Akın Eldes’le bir başka türlü!

Akın Eldes, Frankfurt (Almanya) da doğdu. Müziğe ilk adımları herkes gibi mandolin ve flüt ile attı. E-5, Painted Bird, Asım Can Gündüz ve Çapkınlar gruplarından sonra 1986 ile 2000 yılları arasında Bulutsuzluk Özlemi’nde yer aldı. 2000 yılından sonra çeşitli gruplarla sahneye çıktı ve albüm kayıtlarında bulundu. Bildiğiniz gibi kendisi şu an Pinhani  grubunda ve solo kariyerine devam ediyor. Kendisiyle albüm çalışmaları üzerine bir söyleşi yaptım. Buyrunuz:

Merhaba Akın, solo projelerinde kaç tane albümün oldu? Daha yeni albümler dinleyebilecek miyiz senden?

Merhaba Okan. Öncelikle ilgin için teşekkür ederim. 2011 sonunda sevgili Sinan Cem Eroğlu ile yaptığım Hane-i akustik adlı albüm ile 6. albümüm yayınlanmış oldu. Bir geçiş dönemindeyiz. Ama hala kayıt yapma konusunda oldukça istekliyim. Bir sürü yeni (ve eski..) parçam var. Kısmet ise bu sene değişik düzenlerde 2-3 albümlük kayıt yapmak istiyorum. Bir ara da yaklaşık 10 sene evvel evimde yapmış olduğum kayıtları, (7-8 parça var..) toparlayıp web sayfamdan yayınlamak istiyorum. Neticede kışı yoğun geçirmeyi planlıyorum…

Solo projelerinde kimlerle çalıştın, ne gibi gelişmeler oldu biraz bahseder misin?

90’lı yılların sonunda, müzisyenliğimi geliştirecek daha özgür bir ortam olduğu düşüncesi ile 3lü (bas ve davul ile) olarak çalmaya karar vermiştim. İlk albümde bana Cem Aksel ve Patrick Chartol ve Gürol Ağırbaş destek oldu. 2. albümde bas gitarı Alp Ersönmez çaldı. 3,4, ve 5 inci albümleri  kontrbasda İlkin Deniz ve davulda Turgut Alp Bekoğlu ile yaptık. Kafamda 3 lü çalmanın hakkını verebilmiş olduğumdan değil ama bir yandan da daha zor aşama olan 2 li çalma aşamasına geçmenin zamanı geldiği düşüncesi oluştuğu için bu yönde adım atarak 6.albüm kaydını gerçekleştirdim. En zor aşama bence tek başına çalabilmek.Bakalım başarabilecek miyim!

Bu projeler dışında bir de Pinhani var; nasıl gidiyor?

Geçtiğimiz Şubat ayında 3.albüm yayınlandı. Konserler de yoğun. Daim olsun:-)

İnsanların görmeden uzaktan gitarının sesini duyarak seni tanıyabilmesi nasıl bir duygu? Duygularını, kişiliğini vererek mi bu enstrumanı çalıyorsun yoksa gitar üzerinde inanılmaz şeyler mi yapıyorsun?

Benim sesimi tanıdıklarını söylüyorlar, sanırım tuşemden ötürü. Herkesin kendine has bir dokunuşu zaman içinde kendiliğinden oluşuyor. Bence notalara yüklenen anlam önemli ve bunun nasıl olacağı kişiden kişiye değişiyor…

Seni ve çaldığın müziği nasıl tanımlayabiliriz? Ne ad verebiliriz?

Ben kendimi meraklı bir öğrenci olarak tanımlıyorum. Yaptığım parçalarda en önemli kriter ise çalarken nefes aldığımı hissedebilmem. Gerisi önemli değil; aman özgün olsun diye de bir derdim yok. Neticede doğal olarak özel bir renk oluşuyor. Herkes zaten özeldir..

Ekipmanında bir değişiklik var mı, en çok hangi gitarını çalmayı seviyorsun ve yenileri deniyor musun?

Ben de maalesef! Bir overdrive ve delay pedalı merakı var. Yeni çıkan pedalları sürekli takip ediyorum… Ama genel olarak basit bir pedal dizilimi ile çalıyorum. 4’ü Murat Sezen yapımı olmak üzere 6-7 elektrik gitarım var. Hepsinin kalbimdeki yeri ayrı:-) Dönem dönem biri ötekilerin önüne geçiyor.. Bunun yanı sıra Pinhani konserlerinde sevgili Sinan Kaynakçı sponsörlüğü ile kullandığım 2 gitar var. Özellikle Steinberger’i pratikliği sebebi ile çok seviyorum. Şu sıralarda güzel akustik gitarlar peşindeyim. Özellikle naylon telli gitar..

Seni en çok etkileyen gitar solosu neydi duyduğunda? Beğendiğin ve etkilendiğin gitaristler kimlerdi?

İlk duyduğumda dağıldığım solo Eagles Hotel California solosudur. Hala ilk 3 te benim için… Bir de Deep Purple “Child in Time” (her versionu..) solosu. Aklıma ilk gelenler Hendrix, Clapton, Blackmore, Gilmour ve Van Halen..

