2013 Londra takvimi

Big Ben’i, London Eye’ı, Tower Bridge’i, siyah taksileri, kırmızı otobüsleri, posta kutuları, telefon kulübeleriyle Londra şahanedir. Ama en şahanesi dünyanın kültür başkentidir.

Konser salonları, tiyatroları, sinemaları, müzeleri, galerileri, kitapçıları, plakçıları, çarşısı pazarı, türlü türlü festivaliyle Londra, dünya kültürlerinin buluşma noktasıdır. Müzikten tiyatroya, yeme içmeden sergilere her zaman dopdoludur şehrin ajandası.

Bu yıl seyahat planları arasında Londra olan var mı? Varsa, buyrun 2013’ün öne çıkanları şöyle:

OCAK

2 Ocak itibarıyla Londra’da ulaşım ücretlerine yaklaşık yüzde 5 zam geldi. Metroya otobüse binerken dikkat! 10 Ocak’ta bir ahtapot gibi şehri saran Londra metrosunun 150. yılını kutluyoruz. Covent Garden’daki London Transport Museum’u gezmenin tam zamanı.

Ocak ayının en büyük etkinliği Royal Academy of Arts’daki Manet sergisi. Manet: Portraying Life, 26 Ocak’ta başlıyor. 14 Nisan’a kadar da devam edecek.

Ocak 2013 Jane Austin’in Aşk ve Gurur’unun 200. yılı.  Charing Cross’taki ikinci el kitapçılarda ya da mesela Southbank’te Waterloo köprüsünün altında cuma ve cumartesileri kurulan kitap tezgahlarında, yıllanmış bir kopyasını bulsanız ne şahane olur.

ŞUBAT

YouTube Preview Image

Şubat Brit ayı! İngiltere’nin meşhur Brit Müzik Ödülleri sahiplerini buluyor. Bu yıl sahnede Emeli Sandé’nin olması bekleniyor. Sandé 2012’nin en iyilerindendi. Metroda göz ucuyla “ne dinliyor acaba” diye baktığım her iphone’da çalan “Our Version of Events” albümü tam 1.4 milyon kopya satmış.

London Bridge’e geçtiğimiz yıl Londra’nın ve de hatta Avrupa’nın en uzun binasını diktiler. Adı Shard. Seyir terasını 1 Şubat’ta halka açıyorlar. Yetişkinler için bulutların üzerinden Londra seyri 24.95 para.

Tiyatronun mabedi Londra’da bu yıl yine şahane oyunlar sahnelecek. En çoksa sahnede Helen Mirren’ı izleyeceğimiz Queen’in ses getirmesi bekleniyor. Gielgud Theatre’daki oyun 15 Şubat’ta. Biletler çoktan karaborsaya düştü bile.

Şubat’ta es geçilmeyecek bir başka olay da Tate Modern’deki Kraftwerk performansları. Koşun biletler tükenmek üzere!

MART

Mart’ın güzeli Bowie! Dünya müzik tarihinin bence en şahane, en nev-i şahsına münhasır isimlerinden biri olan David Bowie’nin, el yazması şarkı sözlerinden enstrümanlarına, fotoğraflarından filmlerine, boyuna çizgili tulumlarından dolgu topuklu kırmızı pabuçlarına kadar orjnal kostümlerine; dört dörtlük bir arşiv Londra’da! 23 Mart’ta Victoria & Albert Museum’da kapılarını açacak Bowie sergisi 28 Temmuz’a kadar devam edecek. Ben Londra’da yaşamasam, mesela fizanda olsam şu anda, yine bir yolunu bulup gider izlerdim. O kadar heyecan verici.

Cazseverler için Mart ayında Brad Mehldau’nın Mark Guilliana ile vereceği konser heyecan verici bir başka olay. 11 Mart’ta Village Underground’da.

21 Mart’ta bir de önemli bir müzikal başlıyor. South Park’ın yaratıcıları Matt Stone ve Trey Parker’ın The Book Of Mormon”u kaçırılmayacaklar listesinde.

NİSAN

YouTube Preview Image

Nisan’da Londra Maratonu var. Yılın en popüler spor olaylarından biri. 21 Nisan’da gerçekleşmesi planlanan maraton bu yıl 33. kez koşulacak. İlk kez 1981 yılında yapılan maraton, dünyanın en uzunu ünvanına sahip. Maraton zamanı şehrin sokakları cıvıl cıvıl oluyor. Koşması da izlemesi de çok keyifli. Paralimpik maratonunun galibi David Weir’in bu yılki maratonda bir rekor denemesi yapacağı, ilk dedikodular arasında.

