğmak üzere olan bir kızı var! Her ikisi de kendi blogları siteleri vs. ile uğraşırken bir gün “hadi beraber de bir şeyler yapalım” diyerek Fikirdenk’i kurdular. Sena ve İrem’in diğer girişimleri ve blogları için:

www.dorikus.com

www.slingomom.com