Açeydim kollarımı, gitme diyeydim be Alex !

Twitter’da okudum “Kontratımı sonlandırdım. Hayatımın en üzücü imzası oldu, Fenerbahçe bir oyuncu kaybetti ama bir taraftar kazandı.” demiş Alex. Baktım kulübün internet sitesinden de adını silmişler hemen (bu ne sürat !) ama Fenerbahçe taraftarının kalbinden adı silinmeyecek bir futbolcuydu o.

Efendi, dürüst, açık sözlü bir insandı ama bu meziyetler ülkemizde çok hoş karşılanmaz. Sadece bizde vardır “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” diye bir atasözü. İki hafta önce heykelinin açılışına gidip bugün kulüpten kovulmasına o da bir anlam verememiştir ama biz böyle bir milletiz. Bizde Vefa diye bir yer var ama sormayın anlamını kimse bilmez.

Bu yapılan ilk değil, hemen her kulüpte sembol olmuş bir çok isim de küskün ayrıldı. Ama bu şekilde kadro dışı bırakılıp, A2 takıma gönderilecek biri değildi Alex. Zaten bunu da gururuna yediremedi, bence de doğrusunu yaparak kontratını fesh etti. Yönetim ve Aykut Kocaman onu çok seven taraftarına bir vedayı bile çok gördüler. Keşke son bir maç ile omuzlarda uğurlasaydık onu. Ama olmadı, çünkü stada giden taraftarlar iyi bilir, yıkılırdı o stat sevgiden, çığlıklardan. Korktular…

Daha önce de yazmıştım Alex bu takımda istenmiyorsa sene sonunda bir jübile, bir vedayla uğurlanmalıydı, Aykut Kocaman ile Alex arasında çekişmenin galibini Başkan belirleyecek diye (http://www.birinciblog.com/bir-alex-degil/ ). Gerçekten de öyle oldu ve Başkan tavrını Kocaman’dan yana koydu. Taraftar ise, kaybedilen çoğu puanın sorumlusunun Alex’den daha çok taktik yanlışlar, hatalı oyuncu değişiklikleri, kondisyon ve motivasyon eksikliği olduğunu düşünüyor. Bunları Alex’i savunmak için yazmıyorum ama önce Aykut Kocaman’ın dönüp kendisine bakması gerekirdi. Alex’i sürekli koşmuyor diye eleştiren Kocaman, aslında onun karakteristik özelliğinin bu olduğunu çok iyi biliyor, geçen sene benzer sorunları Emre ile de yaşayan teknik adam bu sene de Alex’i kafasından sildiğini çok önceden belli etmişti.

Bu takımda hala giden Emre’nin yeri doldurulamadı. Emre zaman zaman hoş olmayan davranışlarda bulunsa da takımın en hırslı adamıydı. Kocaman ahlak ve etik açıdan Emre’yi gönderdiğini söylüyor ama trafikte adam ezip kaçan, penaltı çizgilerini eşeleyen (!) Bilica’yı ısrarla oynatmaya devam etmişti. Zaten teknik kapasitesi, oyun okuması,motivasyon, sakatlıklar  gibi bir çok konuda hakkında kafalarda soru işareti olan Kocaman’ın defterine bir eksi de bu sebepten yazılmış oldu.

Alex tabii ki Fenerbahçe’den büyük değil, aslolan kurumlar, kulüplerdir ama 8 yıl hizmet etmiş, 241 maçta 170 gol ve 137 asist yapıp, 2 kez gol kralı, 4 kez asist kralı, 2 kez de yılın futbolcusu seçilmiş, en uzun süre forma giyen yabancı olan, alınan 3 şampiyonluk ve şampiyonlar liginde çeyrek finale çıkılmasında en büyük katkıyı sağlayan bir futbolcu bu şekilde gönderilmemeliydi.

Açıkçası ben taraftarın bu kadar sevdiği bir futbolcuyu Aziz Yıldırım’ın göndermeye cesaret edeceğini düşünmüyordum. 3 Temmuz sürecinden beri her zaman kendisine destek veren taraftarının isteklerini umursamayan, herkesle kavgalı Başkan’ımız maalesef bu hareketiyle kendi taraftarına da meydan okumuş oldu.