Nisan ayında yine bol müzik de var. Britpop’un sevdiğimiz isimlerinden James, 19 Nisan’da O2 Academy Brixton’da. 2012 caz festivalinde ruhlarımızı göğe çıkarıp orada bırakan Melody Gardot 2 Nisan’da yeniden Londra’da. Konser Barbican’da. Son zamanlarda pek sevilen, pek konuşulan Two Door Cinema Club, çok ama çok sevdiğimiz kuzeydeki Alexandra Palace’da, 27 Nisan’da.

MAYIS

YouTube Preview Image

Londra’da Mayıs en renkli aylardan biri. Gri bulutları bol bol müzik, bol bol sanat ve edebiyatla dağıtıyoruz. Covent Garden’da Kukla Festivali, Londra’nın indie mahallesi Camden’ın Crawl’ı ayın öne çıkanları arasında. Konserlerdense 25-26’sında Muse, 27’sinde Mark Knopfler, 28’inde Depeche Mode canımızı acıtacaklardan…

Muse Emirates Stadium’da, Depeche Mode O2’da, Dire Straits’in boğuk sesli gitaristi Knopflerse görkemli Royal Albert Hall’da.

Mayıs’ta ayrıca dünyaca ünlü edebiyat festivali The Hay Festival başlıyor. Bu yılki konuklar arasında bizden bir isim de var. Elif Şafak 2013’ün ana konuşmacılarından…

Futbolseverlerin ajandasında mutlaka kayıtlıdır; UEFA Avrupa ligi de bu sıralarda. 25 Mayıs’taki finalde Chelsea ya da Liverpool olursa, pek şenlikli olur Londra.

HAZİRAN

YouTube Preview Image

Southbank Center 1993’den bu yana, ünlü müzisyenlerin yönettiği şahane bir festivale evsahipliği yapıyor. Her yıl bir sanatçı beğendiği, sevdiği müzisyenleri davet ediyor ve birlikte çalıyorlar. Meltdown adlı festivalin bu yılki organizatörü Yoko Ono!

14-23 Haziran’da gerçekleşecek olan festivalde Yoko’nun konukları arasında Lady Gaga, David Byrne, Patti Smith, Eric Clapton, Paul Simon, Thurston Moore, Kim Gordon, Ornette Coleman, Mark Ronson, Cat Power gibi isimler olacak.

Haziran ayrıca Royal Ascot ve Wimbledon zamanı. Ascot için süslü şapkalarınızı, Wimbledon için de polo yaka tişörtlerinizi kapıp gelin. Her iki olayda da Londra sosyetesini yakından tanıma fırsatı var, bonus olarak da bol bol Pimm’s ve şampanya!

TEMMUZ

Kutlu doğum ayı! Canımız dükümüz ve düşesimiz William ile Kate’in müstakbel bebekleri, “Royal Bebek” Temmuz’da bekleniyor. Hiç abartmıyorum bu yılın en ama en çok konuşalan olayı bu olacak!

Malumunuz 2012 olimpiyatlarının evsahibi Londra’ydı. Nefis bir olaydı. Bu kadar organize bu kadar dev bir organizasyona şahit olmak hayatımdaki en acaip işlerden biri oldu. Olimpiyat Parkı’nı Queen Elizabeth Park adı altında halka açıyorlar Temmuz’da. 25’inde, açılış seramonisinden tam 1 yıl sonra!

AĞUSTOS

YouTube Preview Image

Her yıl Ağustos ayında, Londra Notthing Hill’de şahane bir karnaval oluyor. 25-26 Ağustos tarihlerinde gerçekleşen Notthing Hill Karnavalı, bir dans ve müzik festivali ve Brezilya’nın meşhur Rio Karnavalı’nı aratmayan karelere sahne oluyor. Her ne kadar, başrollerini Hugh Grant ve Julia Roberts’ın paylaştığı 1999 yapımı aynı adlı rom-com’la meşhur olsa da Notting Hill aslında Londra’da, İngiliz sömürgesi adalardan milletlerin yoğun olarak yaşadığı bir bölgeymiş zamanında. Şu sıralar her cumartesi kurulan bit pazarı, Portabello yolu ve Bohem sakinleriyle bir hayli turistik olan Notthing Hill, karnaval zamanı görülmeye değer. Pek renkli pek reggae oluyor ortalık. Rastalı adamlar, tangalı hatunlar, çıplak ayaklı çocuklar…Ama dikkatli olmakta fayda var. Kalabalıkta yankesicilerle sarhoşların gazabına uğramak an meselesi.

