Selam… Görüşmeyeli nasılsınız sevgili birinciblog okurları? Uzun zamandır yazasım var ama işler, güçler, olaylar, ülke, rezil gündem vb. derken olmadı işte olamadı ne yapalım! Neyse ufak ufak söylenecek birikmiş konular üzerinden bir şeyler karalamaya karar vermiştim. O sırada zamanında gittiğimiz Belgrad’dan mesaj geldi. Ehh ilk kısa yazıya da vesile...
GUILLERMO DEL TORO’NUN YENİ DİZİSİ “THE STRAIN” AMERİKA YAYININDAN 1 GÜN SONRA FX’TE BAŞLIYOR!  FX yayınladığı The Walking Dead ile yürüyen ölüler hakkındaki tüm ezberleri bozmuştu. Şimdi de The Strain ile vampirler üzerine bildiklerimizi sil baştan yazmaya niyetli gibi duruyor. Başrollerinde Midnight in Paris ve Salt gibi yapımlardan tanıdığımız...
Henüz teknoloji böylesine çılgın atmaya, herkes kendi cebinde fotoğraf makineli/video kameralı telefonlar taşımaya başlamamışken Polaroid fotoğraf makinesi ne kadar büyülü bişeydi, hepiniz hatırlarsınız. 32 pozluk filmi bitirip fotoğrafçıya tab ettirmeyi beklemenin bünyelerde yarattığı sabırsızlığı ortadan kaldıran, en güzel anları yine o anda ölümsüzleştirmeye yarayan bu küçük karelerin hepimizin geçmişinden...
Futbolu seviyorsanız, dünya kupasının olduğu yazlar hiç sıkılmazsınız. Hani akşam işten sonra ‘ne yapacağım’ diye fazla düşünmezsiniz, çünkü ne yapacağınız bellidir. Sadece maç keyfinize nelerin ya da kimlerin eşlik edeceğine karar vermeniz gerekir. Bu da pek zor değildir. Ben gibi nadiren Dünya Kupası’na katılabilen bir ülkenin çocuğuysanız, başta biraz...
Korkmayın korkmayın kimseye bir şey olmadı. Dr.Gökhan Mamur’un yeni bebek bakım kitabının adı bu. Aslına bakarsanız yeni doğan bakım kitabı demek daha doğru. Yeni anne ve baba olmak, çocuk sahibi olmak harika bir duygu… Düşünsenize eli-ayağı minicik, süt kokan, oyuncak gibi bir canlı sizin kendi çocuğunuz…. Ancak şöyle ufak...
1862 İngiltere, 1906 Fransa, 1907 ABD, 1960 Çin, 2014 Soma ve kader… Günlerdir bir şeyler yazmak istiyorum ama boğazımda düğümlenen bir şeyler var. Bu mesleğin kaderinde ölüm varmış! Olağan şeyler, olağan şüpheliler. Vicdanın bu yaşananlara bir anlam vermekte çok zorlanıyor. Nerden tutsan kömür olmuş bir ceset gibi elinde ufalanıyor....
Dün akşamdan beri deliriyorum olanlara, ihmale, rezalete… Dayanamadım daha fazla döküldüm. Buyrun okuyun. Ben seneler önce indim bir kömür madenine… Yıllar önce bilgisayar sektöründe çalışırken işçi takip sistemi kurmak için tanınmış bir bilgisayar firması, çalıştığım şirket adına ben ve diğer ortaklarla adını vermeyeceğim kömür işletmelerine gittim. Tanışma, hoş, beş...
Bu sabah da bir çok sabah olduğu gibi acı haberle uyandık. Sahi biz en son ne zaman güzel bir habere uyandık? O kadar alışmışız ki artık beynimiz uyuştu, duygularımız köreldi, acı bile bizi acıtmıyor neredeyse artık. Bu ülkede ölüm o kadar hayatımıza işlemiş ki şaşırma yeteneğimizi bile kaybetmişiz. Her...
Oğlum acayip zenginiz lan aslında hepimiz. Gözlerinizi kapatıp bir toplum düşünün. Maşallah her bireyi bir VIP (yani Türkçe meali çok özel şahsiyet) memleketin her yerinden zenginlik ve prestijli yaşam fışkırıyor. Ama dikkat edin hep aynı kelimeleri duyuyoruz, premium, gold, elit, vip, ayrıcalıklı ve benzerleri. Şimdi gözlerinizi açın ve etrafınıza...
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte kişioğlunun hormonlarında hareketlenmeler olmuyor değil. Sürekli bir üreme dürtüsü güdümlü hareketler, ortaokul öğrencisi misali salyalar akıtarak aşık olmalar, karşımızdakini tavlayacaz diye maymunlaşmalar, şarkılar, şiirler, rakı masasında efkarlanmalar, üşenmeden kenan doğulu konserine gidip bağıra bağıra “festival gibisin katılmak istiyorum” söylemeler filan derken, yeminle herkesin ibresi aşırılıklara...
Yaratıcılık birden fazla bileşenin ortaya çıkardığı bir güçtür. Çoğunlukla bilinçsizce, mevcut kavramlara, hatıralara, bilgiye, birikime ve türlü etkileşimlere nüfuz etme kapasitesi olarak tanımlanabilir.  Matematiksel bir formül arıyorsanız şayet sonsuz miktarda olasığın sonsuz kez çarpımına eşit denilebilir. İşte bu yüzdendir ki yeryüzündeki yaratıcı insanlar zeki, meraklı ve çok yönlü olur....
Selam! Korkunun karanlık koridorlarına hoş geldiniz… Bu yazımda The Amityville Horror adını taşıyan iki evden -ve onların filmlerinden- bahsedeceğim. Yani gene bir re-make hadisesi söz konusu… Korku filmlerinin çok sevdiği bir temadır “lanetli ev” teması… Kendilerine eğlence arayan bir grup kızlı-erkekli yeni yetme genç… Yeni evli bir çift… Yeni...
Yaklaşmakta olan yaz aylarının stresiyle birlikte spor salonlarının yine hınca hınç dolduğu bir bahar ayında daha sizlerle birlikteyiz sevgili okur. Herkes bu aralar o kadar azimli ki, para kazanmak için her an olmadık yerinden kampanya üretebilme kapasitesine sahip spor salonları yeni üye kabul edemiyor, zavallı koşu bantları salonlara üye...
Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikâyet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız? İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz. İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri...
İsrail’in Zumba eğitmenlerinin eğitmeni Mario Gutierrez (Zumba® Education Specialist), 12 Nisan Cumartesi günü 18.00′de Şişli Terakki Lisesi’nde Zumba severlerle buluşuyor. Türkiye’nin önde gelen Zumba eğitmenlerinden Hande Ermiş ve Orit Habip’in de sahne alacağı etkinlikte, bu müthiş üçlüyle spor yapmanın coşkusunu yaşayacaksınız. İster uzun zamandır Zumba yapıyor olun, ister ilk...