Yeni gitaristleri takip ediyor musun, şu sıralar en sıra dışı gitarist kim sence?

Andy Timmons rock alanında aklıma gelen ilk isim. Ama sıra dışı olarak örnek vereceğim isimler başka bir alandan; Kurt Rosenwinkel, Tim Miller ve Jonathan Kreisberg aklıma ilk gelenler…

Bulutsuzluk günlerinde, özellikle turne ve konserlerde unutamadığın bir anın var mı?

Aklıma ilk gelen Canlı ve fişsiz albümünün kaydedildiği  Maçka Açık hava tiyatrosu konserinde; akustik bölümden elektrik bölüme geçiş parçası olan sözlerimi geri alamam parçasında soloya başlamak için elektrik gitara geçtiğimde -tonmeisterin dikkati başka yerde idi sanırım; gitarın kanalını bir türlü açtıramadığım için Nejat ın oyalama maksadı ile “Hey-Ho” demeye başlaması ve daha sonra bunun parça trafiğine dahil olması!

Bulutsuzluk’la ‘Yol’ albümünde çaldığın gitarlar hala konuşuluyor, sen ne düşünüyorsun?

Şaşırdım, ama sevindim. Konuşanlara selamlar, sevgiler.. Bence de güzeldir. Kalbimdeki yeri ayrıdır..

Gitarını amfine taktın, ilk ne yaparsın? Parmaklarını mı ısındırırsın yoksa bir akor basar devamında bir şeyler mi çalarsın? Özellikle yaptığın bir şey var mı?

Amplimin düğmelerinin hangi ayarda durmaları gerektiğini işaretlerim. Dolayısı ile düğmeleri kontrol ederim. Kabloyu takarken de ses çıkıyorsa; tamam. Hevesim geçmesin diye pek çalmamaya çalışırım. Çalandan da hoşlanmam:-) Ses provalarında mixerin başındaki adamdan da aynı özeni beklerim. Mikrofon ayarı yapılacak, radyo sesi gibi bir ses çıkıyor ve senin sürekli konuşmanı veya bir şeyler söylemeni istiyor ayar yapabilmek için. Böyle durumlara çok sinirleniyorum..

Ülkemizde gitara olan ilgi son zamanlarda oldukça arttı. Dolayısıyla iyi gitaristler de yetişmeye başladı. Sen bunu neye bağlıyorsun?

Ne güzel. Etkileşim (konser,youtube vs.) arttıkça doğal olarak merak da artıyor. Ama önemli olan sebat ve azim. Günümüzde bu özellikler azalıyor olabilir; bilemiyorum.

Genç gitaristlere neler önerirsin? Senin gibi çalmaları için neler yapmaları gerekiyor?

Benim gibi değil, kendileri gibi çalsınlar. Özel bir çabaya gerek yok. Sadece kalplerine kulak vermeleri yeter. Metronom ile çalışmak çok önemli.

Dünyada en çok hangi gitaristle çalmayı isterdin? 3 gitardan oluşan bir grup kursaydın; kimler olsun isterdin? Buna davul ve bas dahil?

Öyle bir isteğim olmalı mı? Bilmem.. Geçenlerde Gümüşlük de Otelin kafeteryasında Erkan Oğur ile güneş batarken 30 dk kadar doğaçlama çaldım. Çok mutlu oldum. Kışa belki Gitarizma da konuk olarak çalacağım. Ayrıca Serdar Öztop ile ortak bir kayıt yapma projemiz var…

Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederim Akın. Kolay gelsin.

Bu güzel sorular için teşekkür ederim Okan. Sana da …

Akın Eldes – 4 Delay

Akın Eldes – Lirik Blues

YouTube Preview Image
Comments
  1. Erdal Süer

    Ne güzel bir söyleşi olmuş, teşekkürler…

  2. sözlerimi geri alamamdaki hey-ho klasiğinin çıkış noktası çok acaipmiş 😀

  3. Arda Gürbüz

    Özgün olmaya çalışmamak,ve sonucun özgün olması.Harika :);
    Teşekkürler.

  4. tolga ucar

    yoldayim eve gider gitmez okuyorum :))

  5. batuhan demiral

    tişörtüm kalmadı tişört veriin 😀 şaka bi yana bu kadar geç yazmamın sebebi bu güzel yazıyı okumam yüzündendi okan ağbi :)

  6. Kadir

    Ne T-shirt mü var 😀

  7. ufuk mehmet tunalıoğlu

    Süper olmuş. çok teşekkürler. bu röportajı kendi başına, ders almadan delay pedal ve gitar çalmayı öğrenmeye çalışan oğluma da okutacağım. Ders almakta fayda var tecrübelerden,
    Sevgiler

  8. Batuhan Demiral

    Okan abi bu ikinci yorumum ilkinin neden moderation için bekletildiğini anlamadım ama yinede yaziim ben akın eldes i bilmez iken tanıttığın için ve playlist ime bi gitarist daha kattığın için teşekkürler al di meola ile arka arkaya duruyolar mp3 de bide sen bugün radyoda çalarsan şahane olur