Ağustos’ta Londra’da ayrıca bisiklet festivali var. RideLondon, 3-4 Ağustos’ta.

EYLÜL

Londra en çok sonbaharda güzel. Ben hayatımda böyle güzel sonbaharı başka şehirde görmedim. Eylül’de sonbahar başlıyor. Ayrıca yine güzel bir festival var. Kızıl dağınık saçlı Boris Johnson’ın Londra Büyükşehir Belediyesi, her yıl Eylül ayında Thames Festivali yapıyor. 14-15 Eylül’deki festival boyunca Thames kıyısı panayır yerine dönüyor.  Festival haftasonunda bir dolu ücretsiz etkinlik oluyor. Müzik, dans, tiyatro, çocuklar için türlü türlü aktiviteler, yeme içme…işte ne aklınıza gelirse.

Mayor’s Thames Festival, Londra’nın en büyük açıkhava festivali. Festival, pazar akşamı gece yarısı, nehrin üzerindeki havai fişek gösterileriyle sona eriyor.

EKİM

Ekim Frieze zamanı. Londra’nın en büyük sanat fuarı Frieze 17-20 Ekim tarihleri arasında. Frieze bugün dünyanın önde gelen çağdaş sanat fuarları arasında sayılıyor. Dünyanın her yerinden galeriler, sanatçılar geleceğin sanatını yaratmak üzere Londra’da biraraya geliyor. Geçtiğimiz yılki fuarın ses getiren isimlerinden biri de Aslı Çavuşoğlu’ydu. İnsan yurtdışında yaşayınca kendi milletinden bir şeyleri, birilerini global sahnede görünce tüyleri diken diken oluyor. İster milliyetçilik deyin, ister vatan hasreti, ister gurur, ister mutluluk…

Ekim’de meraklısına bir de gurme festivali var. Aslında Londra’da yeme içme dediğin, yılın her ayı, her zaman festival. Türlü türlü mutfakları ister Michelen yıldızlı restoranlarda ister bistrolarda deneyimlemek mümkün. Londra’da aç kaldım diyeni döverler. Her damak zevkine göre birşeyler her zaman vardır. Ekim’deki Londra Restoran Festivali, bu deneyimi özel seçenek ve fiyatlarla yaşamak için süper zaman.

KASIM

Caz, caz, caz… Kasım’da caz, üstelik Londra’da hakikaten başka. Londra Caz Festivali her yıl Kasım ayında dünyanın cazını Londra’ya getiriyor. Geçen yılki festivali BirinciBlog sakinleri için ayrıntılı yazmıştım. Herbie Hancock’dan Jack DeJanotte’e, Rodriguez’den Esperanza Spalding’e uzanan dopdolu içeriğini bizi takip edenler hatırlayacaktır. 2013 yılında da yine bomba gibi bir program bekleniyor. Büyük sahnelerden irili ufaklı caz kulüplerine, kafelerden sokaklara cazla dolu bir şehirde kendinizi şımartmak için Londra’ya gelin. Biletinizi de 15 Kasım gidiş, 24 Kasım dönüş alın!

Kasım ayrıca fenomen Doctor Who’nun 50. yaşgünü. Gelince ona da bir merhaba dersiniz.

ARALIK

Şu meşhur sözü bilirsiniz, “Londra’dan bıkmak demek, hayattan bıkmak demektir.” Klişe ama çok doğru! Aralık ajandasında Noel var. Londra şehri sokaklarında ışıklar, renkler, neşeli kalabalıklar var. Hyde Park’ta Winter Wonderland var. Somersethouse’da ice skating var. Buz gibi havada sıcacık publarda bol bol alkol var. Oxford Street’de alışveriş var. Yeni yıla Thames kıyısında havai fişekleri izleyerek girmek var. Daha ne olsun!

 

YouTube Preview Image

 

 

Comments
  1. Metin Tiryaki

    Çok güzel anlatmışsın Hande’ciğim hangi ay gelsek karar veremedim :)

  2. hande

    tesekkurler Metincigim, her zaman bekleriz :)