Alex’in gönderilmesiyle her şeyin düzeleceğini düşünmüyorum. Benim tahminim takımın alacağı her kötü sonuçtan sonra Kocaman’ın üzerindeki baskı daha da artacak, Kocaman da sezon sonunu görmeden ayrılacaktır. Bu durumda Alex gittiğiyle kalacak, olan da yine bu sene saç baş yolacak taraftara olacak maalesef.

Akşam 9 yaşındaki oğlum “Alex neden ayrıldı?” diye sorduğunda pek açıklayamadım. Kısaca “Aykut’la kavga etmişler” dedim. O da “Aykut neden gitmemiş ki” diye sordu. Benimle birlikte her maça, stada gelen oğlum, çoktan tarafını seçmişti bile.

İki çocuğu burada doğup, büyüyen Alex’in dün vedalaşırken söylediği şu laf ise çok şeyler anlatıyor :  ”Çocuklarım için daha zor olacak, Türkiye’de büyüdüler.Brezilya’ya gidince eve gidelim diye ağlıyorlar.”

Bu saatten sonra biz Fenerbahçe taraftarlarına düşen görev, kaptanımızı Türkiye’den  ayrılırken en iyi şekilde uğurlamak ve ona sevgimizi göstermek, statta yapamadığımız vedayı Atatürk Havaalanı’nda yapmaktır. Biz oğlumla birlikte orada olacağız, bekleriz…

 

(Not:  Alex haberi ile üzülmüşken akşam da taraftarın ağzında marş olmuş, Samanyolu şarkısının mimarı Berkant’ı kaybettiğimiz haberi ile üzüntümüz bir kat daha arttı. Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.)

 

Alex’in heykelinin açılışı sırasında göz yaşları :

YouTube Preview Image
Comments
  1. max cavalera

    her türlü şey söylenebilir,acı,üzüntü,ıstırap vs vs.ama gerçek bir tane : oda aziz yıldırımın bu kulübün sahibi olduğu.bunu unutmamak gerek zira istedigini oynatır,istedigini oynatmaz :)
    aslında konu hakkında milyon laf var söylenecek ama kifayetsiz kalacaktır.
    nice büyük oyuncuyu çıkaran şanlı kulubümüz tabiiki alex gitti diye nokta koymayacak ve farklı yıldızları çıkarmaya devam edecektir.müsterih olmak lazım 😉

  2. Esy

    Unutmamak gerekir ki kulüplerin geçek sahipleri her zaman taraftarlardır.

  3. Mustafa Gündoğdu

    abi galatasaraylıyım, fanatik derecede hem de.. ama alex’in gidişine o kadar üzüldüm ki, kelimelerim kifayetsiz inan.. çok şeyler kattı türk futboluna, çok büyük bir oyuncuydu. ondan ziyade adam gibi adamdı. normalde bu kadar iyi bir topçunun gitmesine galatasaray camiası olarak zil takıp oynamamız gerekirdi. ama sosyal ortamda bile bir tane sevinmiş galatasaraylı görmedim. bu her topçuya nasip olmaz.. allah bundan sonrası için yolunu açık eder umarım.. büyük kaptandı, hep de öyle kalacak; biz galatasaraylılar için bile..

  4. İbrahim Sali

    Bu ulkede vefa denen kavram cidden yok, Yaziklar olsun sirf ego meselesinden dolayi bir krali rezil rusva ettiler, Aykut Kocaman artik defolsun gitsin, Aziz Yildirim eger bu sene giderse yaninda aykutunuda gotursun, Zamaninda Gs’da aynisini yapti Ergun Penbe’ye, Hasan Sas’a vefasizlik yaptilar cogunu jubilesiz yolladilar, Alex fenerbahceye degil Tum Turkiyeye màl olmus bi futbolcuydu, Bir Galatasaray taraftari olarak cidden cok uzuldum, Fenerbahce taraftarinida kutluyorum Alex’e verdikleri destekten dolayi, İnsallah ilerki yillarda Aleximizi Turkiyede teknik direktor olarak goruruz, Turkiye seni unutmayacak.